Beşiktaş’ın Hırvat Teknik Direktörü Slaven Bilic, Gaziantepspor galibiyetinin ardından basın toplantısında ''Sosyalist biri için takımın oyunu ne kadar toplumsal?'' sorusuna ilginç bir cevap verdi.

Bilic, ''Takım olarak oynuyoruz. Zaten buradaki felsefe, güç halkındır. Oyunculara bunu anlatmaya çalışıyorum. Takımda zenginler ve fakirler yok, sınıflar yok. Sınıfları ortadan kaldırarak gücü halka vermeye çalışıyoruz. O bakımdan sosyalist bir takım yaratıyorum diyebilirim” değerlendirmesinde bulundu.

Habertürk gazetesi, uzmanlara, ''Futbolda sosyalizm olur mu?'' sorusunu yöneltti.

İşte alınan cevaplar:

Habertürk Gazetesi Yazarı Murat Ağca:

‘Günümüzde sosyalizm fantazi gibi duruyor’
Spor; felsefesi itibarıyla aslında sosyalist temellere dayanıyor. Olimpizm ruhu, oyun kurallarının herkese eşit uygulanması, dil, din, ırk farkı gözetilmemesi, toplumları barış ve dostlukla kucaklaması spor felsefesinin evrensel değerleri. Bu unsurları da sosyalist ideoloji ile paralel düşünmek mümkün.

Ancak günümüz sporunda, özellikle de global bir endüstri olan futbolda ‘sosyalizm’, fantezi gibi duruyor. Milyarca doların döndüğü, futbolcuların astronomik paralar kazandığı, kulüplerin TV yayın bedeli, bilet ve lisanslı ürün satışı gibi gelir kalemleriyle ayakta durduğu bir dünyada sosyalizm olsa olsa Bilic gibi idealist kafaların güzellemesi olur.

Yine de futbolda sosyalizm söylemi, Beşiktaş özelinde taraftar kitlelerini etkilemek ve ‘takım olmak’ yolunda çimento etkisi yaratabilir. Beşiktaş tarihi ve taraftar profiliyle belki de sosyalizm idealini sahaya yansıtma konusunda en uygun kulüp. Kısır çekişmeler ve şike davalarıyla bunalan Türk futboluna, şu günlerde en azından farklı bir pencere açtığı için Slaven Bilic’i kutlamak gerek.

Spor Yazarı Uğur Meleke:

‘Takım içinde sosyalist bir denge kuruldu’
Bilic orada şöyle bir gönderme yaptı. sosyalizm çok zenginlerin ve çok fakirlerin olmadığı veya çok az olduğu, orta sınıfın güçlü olduğu bir sınıf hayal eder. Beşiktaş’ta bu sezon iki açıdan sosyalist bir tavır var. Birincisi takım içerisinde ücret dengesi kuruldu. Yüksek maaş alan oyuncular ya gönderildi ya da ücretleri düşürüldü.

Necip gibi düşük maaş alan oyuncuların maaşları artırıldı. İkinci neden ise, saha içinde patronların ve işçilerin çalışma prensiplerinin birbirine yaklaşmasıdır. Yani Bilic, Fernandes ve Veli’nin aynı oranda mücadele ettiği bir takım istiyor.

Sosyolog Hülya Tanrıöver:

'Futbolda da olur ama hangi sosyalizm'
Sosyalizm her yerde olur. Futbolda da olur. Ama sosyalizm var sosyalizm var. Şu anki algı, örneğin Fransa’da iktidarda bulunan Sosyalist Parti. Ama bu her şeyi dışlayan tamamen komünist bir yapıda değil. Daha piyasavari yapıya sahip.

Hangi sosyalizmden bahsedeceğimizi bilmek gerekiyor. Türkiye’de de sol politikaları destekleyen bir sürü kapitalist var. Gezi olayları sırasında mesela gelen yardımlar var. Bahsettiğiniz durum da böyle bir şey.

ÖDP Genel Başkanı Alper Taş:

'Herkesin eşit katkısıyla olur'
Futbol endüstriyel bir olay haline gelmiş. Artık piyasada düzenin bir parçası. Bunu net olarak görüyoruz. Genele bakarsak futbol sektörünün hepsinde sosyalist bir takım çıkmaz. Ama Bilic burada başka bir şey kastetti. Kastettiği de şuydu: Saha içinde oyuncuların kolektif bir oyun oynamaları gerektiğini söyledi. Herkesin eşit olarak takıma katkı yapmasını dile getirmiş.

Spor Yazarı Kıvanç Koçak:

‘Futbol kapitalist sistemde oynanıyor’
Bu konuya kapsamlı bakmak lazım. Şu an oynanan futbol kapitalist sistemde oynanıyor. Ama bir takım yönetimden futbolcusuna, işçisine kadar bu ideolojiyi benimserse sosyalist olabilir. Ama Bilic burada oynanan oyundan bahsediyor. Oyun performansının takımın tamamına yayılmasından bahsediyor. Dolayısıyla bu anlamda baktığımızda futbol takım oyunu, kişi oyunu değil. Herkesten bahsetmek gerekiyor.

Radikal Gazetesi Spor Müdürü Uğur Vardan:

‘Teknik direktörün sosyalistine bile razıyız’
‘Yarin yanağından gayri’ her şeyde sosyalizm olur. Futbolda sosyalizmin tarifi için biraz da Rinus Michels imzalı, Cruyff uygulamalı, “total futbol”a bakmak bile yeterli olabilir. Bilic elbette klasik bir tanıma soyunmadı, meseleyi metaforlarla süsledi. Biz şimdilik teknik direktörün sosyalistine bile razıyız, gerisi zamanla gelir.