17 Ocak 2010’da, bir grup PKK’lının Kulp’a bağlı Sinda mezrasında oldukları yönünde istihbarat alan Kulp Asayiş Bölük Komutanlığı’na bağlı birlikler, korucularla birlikte operasyona çıktı.

PKK’lıları pusuya düşürmek için hazırlık yapan birlik ve korucular, ağaç ve patika yoldan sesler gelmesi üzerine, iddialarına göre önce “dur” ihtarında bulundu. Ancak seslerin yaklaşması üzerine askerler ve

korucular patikaya doğru ateş açtı. Ateşe ateşle karşılık verilmesi üzerine çatışma çıktı. Operasyondan dönen birlikten Uzman Çavuş Serkan İpek’in şehit oldu, Uzman Çavuş Kenan Çevik de ağır yaralandı.

Milliyet'ten Gökçer Tahincioğlu'nun haberine göre olay yerinden, ölen ve yaralanan askerlerin vücutlarından çıkan kovanlar ve mermiler üzerinde yapılan kriminal inceleme sonunda, iki askerin korucular Y.E., K.E., U.E. ve S.E.’nin silahlarından çıkan kurşunlarlar vurulduğu sonucuna varıldı. Korucular hakkında 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2 yıldır devam eden dava sonuçlandı. Savcılık, sanıkların içinde bulundukları teyakkuz ortamında karanlıkta yaklaşan kişileri terörist sanıp silahlarını mevzuatın ön gördüğü biçimde ateşlediklerini belirtterek ceza verilmemesi talebinde bulundu.

Savcılık, bu talebine CMK’nın 223/3-c maddesinde yer alan “meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması” gerekçesini gösterdi. Korucular da komutanlarının emri doğrultusunda hareket ettiklerini, terörist bekledikleri istikametten gelenlere uyarıda bulunmalarına rağmen kendilerine ateş açıldığını söyledi.

‘BİR ANDA ATEŞ AÇILDI"
Talimatla ifade veren ve olaydan yaralı kurtulan Çevik ise ikaz ve uyarı yapılmadan bir anda üzerlerine ateş açıldığını söyledi.

Korucuların bağlı olduğu birlikte görevli bir rütbeli ise talimat ifadesinde, koruculara pusu görevi verdiklerini ve teröristlerin mezraya sızacakları yönünde duyum aldıklarını belirtti. Tanık sıfatıyla ifadeleri alınan 5 asker de korucuları doğrular nitelikte ifade verdi. Jandarma Alay Komutanlığı’ndan gelen yazıda da korucuların bölük komutanın emriyle operasyona çıkartıldığı belirtildi.

Mahkeme, sanıklar hakkında her ne kadar taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak suçundan dava açılmış ise de bölgedeki terörle mücadeledeki operasyon şartları dikkate alındığında olayın meşru savunmada mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaştan kaynaklanan sınırın aşılması şeklinde gerçekleştiğini belirtti. Mahkeme, hukuka uygunluk nedeni bulunduğundan CMK.223/3-c maddesi uyarınca sanıklara ceza verilmesine yer olmadığına oy birliğiyle karar verdi.