Atos Türkiye CEO’su Cüneyt Uslu, dünyada tanıtımı yapılan Hoox’un Türkiye lansmanını yakın zamanda gerçekleştireceklerini ifade ederken, “Şu anda bir çanta içinde kullanıma sunulan Hoox, herhangi bir şebekeye ihtiyaç duymadan 2 kilometreye kadar iletişim kurabiliyor. Araç tiplerinin iletişim kurma mesafesi ise 10 kilometreye kadar ulaşabiliyor. İlk cep telefonları çıktığında ağırlıkları 2 kilogram kadardı, şu anda ise 120 gram. Hoox da aynı süreci yaşayacak” dedi.

Atos Türkiye CEO’su Cüneyt Uslu
Atos Türkiye CEO’su Cüneyt Uslu

73 ayrı ülkede 100 bin kişilik çalışan kadrosuyla dünyanın önde gelen IT şirketleri arasında yer alan Atos’un Türkiye CEO’su Cüneyt Uslu, doğal afetler sırasında cep telefonlarının kesintisiz iletişimini mümkün kılan bir ürün geliştirdiklerini; geçtiğimiz aylarda dünyada tanıtımı yapılan Hoox isimli ürünün Türkiye lansmanını da yakın zamanda gerçekleştireceklerini açıkladı.

1999 yılındaki Gölcük depremini Adapazarı’nda yaşadığını hatırlatan Cüneyt Uslu, “O dönemde depremden 5 dakika sonra cep telefonu alt yapısı kullanılamaz hale geldi. Türkiye bir deprem bölgesi, bu nedenle Hoox acil durumlarda insanların mobilize olup hiçbir network’e, hiçbir GSM’e ihtiyaç olmadan haberleşmelerini sağlayabilecek. Hoox’un Türkiye lansmanı için görüşmelerimiz sürüyor” dedi.

AĞIRLIKLARI AZALACAK 

Şu anda bir çanta içinde kullanıma sunulan Hoox, herhangi bir şebekeye ihtiyaç duymadan 2 kilometreye kadar iletişim kurabiliyor. Araç tiplerinin iletişim kurma mesafesi ise 10 kilometreye kadar ulaşabiliyor. Ağır gibi görünse de zamanla bu cihazların küçüleceğini söyleyen Cüneyt Uslu,  
“İlk cep telefonları çıktığında ağırlıkları 2 kilogram kadardı, şu anda ise 120 gram. Hoox da aynı süreci yaşayacak” dedi. 

MODELLEME ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ 

Cüneyt Uslu, şu anda kurumlarla en iyi modellemenin ne olacağı konusunda görüştüklerini de eklerken, “Acil durumlar için belediyeler kendileri mi bu cihazı edinmeli yoksa devlet himayesinde bir organizasyon tarafından alınıp ihtiyaç duyulan durumlar ve yerlerde mi kullandırmalı? Bu modelleme üzerinde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.   

SINIR GÜVENLİĞİ İÇİN TEKNOLOJİK ÇÖZÜMLER 

Atos olarak, sınır güvenliği konusunda da özel hizmet ve çözümler sunduklarını ifade eden Cüneyt Uslu, “Örnek olarak, Atos tarafından geliştirilen ürünler İspanya’nın deniz sınırı güvenliğinde etkin olarak kullanılıyor. Harekete güvenli sensörler, kaç kişinin hareket ettiğini saptayan dinleme cihazlarından oluşan bir sistemimiz var. Denizin altındaki metal olmayan detektörler de sisteme dahil. Gemi üzerindeki radarlar, gemi altlarındaki sonarlar ve diğer sistemlerden oluşan geniş spektrumlu bu sistemler, ülkelerin sorun yaşadığı sınır bölgelerinde kullanılabilir.  Tüm bu sistemlerin, ülkemiz sınır güvenliğine ciddi katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Kara ve deniz sınırlarımızı birlikte değerlendirdiğimizde yaklaşık 10 bin kilometrelik bir sınırdan bahsediyoruz. Atos olarak sunduğumuz yenilikçi ve teknolojik güvenlik çözümleri bu sınırlarda da etkin olarak kullanılabilir” dedi. 

Atos’un kara güvenliği sistemlerinin de karşıdan gelen kişinin silahlı ya da silahsız, asker ya da mülteci olup olmadığını anlayan detaylı bir veri setine sahip olduğunu belirten Uslu, sistemin elde edilen bilgilere göre gerekli birimlere sinyal gönderdiğini ve kısa zamanda harekete geçildiğini söyledi.  

SİEMENS İLE ORTAK PROJELERİ ARTIRACAĞIZ 

Geçtiğimiz günlerde Siemens ile yaptıkları yeni anlaşmaya da değinen Cüneyt Uslu; enerji, altyapı hizmetleri, petrol, gaz, otomotiv, çimento ve savunma sanayileri için siber güvenlik çözümleri sağlamaya yönelik stratejik iş birliklerini genişlettiklerini ifade eden Cüneyt Uslu, “Dijitalleşmeyi her geçen gün daha çok konuştuğumuz günümüzde enerji kesintisizliği, bireyler, işletmeler ve ülkeler için son derece önemli. Bu yüzden ilk olarak ABD olmak üzere tüm dünyada enerji ve üretim alanında faaliyet gösteren işletmeleri siber saldırılardan koruyarak, bu saldırılardan kaynaklanacak olası kesintileri engellemek istiyoruz. Bunun için de Atos ve Siemens olarak tüm bilgi birikimimizi kullanacağız” şeklinde konuştu. 

İŞE ALIMLARIN YÜZDE 80’İ YENİ MEZUNLARDAN OLACAK

Türkiye’de artık çalışma dünyasında Z kuşağına doğru gidildiğine değinen Uslu, “Jenerasyonlara baktığımızda teknolojinin içine doğan ve özümseyen kuşakların Y ve Z kuşakları olduğunu görüyoruz. Bu kuşaklar şirket vizyonuna büyük katkı yapıyor, müşterilere yeni fikirlerle gidiyorlar. Bu nedenle insan kaynakları birimimize ‘bu yılki işe alımlarımızın yüzde 80’ini yeni mezunlardan karşılayalım’ dedim” şeklinde konuştu. Uslu, yeni mezunlara ulaşmak için İstanbul Teknik Üniversitesi ile ortak çalışma yaptıklarını da söyledi. Şu anda 350 olan istihdam sayısını 400’e çıkaracaklarını açıklayan Uslu, “Bu sayı kısa vadede 700’e çıktığında 300 yeni mezunu şirket bünyemize katmış olacağız. 300 yeni mezun, bir şirketin kaderini değiştirebilir” dedi.