1.5 milyon öğrencinin ÖSS macerası sil baştan

Eğitim uzmanı Gültekin'e göre 1,5 milyon adet basılan ÖSS klavuzu çöpe gitti. YÖK yeni bir katsayı açıklamalı, ardından başvuru süreci tekrardan başlar ve sınav tarihinde bir aylık gecikme yaşanır.

09.02.2010 - 12:23

1.5 milyon öğrencinin ÖSS macerası sil baştan

Danıştay'ın YÖK'ün katsayı kararını iptal etmesinin ardından gözler ÖSS ve diğer sınavlara çevrildi.


Milyonlarca öğrenci ve ailesini merakta bırakan ÖSS karmaşasını eğitim uzmanı Sadık Gültekin, NTV ekranında değerlendirdi.

- İki defa katsayı değişikliği oldu iki defada Danıştay yürütmeyi durdurdu. Bu beklenen bir şey mi?
- Sadık Gültekin:  Beklenen bir şeydi  biz bunu sık sık dile getirdik. YÖK’te bunun bu şekilde olacağını biliyordu. Burada biraz da mazlumu oymama düşüncesi ortaya çıkıyor. YÖK başkanının ifadesi çok talihsiz bir ifadeydi, bu da bir etken bence, 'Hukuka arkadan dolanmak istiyoruz' dedi. gerçi kötü niyetle söylemedi ama yine de talihsiz bir ifadeydi.

- O zaman siz düz lise mezunu olun ben meslek lisesi mezunu olayım aynı sınava girelim…
- Sadık Gültekin: O zaman niye farklı okullara gidiyoruz, o zaman bütün okullardan mezun olanlar aynı işlemi göreceği için niye farklı okul türlerine gidiyoruz.

- Eğer kabul edilseydi…
- Sadık Gültekin: En büyük haksızlık aslında lehine olan grubu konuşmayalım da en büyük haksızlığın olacağı grubu konuşalım. Burada sesi hiç çıkmayan fakat en çok  mağdur olacak kesim normal lise öğrencileriydi.

Şayet 0.02’lik fark ya da aynı katsayı kabul edilseydi, -normal lise öğrencisi bu sınavı kazanmaktan başka hiç çaresi yok- açıkçası kazanamadığı taktirde bu öğrenci, ne yapacak elinde bir mesleği yok. Meslek lisesi normal lisenin her türlü hakkına sahip olacak, sınavsız geçiş hakkı var, katsayı hakkı var, iki yıllık meslek yüksek okullarının ön lisansı kazanma hakkı var, var da var. Bu durumda ona artı üstüne artı ekleniyor. Diyelim ki hiçbir şeyi kazanamadı, iki yıllığı da dört yıllığı da okuyamadı, katsayıdan da yararlanamadı, en azından bir meslek sahibidir. Ama normal lise öğrencisinin hiçbir hakkı, hiç bir mesleği yok. Dolayısıyla en mağdur olacak kesim normal lise öğrencileri.

- Böyle haksızlıklar olabilir ama hakikatten bir meslek okulu mezunu bir normal lise mezunundan sınavda daha mı avantajsız?
- Sadık Gültekin: Diyelim ki katsayı makasını birbirine çok yakın değil de aynı bile tutsanız, hatta iki katı katsayı da verseniz meslek lisesi öğrencisi bu sınavda başarılı olamaz. Çünkü bu çocukların gördüğü müfredat bu sınava yönelik değil, bunlar mesleki eğitim görüyorlar. Bunların sadece 9. sınıfları diğer liselerle ortak, o da yüzeysel aslında. Dolayısıyla bu çocukların bu sınavın gereklerini yerine getirebilmesi katsayı eşit bile olsa mümkün değil kimse kimseyi kandırmasın.

Meslek liseleri öne sürülüyor fakat bunun arka planında çalışan başka programlar var, o da imam hatip lisesi. Şu anda tüm siyasi veya başka düşüncelerden, dini düşüncelerden uzaklaşmış olarak konuşuyorum. Şimdi imam hatip lisesi, normal lisenin gördüğü müfredatın aynısını görüyor, artı bir mesleki derslerini görüyor, artı siz buna eşit katsayı verdiğiniz zaman avantajlı oluyor.

