İSTANBUL - Galatasaray'ı geçen sezon sonunda bıraktığımızda Skibbe-Korkmaz değişikliğinin ardından bir gol pozisyonu kısırlığı başgöstermişti. Tabii bunda İstanbul'da olmasına rağmen kafaca sırra kadem basan Lincoln önemli sorumlulardan biriydi. Frank Rijkaard'ın gelişi bir Total Futbol fırtınası estirdi. Herkes bol pozisyon bol gol bekliyordu. Ne var ki sabırla olacak bir şeydi bu. Genlerinde bu futbol olan Barcelonalılar bile Rijkaard'ın sistemine 5-6 ayda alışabilmişti.

İlişkili Haberler


İlk Tobol maçında yedek ağırlıklı bir takımla sahaya çıkan Galatasaray yerden yere vurulmuştu. Sabır sadece Türkiye'nin günahını almayalım, Ortadoğu'da pek olmayan bir özellik. Maçtan önce bir düşündüm. Galatasaray, Tobol'a kazayla elenirse (işimize gelince futbolun güzelliği diyoruz bu tip durumlarda) Rijkaard'ın Cruyff sayesinde buralara geldiği konuşulacaktı. Tobol maçından önce Cruyff'un cep telefonu kapalı olduğu için Rijkaard mesaj bırakmış ama yanıt alamamıştı. İnanın bu bile söylenebilirdi.

Tobol'un kapasitesi sınırlı. Tek avantajları devam eden bir ligden gelmeleri ve takımın oturmuş olması. Ama aradaki kalite farkı çok ama çok fazla. Bir de formaların arkalarındaki alfabeler farklı. Tobol'un Kiril alfabesiyle yazılmış isimleri İspanyol hakemler için de sıkıntı vericiydi.

0-0'ın Galatasaray'a yaraması maçın düşük tempoda başlamasına neden oldu. 7'de Serdar'ın soldan ortasına uzak direkte Yaser kafayı dışarı vurdu. 12'de uzun pası takip eden Baros'un ceza alanının dışına çıkan kaleci Petukhov karşıladı. Galatasaray'ın pas trafiği istenen düzeyde olmayınca Kazaklar da kendilerine gereken gol için geldi. 13'te yürekleri ağızlara getiren şu sağ çaprazan Nurgaliev'in ayağından çıktı. Ama yan ağlarla buluştu.

İlk yarının son 15 dakikasında Galatasaray özellikle 10 numara Arda'nın performansıyla pozisyon bulmaya başladı. 37'de Arda'nın Tobol savunması karşısında slalomcu edasıyla yaptığı dripling bazı Kazak futbolcuları stat dışına gönderdiyse de pasında Baros, Hasan Şaş'ı aratmayacak bir şekilde topu kalecinin içinden geçirmeye çalıştı. Ama tabii geçmedi. Hemen ardından Arda'nın ceza alanı dışından şutunu kaleci köşeden çıkardı. Petukhov, 39'da da Servet'in kafasını kurtardı.

64'te Galatasaray golü buldu. Sabri'nin soldan kullandığı serbest atışta Mustafa kafayı vurdu: 1-0. 72'de Arda'nın yakın mesafeden şutunda Petukhov, gole izin vermedi. 78'de Zhumaskaliev'in kafası dışarı giderken seyirci rahat nefes aldı. 88'de Kewell, Petukhov'u geçemeyenler kervanına katıldı. 90+2'de Arda'nın kornerinde Servet'in kafası snucu belirledi: 2-0.

Galatasaraylılar'ın sabırlı olması gerektiğinin altını çizerek bitirmek gerek yazıyı. İsrail'in Maccabi Netanya karşısında biraz daha oturmuş bir Galatasaray görmek dileğiyle. Çünkü Kazak temsilcisi iyi niyetli ama durduk yerde topa ıska geçen oyunculardan kuruluydu.

GALATASARAY-TOBOL: 2-0

Hakemler: Antonio Rubinos Perez, Juan Carlos Jimenez, Marcos Alvarez (İspanya)

Galatasaray: Orkun, Sabri, Gökhan, Servet, Hakan, Mustafa, Ayhan, Arda, Yaser (46 Kewell), Baros (90+3 Nonda), Serdar Eyilik (57 Linderoth)

Tobol: Petukhov, Cheliadinsky, Nurgaliev, Zhumaskaliev (87 Aubarikov), Skorykh, Kharabara, Irismetov, Yakovlev, Muhanov, Golban, Bayramov (84 Alekperzade)

GOLLER: Mustafa (64), Servet (90+2)