Fenerbahçe için 2010-2011 sezonu sancılı başladı. Camiada, son hafta kaçan şampiyonluğun getirdiği moral bozukluğu hakimdi. Taraftarın neredeyse tamamı teknik direktör Cristoph Daum'u takımın başında görmek istemiyor, yönetimin de aynı görüşte olduğu biliniyordu. Ancak Alman teknik adam yeni sezon hazırlıkları çerçevesinde 18 Haziran'da Samandıra Can Bartu Tesisleri'ndeki mesaisine başladı. Futbolcular henüz tatillerini sürdürürken, Cristoph Daum medyaya ve yönetime "Görevimin başındayım" mesajı veriyordu. Yönetimin ilk hamlesi, Alman teknik adamın Koch dışındaki tüm yardımcılarını görevden almak oldu. Bu, Cristoph Daum'a verilen ciddi bir mesajdı. Beklenen gelişmeyse 1 hafta sonra yaşandı. Fenerbahçe kulübü Cristoph Daum'un sözleşmesini karşılıklı feshetti.

Daum, “Fenerbahçe hep kalbimde olacak. Burası benim evim” açıklamalarıyla sarı lacivertli ekibe veda etti.

Başkan Aziz Yıldırım, teknik direktörlük görevine bir önceki sezon sportif direktörlük yapan Aykut Kocaman'ı getirdi. Hedefler her zamanki gibi büyüktü.

Sarı lacivertli takımda şampiyonluğu son haftada kaçıran kadrodan 7 oyuncuyla yollar ayrıldı. Bu isimler Ali Bilgin, Gökçek Vederson, Deniz Barış, Volkan Babacan, Önder Turacı, Gürhan Gürsoy ve Deivid de Souza'ydı.

Küçük çaplı bir değişimin yaşandığı takıma, Hollanda şampiyonu Twente'den Miroslav Stoch, Fransa'nın Nancy kulübünden Isiar Dia transfer edildi. Caner Erkin, İlhan Eker ve kaleci Serkan Kırıntılı da kadroya dahil edildi.

Ancak sezon Fenerbahçe için kötü başladı. Sarı lacivertli takım Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turunda İsviçre'nin Young Boys takımına sürpriz şekilde elendi. Gruplara kalmayı başaramadı.

Yoluna UEFA Avrupa Ligi play-off turunda devam eden Fenerbahçe, Yunan ekibi Paok ile eşleşti. Forvet hattına takviye ihtiyacı gören Kocaman ve yönetim, taraftara Fransa Ligi gol kralı Mamadou Niang'ı hediye etti. Senegalli golcü Paok maçlarına yetiştirildi ancak sonuç yine hüsran oldu. Sarı lacivertliler deplasmanda tek golle yenildiği rakibiyle, İstanbul'daki rövanşta uzatmada yediği golle berabere kaldı ve Avrupa defterini erken kapattı.

Camiada Avrupa kupalarından elenmenin üzüntüsü yaşanırken, son transfer hamlesi savunmaya yapıldı. Everton'dan kiralanan Nijeryalı stoper Joseph Yobo ile kadro tamamlandı.

Fenerbahçe, Spor Toto Süper lig'e de istediği girişi yapamadı. Sarı lacivertliler ilk 5 haftada sadece 2 galibiyet alabildi.

Medyada teknik direktör Aykut Kocaman'ın Brezilyalı yıldız Alex ile sorunlar yaşadığı konuşuluyordu ve bu durum taraftarda huzursuzluk yaratmıştı. Hakim düşünce Fenerbahçe'nin Alex'e ihtiyacı olduğu yönündeydi. Kocaman'ın isteksiz bulduğu ve performansından memnun olmadığı Andre Santos da formaya hasret kalmıştı.

Fenerbahçe tüm bu tartışmaların arasında istikrarsız grafiğini sürdürdü. Sarı lacivertliler üç ezeli rakibinin yanı sıra, Bursaspor, Kayserispor ve Gaziantepspor gibi ligin güçlü ekiplerinden hiçbirini yenemedi. Ziraat Türkiye Kupası'na ise henüz grup aşamasında havlu attı.

İLK YARI 9 PUAN GERİDE TAMAMLADI
Sarı lacivertliler ligin ilk yarısı tamamlandığında lider Trabzonspor'un 9 puan gerisinde üçüncü sırada yer alıyordu. Takımı ayakta tutan isimse 12 gole ulaşan Alex de Souza'ydı. Her şey bir kenara Ziraat Türkiye Kupası'nda Yeni Malatyaspor karşısında alınan yenilgi kulüpte taşları yerinden oynattı.