Anadolu teknik lisesi, normal lise müfredatını görüyor, artı kendi mesleki derslerini görüyor ve katsayıyı buna eşit verdiğiniz zaman bu avantajlı oluyor. Anadolu öğretmen lisesi normal lise müfredatı, artı kendi mesleki derslerini görüyor, bir de katsayıyı eşit veriyorsunuz, sadece bu okullar avantajlı oluyor. Diğerlerinin bu sınavda başarılı olması söz konusu değil.

- Şimdi çocuklar neye göre hazırlanacaklar?
-Sadık Gültekin: YÖK başkanının yine talihsiz bir açıklaması var, dedi ki 'Öğrenciler namına üzülüyorum.' Ama öğrencilerin bu duruma düşmesine kendisi neden oldu. Sınavın olmasına iki ay var, daha başvurularda bir belirsizlik var, süre uzayacak ister istemez çünkü eski duruma göre başvurdu insanlar. Sınavın ötelenmesi söz konusu.

Burada çocuklar önce güzelce motive oldular, sonra Danıştay’dan ret cevabı geldi motivasyon düştü. Sonra 'Biz makası daralttık, katsayı farkını 002’ye indirdik' dendi, bir daha motive oldular. Sonra Danıştay yine reddetti, motivasyon gene düştü. Bu sene başvuracak 1 milyon 600 bin dolayındaki aday şu anda mağdur durumda. Bunu yapan ama aslında Danıştay değil bunu yapan, meydan veren YÖK.

-Yapılan başvurular çöpe mi gidecek?
-Sadık Gültekin: Şimdi 300-350 bin dolayında meslek lisesi öğrencisi var, bunlar aynı şartlarda biz sınava gireceğiz diye havaya girdiler ve bu şekilde başvurdular. Şimdi bunlar geri çekilecek, büyük çoğunluğu diyecek ki 'Ben sadece sınavsız geçişten yararlanmak istiyorum.' Burada bir kargaşa da çıkacak, başvuranlar tekrar vazgeçecek, yine başvuracak, o sırada yanlış bilgiler işaretlenecek. Yani bir hayli sıkıntılı süreç bizi bekliyor.

-Bu katsayı meselesi çok karışlık bir mesele değil mi?
-Sadık Gültekin: Öğrencinin sınavı kazanması için 140 puan alması gerekiyor, lisans programlarını tercih etmesi için de yeni sınav sistemine göre 180 puan ve üstünü. Neye göre 140 neye göre 180?

Birileri bir karar, veriyor insanlar da buna uyuyorlar. Bir gerekçesi var mı yok, bir mantıklı açıklaması da yok. Bunun olmadığı gibi 0.8’le 0.3’ün de yok. Bu katsayılarda rakamlar sadece görünüşteki rakamlar. Bir çok şeyi aslında boşuna konuşuyoruz.

-Peki çözüm ne?
- Sadık Gültekin: Bunlar hep yaşanan sorunlar, hiç bu sorunları dile getirmek, çözümü öne sürmüyor. Aslında çözümün şu olması lazım: Biz tek sınava çok anlam yüklüyoruz, hatta sınava bir siyasi anlam da dini anlam da yüklüyoruz.

Bir sınavdan çok şey beklerseniz bir çok anlama da gebe olacaktır. Yapılması gereken hepimizin aklıselim olarak düşünmemiz, bir olgunluk sınavını gündeme getirmemiz lazım. Çocuk liseden mezun oluyor ama boş, mezun olmaması gerekiyor. İkincisi yine bir merkezi sınav olsun, biz olmasın demiyoruz ama bu merkezi sınavdan çok şey beklemeyelim ve tek belirleyici etken olmaması gerekir. İkinci faktör bu olmalı, bunu da bir kenara koyalım.

Üçüncüsü artık yüksek öğretimize güvenelim, kurumlarımıza güvenelim her üniversite sınavını kendisi yapsın. Hatta her üniversite kendi fakültesine uygun sınavını kendi yapsın. Dördüncüsü de böyle rekabetçi bir devirde ortamda bir mülakat olayının olması lazım. Ben bir öğrenci alacağım ama kimi aldığımı bilmiyorum, sadece puanı almış gelmiş karşıma ama uygun mu değil mi gördükten sonra karar vereceğiz.

1,5 milyon adet basılan ÖSS klavuzu çöpe gitti. YÖK yeni bir katsayı açıklamalı, ardından başvuru süreci tekrardan başlar ve sınav tarihinde bir aylık gecikme yaşanır.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...