Afganistan'daki İrem hemşirenin çaresiz bekleyişi

Bursa’dan 3 ay önce Afganistan’a çalışmak için giden 20 yaşındaki İrem Kahraman ve 2 arkadaşı, Taliban işgalinden sonraki süreçte mahsur kaldıkları bölgeden çıkarılmak için yardım bekliyor. Büyük bir karmaşanın içinde olduklarını söyleyen İrem hemşire, ''Bu yaşadıklarımız gerçekten çok zor. Çok korkuyoruz'' dedi. Genç kızın ailesi, bir an önce kızlarına kavuşacağı günü bekliyor.

18.08.2021 - 15:24

Afganistan'daki İrem hemşirenin çaresiz bekleyişi

Afganistan’da Taliban’ın Kabil’i kontrol altına almasının ardından ülkedeki kaos sivil vatandaşları etkilemeye devam ediyor.

3 ay önce çalışmak için hemşire olarak gittiği Afganistan’da mahsur kalan 20 yaşındaki İrem Kahraman, Taliban’ın işgalinden sonra yaşadığı bölgede mahsur kaldı.

Ailesinden Türkiye’ye dönebilmek için yardım isteyen Kahraman, bölgedeki kaos ve korkuyu anlattı.

ACILI BABA KIZINI BEKLİYOR

Genç hemşirenin babası Mahmut Kahraman, Bursa Valiliğinden bakanlıklara kadar bütün yetkililere ulaşmaya çalışıp, kızını evine getirmek istiyor.

Gün içerisinde Türkiye-Afganistan Konsolosluğu ile irtibat halinde olan baba Kahraman, “Taliban yönetimi ele geçirdiğinden beri konsolosluk yetkilileri ile irtibat halindeyiz. Havaalanında çok fazla yoğunluk olduğu söylendi. Türk vatandaşlarının tahliyesinin başladığı, fakat meydana gelen izdihamın önüne geçebilmek için tedbirler alındığı ve bu şekilde ulaşımın sağlandığı belirtildi. Biz devlet büyüklerimizden bir an önce kızımı ve diğer vatandaşlarımızın sağ salim ülkemize getirilmesini istiyoruz” dedi.

''ANNE BENİ KURTAR''

Kızıyla ancak internet bağlantısı sağlanabildiğinde görüşebildiğini anlatan anne Fatma Kahraman, “İrem orada sürekli korku içerisinde, psikolojisi bozulmuş bir halde. Her aradığında ‘Anne beni kurtar‘ diye sesleniyor'' diye konuştu. 

Anne Kahraman, gün içerisinde kızını kurtarabilmek için sürekli birileriyle irtibat kurduklarını söylerek şunları söyledi: 

Herkes bir şeyler yapmaya çalışsa da, oradaki yoğunluktan henüz sonuca ulaşamıyoruz. Şu anda sadece bilgilerini alıyorlar. Kızımın Türkiye’ye bir an önce getirilmesini istiyoruz. Burada başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün yetkilere sesleniyorum. Kızımın, arkadaşlarının ve oradaki Türk vatandaşlarının sesini duyun” dedi.

''BURADA GÖRDÜKLERİMİZ ÇOK ZOR VE AĞIR''

İnternetten konuşan İrem Kahraman ise, yaşanan olayların aniden geliştiğini ve çaresiz kaldıklarını söyledi.

Olayların geliştiği 15 Ağustos'ta kendini havaalanına attığını söyleyen İrem Kahraman, ''Türk Hava Yollarına ait tarifeli Türkiye seferi gerçekleştiren uçağa binmek istedik. Fakat o sırada Taliban ve Amerikan askerleri karşılıklı ateş açtı. Açılan ateş sonucu 5 sivil vatandaş öldü. Bindiğimiz uçak 200 kişilik olmasına rağmen, içerisinde binden fazla kişi vardı. Afgan askerleri bizi kolumuzdan tutarak aşağı indirdi. Sonra uçak hareket etti'' diyerek kargaşa ve kaosun ortasında kaldıklarını belirtti.

Kahraman, tanıdıkları bir Afgan vatandaşı tarafından güvenli bir bölgeye götürüldüklerini ancak ülkedeki kimseye güvenemediklerini söyledi. 

Türk yetkilerle sadece internetin çektiği sırada irtibata geçebildiklerini belirten İrem Kahraman, “İkinci bir uçağın havaalanına iniş yaptığını duyduk, fakat havaalanında yaşanan izdiham sonucu bölgeye vatandaşların alınmadığını öğrendik. Şu ânda bir evin içerisinde kısılıp kaldık. Sokağa çıkamıyoruz. Arkadaşımla birlikte bir an önce buradan alınarak ülkemize dönmek istiyoruz. Buradan bütün yetkililere sesleniyoruz, Arkadaşım Mert Yamaç ile ben 20 yaşında Türk vatandaşıyız. Bu yaşadıklarımız gerçekten çok zor. Çok korkuyoruz. Buradan güvenli bir şekilde kurtarılmayı bekliyoruz. Biz buraya gezmeye gelmedik. İşimiz için geldik” diye konuştu.

Sayfa Yükleniyor...