'3 general' burada bitmez!

İki general ve bir amiralin hükümet tarafından açığa alınmalarıyla ilgili Genelkurmay’dan gelen 21 maddelik açıklamanın şifreleri neler?

İki general ve bir amiralin hükümet tarafından açığa alınmalarıyla ilgili Genelkurmay’dan gelen 21 maddelik açıklamanın şifreleri neler?

NTV Ana Haber’e konuk olan Milliyet gaztesinden Fikret Bila ve Prof. Dr. Ahmet İnsel, Hükümet ile asker arasında 'bilek güreşi' şekilnde yorumlanan 3 general olayını, Genelkurmay’dan gelen açıklamayı ve bundan sonra yaşanması muhtemel gelişmeleri değerlendirdiler.

Değerlendirmelerden, 3 komutanın açığa alınmasının yeni kriz ve tartışmalar yaratma potansiyeli oduğu sonucu çıkarılabilir.

"YENİ BİR TARTŞMA BAŞLAYABİLİR"
Gazeteci Fikret Bila, ‘Genelkurmay’ın açıklamasından ne anlıyorsunuz?’ sorusuna, "Konunun hukuki ve siyasi boyutu var. Açıklamadan anlaşılan, askerler, hukuki anlamda Askeri Yüksek İdari Mahkemesi’nin kararının beklenmesi gerektiği görüşünde.

Bunu nereden anlıyoruz? Açıklamada, Hükümet cephesinin bu 3 ismi emekliye sevk etmek için harekete geçtiği anlaşılıyor. Bu amaçla Genelkurmay’dan evrak istendiği ancak bunun gönderilmediği, mahkeme kararının beklenmesi gerektiği belirtiliyor.

Emeklilik talebi gelmeden önce de, terfi için hükümete başvurulduğu anlaşılıyor. Gerekçesi de, yakalama kararının kaldırılmış olması" yanıtını verdi.

Bundan sonra ne beklemeliyiz?
"Şu an Askeri İdari Yüksek Mahkemesi’nde görülmekte olan iki dava var. Biri esasa ilişkin, bir diğeri de bakanların açığa alma işlemlerine karşı iki general ve bir amiralin yaptığı iptal davaları. Açığa alma kararı ivedilikle görüşülecek, ardından da davanın esasına ilişki karar verilecektir. Bunun da çok uzayacağını zananetmiyorum çünkü mahkeem ağustos ayından beri bununla ilgili çalışıyor...

Hükümetin aleyhine sonuçlanırsa ilişkiler ne olur?
YAŞ’tan bu yana bir gerginlik var zaten. Mahkeme askerler lehine karar verirse bunun yerine getirilmesi gerekir. Terfiler için siyasi otorite olarak Cumhurbaşkanı, Başbakan, Milli Savunma Bakanı’nın 3’lü kararnamesi gerekiyor; 3 isimle ilgili terfiler YAŞ’ta alınan karara rağmen yapılmamıştı. Bu bakımdan, mahkeme lehte karar verse de bunu yerine getirip getirmeme konusunda bir başka tartışma başlayabilir.

Orgeneral Işık Koşaner açısından durum ne?
Işık Koşaner kamauoyu önünde olmamaya, orduyu kışlada tutmaya özen gösteren bir komutan. Bugün olduğu gibi bundan sonra da kurumsal açıklamalarla ortaya çıkabilir.

Ayrıca, Koşaner döneminde iki olay var. Biri önceki Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ döneminden kaynaklı konuştuğumuz bu olay. Diğeri ise askerlerin Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuna katılmamaları ve bu nedenle arada kırgınlık olduğunu biliyoruz."

İNSEL: MAHKEMENİN VARLIĞI SORGULANACAKTIR
Gelişmelere nasıl bakıyorsunuz; normalleşme mi sivil darbe mi?
"Herhalde sivil darbe değil. Bütün demokrasilerde sivil yönetim, özellikle general seviyesindeki subayların atamasında nihai karar mercidir. Ama bu Türkiye’de alışık olmadığımız bir durumdur... Alışkanlıklar, gelenekler adı altında Genelkurmay Başkanılığı’na kadar uzanan atama ve yükseltmelerde, dokunulmazlık uygulaması yapılır. Bunun çok az istisnası vardır.

Sivil otoritenin görevden alma ve açığa çıkarma yetki var. Bu aşamada görülen, olayın, mahkeme ile hükümet arasında bir itilaf konusu olmaya aday bir potansiyel taşıdığıdır.

Genelkurmay, verdiği kronolojide de bu görünüyor. Mehkeme, sivil otoritenin kararını doğru bulmuyor ve 3 ismi koruyucu hükümler getirmeye çalışıyor. Önümüzdeki dönemde, bu mahkemenin varlığı sorgulanır hale gelecektir. Bu tür iki başlı yargı sistemi hiçbir yerde yok. Danıştay ‘ın yerine karar veren bir mehkeme söz konusu olamaz.

Açığa almalar neden şimdi?
Evet, daha baştan, soruşturmalar başladığında açığa çıkarma kararları alınabilirdi. Burada sanki ince bir denge aranıyormuş izlenimi var.

Kasım sonunda gerçekleşecek YAŞ öncesi olması da, orada 3 isimle ilgili yükseltme gerginliği yaşanmasını engellemeye yönelik olabilir. Daha önce yapılabilirdi ama o zaman da geniş kapsamlı olma ihtimali vardı ve bu da TSK’yı olumsuz etkileyebilirdi.

Tarafların 30 Kasımda biraraya geleceği Kış Şurası’nda, Bila’nın askerlerin direneceği yönündeki sözleri...
Hukuki olarak tarafların direnmeleri için 30 Kasıma kadar mahkemenin itirazlarla ilgili karar vermesi lazım. Fikret Bila hızlı karar verebilirler dedi ve 5 gün var...

Hükümet kararlılık gösterirse ve buna rağmen TSK direnirse, siyasi olarak emre itaatsizlik eylemi gerçekleştirmiş olur... Sivil iradenin askeri kurum üzerindeki yetkisinin tartışılmaz olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Askerlerle ilgili askıya alma ve görevden almalarda radikal olabilen hükümet, emniyet söz konusu olduğunda aynı tavrı göstermiyor yorumları var. Ne dersiniz?
Tamamen doğru. Askeri personelle ilgili yapılan iş doğruysa eğer, emniyet ile ilgili uygulamanın doğru olmadığı ortaya çıkıyor. Hükümetin benzer konularda aynı hassasiyeti göstermediğini söylememiz gerekir.

Hrant Dink davasında bahsi geçen kişilerin açığa alınmamaları, soruşturma izni verilmemesi yanlıştır ama bunu yapmadığı için bugün 3 subayın açığa alması birbirini telafi edecek eylemler değildir. Bir yanlış başka bir yanlışla telafi edilmemeli..."

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...