Dünyanın en büyük üçüncü akıllı telefon üreticisi unvanını 2013’ün ilk çeyreğinde LG’ye kaptıran Huawei’nin patronu Ren Zhengfei, bir ilke imza atarak yabancı gazetecilere röportaj verdi. Ren, Yeni Zelandalı gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD’de şirketine yöneltilen casusluk iddialarını reddetti.

Huawei’nin kurucusu olan ve 26 yıldır şirketin patronluğunu yapan Ren, Yeni Zelanda’nın başkenti Wellington’da Haberleşme Bakanı Amy Adams’la siber tehdit konusunda güvence vermek için bir araya geldi.

Huawei’nin yanı sıra Çin’in en büyük telekomünikasyon şirketi olan ZTE’nin Amerika yetkilileri, geçtiğimiz ay ABD Temsilciler Meclisi’nde ifade vermek için çağrılmıştı. İfadede, söz konusu şirketlerin Çin hükümetine casusluk yaptıkları iddiaları sorgulanmıştı. Her iki şirkette suçlamaları reddederken, ABD piyasasından çekilme kararı almışlardı.

ABD Kongre’sinde geçen yıl hazırlanan bir raporda da iki şirketin güvenlik tehdidi oluşturduğu öne sürülmüş, hatta raporda imzası bulunan bir senatör ABD’li firmalara Huawei ve ZTE ile çalışmayı sonlandırmaları gerektiğini belirtmişti.

“BİR BORUYU SUÇLAYAMAZSINIZ’
New Zealand Herald gazetesinin haberine göre, 68 yaşındaki Ren, ‘dünyanın en büyük telekomünikasyon ağı tedarikçisinin siber tehdit endişesi yaratamayacağını ve internet güvenliğinde endişe duyulmaması gerektiğini’ belirtti.

Ren, gazetecilere yaptığı açıklamada, “ABD’deki operatörlere artık telekomünikasyon donanımı satmıyoruz... Eğer ABD buna rağmen güvenlik sorunu yaşadığını söylerse, bu aldıkları kararın bulgulara dayanmadığını gösterir” dedi.

Ren, ‘ABD’ye hiçbir zaman önemli donanım satmadıklarını ve siber güvenliği tehdit edecek hiçbir durum yaşamadıklarını’ söyledi.

ABD’nin yanı sıra, Avustralya’da Huawei’nin yeni geniş bant ağında yer almamasına karar verdi.

Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nda eski bir subay olan Ren, röportajında ilginç de bir örnek verdi: “Yaptığımız iş tıpkı boru hattı kurmaya benziyor... Borular veri ve bilgi trafiğini taşıyor. Eğer borudan geçen su kirlenirse, suçlanması gerekenin boru olmadığını düşünüyorum.”

Uluslararası ziyaretlerinde sadece açıklamalarda bulunan Ren, ‘neden ilk kez röportaj vermeyi tercih ettiği’ sorulduğunda, ‘Yeni Zelanda’nın Huawei’ye verdiği fırsatlara minnettar olduğu için bu kararı aldığını’ söyledi.

Yeni Zelanda’nın telekomünikasyon sektöründe önemli bir yer tutan Huawei, ülkenin 4G mobil ağını da kuran firma olarak öne çıkıyor.