ÖNCE AZİZ YILDIRIM ARDINDAN KOCAMAN DEVREYE GİRDİ
Başkan Aziz Yıldırım takımın içinde bulunduğu durumdan rahatsızdı. Öyle ki, NTV Spor’da konuk olduğu Yüzde Yüz Futbol programında milyonlarca izleyicinin gözleri önünde futbolculara canlı yayında ültimatom verdi.

Fenerbahçe için devre arası kampı dönüm noktası oldu. Aykut Kocaman hakkında sert bir röportaj veren Andre Santos hocasından özür diledi, affedildi. Kaptanlar Alex ve Emre Belözoğlu, arkadaşlarıyla konuşmalar yaparak, ligin ikinci yarısında bambaşka bir takım izletme konusunda söz aldı. Kocaman bazı takviyeler yapabileceklerini söylese de yola aynı kadro ile devam edildi.

İKİNCİ YARIDA ENGELLENEMEZ YÜKSELİŞ
Fenerbahçe ikinci yarıya fırtına gibi girdi. Sarı lacivertliler ilk olarak Antalyaspor'u, ardından ikinci yarının ilk haftasında puan kaybeden Trabzonspor'u yendi. Puan farkı bir anda 4'e düştü. Bir sonraki hafta ise 2'ye. Camia yeniden şampiyonluk havasına girmiş, futbolcular işlerine daha da çok sarılmıştı. Tam bu sırada kaptan Alex'in sözleşmesinin 2 yıl daha uzatıldı.

Müthiş bir hava yakalayan sarı lacivertliler 23. haftada liderliğe yükseldi. Ezeli rakibi Beşiktaş'ı İnönü Stadı'nda, Galatasaray'ı ise yeni stadı Türk Telekom Arena'da yenen Fenerbahçe, üst üste 9 galibiyet aldı. Takımı sırtlayan isimse yine kaptan Alex'ti. Brezilyalı yıldız bu dönemde 4'ü derbilerde 7 gol atarak serinin baş mimarı oldu.

İkinci yarının ilk puan kaybı, Şükrü Saracoğlu stadı'nda Bursaspor karşısında yaşandı. Andre Santos'un 90+4'teki golüyle alınan Gaziantepspor galibiyetiyse unutulmazlar arasına girdi.

Ligin sonu yaklaşıyordu ve Trabzonspor 2 puan öndeydi. Ancak bordo mavililer avantajını Eskişehir deplasmanında kaybetti. Aynı hafta Fenerbahçe Bucaspor'a konuk oldu. Herkes farklı bir galibiyet bekliyordu. Ancak sarı lacivertliler, kümede kalma mücadelesi veren rakibi karşısında son 30 dakikaya 3-1 geride girdi. Takımı kabustan uyandıran ise yine kaptan Alex'ti. Brezilyalı yıldız biri penaltıdan attığı 2 golle beraberliği sağladı. Morallenen sarı lacivertli takım maçı 5-3 kazanıp yeniden zirveye yükseldi. Galibiyetin yanı sıra akıllarda, sezon boyunca aldığı süre 90 dakikayı bulmayan Guiza'nın girer girmez attığı galibiyet golü ve gözyaşları kaldı.

Son 4 haftada ne Fenerbahçe, ne de Trabzonspor puan kaybetti. İki takım da ligi 82 puanla tamamladı. Birinci ile ikinci arasındaki çizgiyi ikili averaj belirledi. Fenerbahçe ilk yarıda Trabzon'da oynanan maçı 3-2 kaybetmişti. Genç kaleci Mert'in bir penaltı kurtardığı maçı. Sarı lacivertliler Şükrü Saracoğlu Stadı'ndaki karşılaşmayı ise 2-0 kazanmıştı. İşte aradaki gol farkları Fenerbahçe’yi mutlu sona ulaştırdı... Sarı lacivertliler, taraftarın "Kocaman umutlarımızın sahibisin" dediği Aykut Kocaman yönetiminde tarihindeki 18. şampiyonluğunu yakaladı.

Fenerbahçe'ye dair 2010-2011 sezonundan akılda kalanlarsa, hüsranla biten Young Boys ve Paok maçları, kupadaki Yeni Malatyaspor hezimeti, İkinci yarıda deplasmanda alınan derbi galibiyetleri, şampiyonluğun habercisi Gaziantepspor ve Bucaspor maçları, 17 maçta alınan 16 galibiyet - 1 beraberlik, ve şüphesiz Alex de Souza'nın 28 golüydü...