5 bin bina tehlikede

Yüksek mimar Prof. Dr. Alp, ''Deprem ve terör, partiler üstü ele alınmalı'' dedi ve ''Benim hesabıma göre Türkiye'de 5 milyon binanın yenilenmesi gerekiyor'' açıklamasında bulundu.

5 bin bina tehlikede

Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile Jeoloji Mühendisleri Odası Kayseri Şubesinin öncülüğünde düzenlenen ''Deprem, İnsan ve Yapı'' konulu panelde konuşan Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp, uluslararası bir çalışmada 20 şehrin ileride dünyanın başına bela olacağının söylendiğini, bu şehirler arasında İstanbul'un da bulunduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Alp, Türkiye'nin pek çok alanda büyük ilerlemeler ve gelişmeler kaydetmesine karşın yapılaşmada, şehirleşmede ve kentleşmede çok geride kaldığını ifade ederek, ''Bu durumdan dolayı, bu ülkenin bir mimarı, bir insanı olarak utanıyorum, acı çekiyorum. Binalarımızı ve şehirlerimizi de gelişmişliğimizle aynı düzeyde geliştirmeliydik'' diye konuştu.

Depremin toplumda bir kader ya da alın yazısı algısıyla karşılandığını ancak esas zarar verenin ve ölüme neden olanın çarpık ve çürük yapı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Alp, şunları söyledi:

''Deprem dünyanın ve ülkemizin bir gerçeği olduğuna göre bunu kabul etmeli ve binalarımızı depreme dayanıklı yapmalıyız. Deprem de terör gibi partiler üstü değerlendirilmeli. Deprem ve terör, partiler üstü ele alınmalı. Çünkü bu ülke terörde 40 bin, depremde 100 bin canı feda etti. Türkiye'de toplam 8 milyon yapı var ve bunların yüzde 6'sının herhangi bir sarsıntıda toptan göçeceği belirtiliyor. Benim hesaplarıma göre, bu yapıların 5 milyonu yenilenmeli. Başbakanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan da bu gerçeği geç de olsa gördü. Ne pahasına olursa olsun yıkılması gereken binaları yıkacağını söylüyor. Yıkabilir mi? Bilemiyorum, belki yıkabilir ama böyle bir gerçeği görmesi ve dillendirmesi bile olay.''

Binaların yapısının yanı sıra şehirleşmenin ve şehri kullanmanın olası bir depremde çok etkili olduğunu ifade eden Prof. Dr. Alp, ''Olası bir depremde can kayıplarını azaltmak için iletişimi ve ulaşımı açık tutmak gerekiyor. Bunun yanı sıra ulaşım kanallarının her an, her türlü olumsuzluğa karşı kullanılabilir halde bulunması gerekiyor. Örneğin, İstanbul'daki 2 boğaz köprüsünün günlük araç geçiş kapasitesi 200 bin. Ancak şu anda bu 2 köprüden günde 600 bin araç geçiyor. Bu aşırı yük de olası bir depremde köprüler için risk oluşturuyor'' dedi.

Prof. Dr. Alp, depreme dayanıklı konut için ''Köpük Evler Projesi''nin geliştirildiğini kaydederek, ''Bu projede yapı, iki köpük kalıp arasına beton dökülmesi sayesinde yapılıyor. Yapı böylece hem dayanıklı hem de çok iyi izolasyonlu oluyor'' diye konuştu.

Alp, deprem sonrasında depremzedelerin geçici olarak konaklayacakları afet evleri konusunda da Türkiye'nin çalışma yapması gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Alp, mevcut yapıların güçlendirilmesi ya da depreme dayanıklı hale getirilmesi için ''depremsavar (sismik izolatör)'' sisteminin çok geçerli olduğunu ifade ederek, ''Dünyada bu sistem çok yaygın kullanılıyor. Biz de ülkemizde bunu kullanmalıyız. Özellikle tarihi yapılarımızda bu sistem tercih edilmeli'' dedi.

AK Parti Kayseri Milletvekili Prof. Dr. Pelin Gündeş Bakır da her yerleşim yeri için ayrı ayrı deprem stratejileri geliştirilmesi gerektiğini bildirdi.

Bakır, yapı denetim sisteminin eksiklikleri bulunduğunu, bu eksikliklerin bir an önce giderilmesi gerektiğini ifade ederek, ''Yapı denetim kuruluşları da denetlenmeli. Ayrıca profesyonel mühendislik sistemine derhal geçilmeli. Özellikle kamu binalarının inşası, bu profesyonel mühendisler tarafından denetlenmeli'' diye konuştu.

ODTÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yakut ise Türkiye'deki binaların deprem performanslarının yetersiz olduğunu bildirdi.


  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...