Her maçın zor olduğunu söyleyen Şenol Güneş, "Oyunda üstünlük bizdeydi. Oyunda aktif olmaya çalıştık ve onları oynatmamaya çalıştık. İsteğimiz sonuca yansımadı. 1-0 da bitirebilirdik, 2-1'de kazanıp yenilebilirdik. Oyunun karşılığı galibiyetti. Kazanmayı hakettik ama daha dikkatli olmalıydık. İlk 10 dakikada top kayıplarımız fazla oldu. Topu iyi kullanma sıkıntılarımız vardı. Golden sonra geride gereksiz rakibe şans verdik. Rakibin orada boş bulunması ve şut qozisyonu bulması üst düzey takımlar için bir eksiklik. 1-1'den sonra uzatmalarda bir gol daha bulabilirdik. Avantajı kaybettik. Oyuncularım elinden gelen gayreti gösterdi. 3 puanı haketmiştik. Çok kolay bir şekilde galibiyeti kaçırdık. Maçı kazansaydık avantaj yakalardık. Önümüzde Skenderbeu ve Sporting maçları var. İki maçı da kazanabiliriz; zor da olsa bunu başarabiliriz. Burada üzülüp hayıplanmaya gerek yok. Daha çok çalışıp hedefimize ulaşabiliriz. Hep zoru başaran bir takımız ve zoru başaracağımızı düşünüyorum" diye konuştu.

"OLCAY KÖTÜ QUARESMA İYİYDİ DİYE BİR ŞEY YOK"

Beşiktaş'ta ilk 11'de başlayan bazı oyuncuların karşılaşmalarda iyi oynamadığı sorusunu da yanıtlayan Şenol Güneş, "Ben antrenörlük siz yorumculuk yapıyorsunuz. Onların işleri konuşmak bizimse çalışmak. Olcay kötü değil; gayretliydi. Olcay, hücum pozisyonlarına girmesine rağmen atamadı, daha az giren Ricardo attı. O zaman, "Ricardo iyi Olcay kötü" diye çağdışı anlayış bize özgü. Olcay kötüydü Quaresma iyiydi diye bir şey yok. Hepsi iyi ve kötü oynayabilir. Biz zadece işimizi yapıyoruz. Olcay da Gökhan da iyi şeyler de yaptı, kötü şeyler de yaptı. Bu tip takımlara karşı topu iyi kullanmanız lazımdı. Kapanan takımlara karşı bunu iyi yapmanız lazım. Topu iyi kullandığınızda rakip sürekli rahatsız olur. Ortaları daha iyi yapabilirdik. En az etkili ortada gol attık" ifadelerini kullandı.

"BERABERLİĞİ HAKETMEDİK"

Maç boyunca kenardan bir çok başarılı orta yaptıklarını vurgulayan Güneş, "Gökhan iyi de ortalamadı; ama o pozisyonda gol geldi. Ricardo atınca başarı diyorsunuz. Bu doğru değil. Daha fazla orta, şut, rakibe pozisyon vermemeye çalışacağız. Kazansaydık da eksikse eksik diyeceğiz. Yüzde yüz eleştirme konusunda bakmıyoruz. Beraberliği haketmedik" yorumunu yaptı.

Bundan sonraki iki maç için de konuşan deneyimli teknik adam, "Taraftarla, sahada bir sorun yoktu. Mazeretlere sığınmak istemiyorum. Belki golü erken bulabilirdik; ama yine de 1-0 öne geçtik. Maç düşündüğümüz gibi gelişti. Yediğimiz gol sorun oldu. Ortasahada sayısal üstünlüğümüzü korumaya çalıştık. Ama buna rağmen kalemizde gol gördük. Golü bulduktan sonra rakip biraz daha geri çekildi. Ataklarımız istediğimiz gibi gelişmedi. Oyunculara olumsuz denen bir şey yok. Maç 1-1 bitti ve rakipten kötü değildik. Önümüzdeki 2 maçı da kazanacak gümüzü var. Bu maçı kazanırsak Skenderbeu karşısında galip geldiğimizde de işimiz çok daha kolay olacaktı" dedi.

"Gruptan çıktığınızda çıta neresidir?" sorusunu da Güneş, "Uzun hedefleri çizmek değil, adım adım gitmek istiyorum. Kazansak Skenderbeu maçı da önemli olacaktı. Hep adım adım gideceğiz. "Çeyrek final oynarız, final oynarız" onlar yorum. Futbol adına kendimizi her zaman geliştirmek zorundayız. Kazansan da kaybetsen de her gün bir eksik görüyorsun. Eksikleri düzeltmeye çalışacağız" ifadeleriyle yanıtladı.

Quaresma'nın golünden sonra yedek kulübesinde Günay'a koşmasını da yorumlaması istenen Şenol Güneş, "Birine gitti diğerine gitmedi diye bir yorum doğru değil. Günay'la çok yakın olması, belki bir şey konuşmuştur, bazen futbolcular arasında olabilir. Benim ve onun gündeminde yoktu. Çıktı elinden gelen gayreti gösterdi, tıpkı diğer oyuncular gibi" diye konuştu.

Niasse'ın pozisyonunun penaltı yorumunu da değerlendirmesi iseten Şenol Güneş, "O pozisyonu görmedim, uzaktım. Görmediğim için yorum yapamam. Hakemle ilgili maçın önüne geçmesini istemem. Hakem faul, penaltı verir. Onları çok tartışacak tarafım yok. Nihayetinde maç bitmiştir. Yanlışlarımız varsa onları düzeltiriz; ama hakemi düzeltemeyiz. Uzak kaldığım pozisyonla ilgili yorum yapmak istemiyorum. Golden sonra psikolojik kırılmalar oldu. Takım daha üst düzey tempoda olmalıydı. Dirençli güçlü kalmamız gerekiyordu. Gol atınca onların da moral gücü arttı. Ama biz iyi oynadık. Büyük takım ve büyük oyuncular böyle olmalı" diyerek sözlerini bitirdi.