NTV

AB İnternet'i gözetleyecek

Türkiye

Avrupa Birliği'nin yeni kanunları, İnternet servis sağlayıcılarının (İSS - ISP) İnternet üzerinden yapılan tüm haberleşme servislerinin kayıtlarını bir yıl süreyle tutmasını zorunlu kılıyor.

AB'nin yeni yönetmeliklere göre, ISP'ler, İnternet üzerinden yapılan sesli ve yazılı, tüm haberleşmelerin tarihini, saatini, süresini ve alıcılarını kaydedip bu kayıtları bir yıl saklamakla yükümlü. Fakat bu kayıtlarda görüşmelerin içerikleri kesinlikle saklanmayacak.

Geleneksel telekom hizmetleri veren firmalar, bu kayıtları halihazırda tutuyor, yeni direktif ise kapsamı İnternet ortamına da genişletiyor.

Bu alandaki ilk girişimler, 2005 yılında Londra'da toplu taşıma sistemini hedef alan saldırılar ardından, cezai soruşturmalara yardımcı olmak üzere gündeme gelmişti. Saklanan bilgiler yüksek gizlilik seviyesine sahip olacak ve ancak mahkemeden alınacak bir emirle erişebilecek. Bir sonraki aşamada, AB hükümetlerinin düzenlemeyi kendi ulusal mevzuatlarında da içselleştirmesi gerekiyor.

Düzenlemeye İnternet Servis Sağlayıcıları ve bazı telekom şirketleri karşı çıkıyor. Gösterilen gerekçe ise, düzenlemenin getireceği yükün oldukça ağır olması. Günümüzde milyonlarca kullanıcı, günde ortalama 20 e-posta alıp gönderiyor. Bu sayı kurumsal şirketlerde çok daha fazla.

Bazı AB ülkelerinin de plana itirazı vardı. İsveç hükümeri direktifi görmezden gelmeye karar verirken Almanya'da konu mahkemeye taşındı.

Açık Haklar Grubu adlı sivil toplum kuruluşunun başkanı Jim Killock, düzenlemenin vatandaşlar açısından riskler yaratan çılgınca bir direktif olduğunu söyledi.

Killock kararın itirazlara rağmen geçirilmesini ise, konunun 'polis ve kovuşturma' değil ticari meseleler kapsamında ele alınmasıyla açıklıyor. Bu da konunun oybirliği değil salt çoğunlukla onaylanmasını mümkün kılıyor.

İngiltere İçişleri Bakanlığı ise verilerin kullanım şekline ilişkin yeterli denetim mekanizmalarının mevcut olduğunu kaydediyor.

İngiltere, servis sağlayıcılara sistemin ek maliyetini de ödeyecek.

İnsan hakları örgütü Liberty'den Isabella Sankey ise kararın yıllardır şirketlerin 'gönüllü anlaşmalarla' yürüttüğü uygulamayı resmiyete büründürdüğünü söyledi.

Sankey, "Sorun, bu düzenin sadece polisin değil yüzlerce başka kuruluşun da verilere erişimini sağlamasında yatıyor' diyor.