Ertuğrul Erdoğan, Basketbol Federasyonu'nun internet sitesinde yer alan röportajında, şampiyonluğun sırrı konusunda, "Sanıyorum birlikteliğin eseri" dedi.

Sezon içinde yaşanan sıkıntıları hatırlatan başarılı çalıştırıcı, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Geminin kaptanının sağlık sorunlarıyla karaya çıktığı bir durumda, denizin ortasında, ekibin bir araya gelmesi, birlikteliği sağlaması ve gemiyi sağlıklı bir şekilde limana yanaştırması, insanların birlikte hareket etmeden yapabileceği bir şey değil. Her yöne, farklı yönlere giden, farklı fikirlerin havada uçuşturduğu gemide büyük ihtimalle isyan çıkardı. Bu başta oyuncuların, yönetimin, teknik, idari kadronun, kondisyon ekibinin, sağlık ekibinin, malzeme ekibinin bir arada beraber hareket edebilmesi, bir hedefe kilitlenmesi ve en önemlisi de zaman zaman sıkıntıya düştüğümüz anlarda bile hiç aklımıza 'Bu maçı kaybedeceğiz, şampiyonluğu kaybedeceğiz' diye gelmedi."

Antrenör Bogdan Tanjeviç'in hastalığının ardından takımın başına geçmesi sonrası, korkular yaşadığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Önce ilk gün biraz korktum. Çünkü kolay bir durum değil. Bogdan Tanjevic gibi 39 yılını bu işe vermiş çok kariyerli bir antrenörün koltuğuna kısa süreli de olsa oturuyorsunuz, ama hedefte bir değişiklik yok. Çünkü ikinciliğin başarılı sayılmadığı bir kulüpte çalışıyorsunuz. Taraftarda şampiyonlukla ilgili müthiş bir istek var. Dolayısıyla bütün bunları alt alta koyduğunuzda hakikaten büyük bir baskı oluyordu. Özellikle 1-2 gün bunun korkusunu yaşadım. Oyuncular çok kariyerli, hepsinin egosu yüksek. Üstesinden nasıl geleceksiniz, nasıl yöneteceksiniz? Ama 3. günden itibaren hepsi geride kaldı, özellikle oyuncuların antrenmanda bana verdiği reaksiyon beni çok rahatlattı. Bir takımda önemli bir yokluk olduğu zaman takımın geride kalan unsurları titreyip daha bir kenetleniyor. Sanıyorum o noktada ben dezavantajı, avantaja çevirdim kendi adıma."

Efes Pilsen ile son iki yıldaki final rekabetine değinen sarı-lacivertli takımın antrenörü, "Biz geçen seneye göre bu sene daha dirençli, daha sert ve daha birlikteliği yüksek bir takım olgusu içinde oynadık. Geçen seneki en büyük fark psikolojik farklılıktı" dedi.

Başantrenör Tanjeviç'e de övgüler yağdıran Ertuğrul Erdoğan, "Son 3 yılımı beraber geçirdim. Tanjeviç iyi bir dost, çok mütevazı ve hassas bir insan, ama saha içinde çok sert, işine çok bağlı ve işine çok saygı ile yaklaşan bir insan, basketbolsuz yapamayan bir insan. Burada hastalığında bile gelip antrenmanı seyreden, maçlarda arkamızda bulunan bir insan. Ama benim için bu şampiyonluğun ötesinde hayatımda kazandığım önemli dostlardan biri" diye konuştu.
 
Madalya seremonisinde Tanjeviç'in, kendisini öne geçirmesi konusundaki soruyu ise Erdoğan, "Doğal bir olay. Bu yaşadığımız bana garip gelmiyor. Tanjeviç büyük bir antrenörlük gösterdi ve ağabeylik gösterdi. Beni ön sıraya koymak istedi, ama işin doğrusu, kariyeri, yaşı benim önümde olmayı gerektirirdi. Ben sadece son 3 aydır bu takıma liderlik yaptım, ama işin hakkaniyeti bu değildir. 3 senedir Tanjeviç'in kurduğu sitem uygulanıyor. Yaşım itibariyle de pozisyonum itibariyle de ben başka takıma da başantrenör olsam, Tanjeviç gibi isimler her zaman bizden öndedir. Ekip olmak çok önemli. Sadece içimden geldiği gibi davrandım" diye yanıtladı.
 
"'GÖNLÜMDEKİ KONTRAT YIRTILMAYACAK"
Yeni sezon konusundaki görüşlerini açıklayan Erdoğan, "Buradan gitsem de kalsam da benim gönlümdeki kontrat yırtılmayacak" dedi.

Yeni sezon konusunda yönetimin tasarrufu bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, açıklamalarını şöyle tamamladı:
"Büyük hedefler koyuyorlar önümüzdeki yılla ilgili. Sorumluluktan kaçmış bir insan değilim. Başantrenör olayım diye çok hırsla yatıp kalkan bir insan da değilim. Geçmişte bana bu tip teklifler de geldi. Ben Fenerbahçe Ülker'de bulunduğum pozisyondan memnun olduğumu söyledim. Baş antrenörlük her antrenörün hayalidir, ama doğru takımda, doğru yerde, doğru organizasyonda olmak bence çok önemli. Benim Fenerbahçe Ülker ile sözleşmem yok. Her sene bir sözleşme yaparız, ama bu federasyonun istediği sözleşmedir. Biz sözleşmeyi gönlümüzde yaptık. Derlerse ki 'Teşekkür ederiz', bir çantam var, alır çıkar giderim. Ama buraya olan bağlılığım bitmez. Fenerbahçe'de bayan takımında da yardımcı antrenörlük yaptım. O zaman da şampiyonluk elde ettim. Benim Fenerbahçe'de 4. şampiyonluğum bu. Altyapı sorumluluğu yaptım, erkeklerde ve kızlarda yıldız takımlarını çalıştırdım. 10 yıldır her kategorisinde görev yaptım. Buradan gitsem de kalsam da benim gönlümdeki kontrat yırtılmayacak."