Galatasaray'ın seçim kulislerinde adaylık için adı geçen eski başkanlarından Faruk Süren, NTV Spor Radyo’da yayınlanan Bülent Yüksel ile Sportif Görüş programında, çok önemli açıklamalar yaptı.

Sarı-kırmızılı camiada çekişme ortamının olduğunu savunan Süren, iki aday Adnan Polat ve Adnan Öztürk'e "birleşme" çağrısında bulundu. Başarılı spor adamı liseli-lisesiz tartışmalarını da "ya sev ya terk et felsefesi" olarak tanımladı.

İşte Süren'in açıklamalarının tam metni:

“KİMSE ÇEKİŞME İSTEMİYOR”
Galatasaray Camiası'nda, genelde bir mutsuzluk var. Sportif alanda arzulanan başarının elde edilemediğinden mi yoksa temsil bakımından mı, bu mutsuzluğun sebebi tespit edilemiyor. Ama bir hoşnutsuzluk olduğu kesin. Galatasaray konsensus istiyor, çekişme istemiyor. Takımın, en yakın rakibi Bursaspor'un dört puan önünde olmasına rağmen, ki Bursaspor'un bir maç eksiği var, fark bire iner, bugün bir çekişme ortamı var Galatasaray'da.

“ADNAN ÖZTÜRK ORGANİZASYON KABİLİYETİNİ GÖSTERDİ”
Mali genel kurulda Galatasaray Adası'nın tartışılması ve neticede oylamaya kalan Galatasaraylılar'ın sözleşmenin uzatılmasına karşı oy kullnması, seçimle ilgili bir tahminde bulunmamıza yardımcı olmaz. Ama Adnan Öztürk'ün organizasyonunun olduğunu, organize bir ekip halinde çalıştıklarının kanıtıdır. Zaten Adnan Öztürk, profesyonel hayatta başarılı bir insan. Dünyanın 1 numaralı çelik üreticisinin, sadece Türkiye değil, bölge en üst sorumlusu. Demek ki kurumsal olarak bir takım organizasyonlarda başarılı olabilir.

“KULÜPTE "LİSELİYİZ" KARTINI OYNAMASINLAR, LİSELİLERİN CEMİYETİ VAR ZATEN”
Galatasaray mücadele istemiyor. Senin adamın, benim adamım, liseli lisesis... Bunlar bize çok zarar veren konular. Böyle şeyler yapmamak lazım, yaraları kaşımamak lazım. Galatasaray'a gönülden bağlı olan herkes, Galatasaraylıdır. Galatasaray Lisesi ya da Galatasaray eğitim kurumlarında eğitim görmüş herkes de Galatasaraylı değildir. Dolayısıyla, böyle bir ayırım yapmak çok yanlış. Mehmet Üstünkaya Galatasaray Lisesi mezunuydu ama Beşiktaş Başkanı'ydı. Bu bir aşk meselesidir. Liseli olmak bir koz değil. Bu birleştirici değil, dağıtıcı bir unsur. Bu kartı oynayanlar, Galatasaray'a büyük zarar veriyor. Liseden mezun olanların, zaten cemiyetleri var. Cemiyette toplanır eğitim problemlerini konuşursunuz... Tabii ki Galatasaray'ı da konuşacaklar ama "bunlar okulludur, okulsuzdur" diye ayırım yapmamak lazım. Bu meseleyi kim hortlatmak istiyorsa çok büyük hata yapıyor. Eminim birçok okullu bu ayırıma karşı. Bu "ya sev ya terk et" felsefesi. Böyle bir şey yok. Biz büyük bir topluluğuz, camizyız. Bu topluluğa yakışır şekilde düşünce üretmemiz, yine camiamıza yakışır şekilde temsil edilmemiz lazım. Herkese hitap edemezsiniz ama bir noktada buluşmamız lazım.

“AMAÇLARI AYNI, POLAT VE ÖZTÜRK BİRLEŞMELİ”
İktidar her zaman avantajlıdır ama iktidar da bu avantaja çok güvenmemelidir. Çünkü İki başkan adayının biraraya gelip, bir takım konuları konuşmaları gerektiğini düşünüyorum. Birleşmelerinden yanayım. Sayın Polat çok çalışıyor, çok fedekar... Fakat gereken yardımı görmüyor. Galatasaray'ın meselelerini çözmek bakımından, Başkan'a yardımcı olacak ekibin oluşması lazım. Futbol A.Ş'nin başında, dünyanın tanıdığı, saydığı bir kişinin olması lazım, bu kişinin dünya çapında biri olması lazım. Düşman değiliz, gayemiz belli. İkisi aynı listede olabilir, tabiiki de birlikte çalışabilirler. Dengeli bütçe, Avrupa'da başarı istiyoruz. Galatasaray'da olmaz şeyler değildir bunlar. Birleşme olursa da bu zamanlarda olşur.

“ROLÜM ANCAK BİRLEŞTİRİCİ ROL OLUR”
Faruk Süren gazetelere yansıyan "bunlar kavga ediyor, aday oluyorum" haberleri ile ilgili de "benim bilgim dışımda, arkadaşlarım toplanmış, fikir alışverişinde bulunmuş. Benim bundan sonraki rolüm, birleştirici rolden başka bir rol olamaz, üçüncü unsur olarak bu işlerin içinde olmam söz konusu değil. İki aday da inatçı 'dediğim dedik' diyen kişilikler. Bunu değiştirebilirsek, ne mutlu bize. Bu konsensusa yardımcı olmak noktasında Galatasaray'ın emrindeyiz" ifadelerini kullandı.