Hüseyin Üzmez davası, Münevver Karabulut cinayeti gibi kriminal davalarda yapılan hatalarla son dönemde gündemden düşmeyen Adli Tıp Kurumu incelenecek.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Devlet Denetleme Kurulu'nu Adli Tıp Kurumu'nu denetlemesi için görevlendirdi.

Çankaya Köşkü'nden yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Sayın Cumhurbaşkanımız, son günlerde basın-yayın organlarında Adli Tıp Kurumu ile ilgili çeşitli iddiaların sıklıkla gündeme getirilmesi üzerine, Devlet Denetleme Kurulu'na; Adli Tıp Kurumu'nun 2007, 2008 ve 2009 faaliyet ve işlemlerinin mevzuata uygun biçimde yerine getirilip getirilmediğinin denetlenmesi talimatını vermişlerdir.

Sayın Cumhurbaşkanımız ayrıca, Adli Tıp Kurumu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla söz konusu Kurumun; mevzuat, teşkilat, personel, amaç, araç, gereç ve metodlar yönünden de değerlendirmeye tabi tutulması için Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmişlerdir.

Bilindiği üzere, 2443 sayılı Kanun ile kurulan Devlet Denetleme Kurulu; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 108;inci maddesinde belirlenen denetim, araştırma ve inceleme faaliyetlerini yürütmektedir.''

KURUMUN TARTIŞILAN BAZI KARARLARI

HÜSEYİN ÜZMEZ DAVASI

Kurum, vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez’in cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen 14 yaşındaki B.Ç.’ye ‘ruh sağlığı bozulmamıştır’ şeklinde rapor verdi. Üzmez’in tahliyesini sağlayan bu rapor, tartışmalı bir süreç başlattı.

Bu olayın ardından Adli Tıp Kurumu'na atanan Çocuk Psikiyatristi Uzmanı Doktor Ayten Erdoğan da ‘kararlara müdahale edildiği gerekçesiyle’ istifa etti.

İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı’nın ‘B.Ç.'nin ruh sağılığı bozulmuştur’ raporunu dikkate alan Adli Tıp Kurumu, aynı yönde karar verdi ve Hüseyin Üzmez yeniden tutuklandı.

MÜNEVVER KARABULUT CİNAYETİ
Başı kesilerek öldürülen Münevver Karabulut’un otopsisinde ise başka bir ceset üzerindeki sperm örneğinin adli tıp teknisyeninin hatası yüzünden genç kıza bulaştığı ortaya çıktı.

GÜLER ZERE'NİN TAHLİYE TALEBİ
Cezaevinde ağız kanserine yakalanan ve tedavisi için infazının ertelenmesi talep edilen Güler Zere’ye kurum, ‘infaza devam’ raporu verdi. Kanseri ilerleyip dördüncü evreye ulaştığı için hayati risk altında bulunan Güler Zere'ye verilen bu rapor da büyük tepki çekti.

Raporun altında imzası olan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi Başkanı Nur Birgen, daha önce Susurluk hükümlüsü İbrahim Şahin'e ‘sürekli hasta raporu’ vererek serbest kalmasını sağlamıştı.

Nur Birgen, işkence mağdurlarına ‘sağlam raporu’ vererek işkenceyi gizlediği için İstanbul Tabip Odası tarafından 1998'de 6 ay meslekten men cezası almıştı.

İSMAİLAĞA CİNAYETİ DAVASI
Son olarak da Adli Tıp Kurumu’nun, 2.5 yıl önce işlenen İsmailağa cinayetinde de kanları karıştırdığı ortaya çıktı.

Adli Tıp Kurumu'nda İsmailağa Camii’nde emekli imam Bayram Ali Öztürk’ü öldürdükten sonra linç edilen Mustafa Erdal’ın kanının başka bir kadının kanıyla karıştı. Olay polisin ‘kan örneği yeniden incelensin’ talebiyle tespit edildi. Kurum, kan numunelerini tekrar inceledikten sonra polise yazdığı yazıda kanların karıştırıldığını doğruladı.