Barış Ödülü'nü çevre bilincini artırma, kadın hakları ve yolsuzluk karşıtı eylemleri sebebiyle 2004 yılında kazanan Maathi, bu ödüle layık görülen ilk Afrikalı kadın olarak tarihe geçti.

Kenya'nın başkenti Nairobi'de hayata gözlerini yuman Maathi, kanser tedavisi görüyordu.

Wangari Maathai'nin ölümü küresel çevre ve kadın hareketi açısından önemli bir kayıp olarak değerlendirildi.

Liberya cumhurbaşkanı Ellen Johnson-Sirleaf, bir kadın olarak Maathai'nin kaybından derin üzüntü duyduğunu belirtti.

"Afrika, özellikle de Afrikalı kadınlar bir öncüyü, lideri, eylemciyi yitirdiler" diyen cumhurbaşkanı Johnson-Sirleaf, Maathai'nin kadınların özgürleşmesi ve çevre için yaptıklarının saygıyla anılacağını söyledi.

Veterinerlik alanında profesör olan Wangari Maathai, uluslararası arenada 1980'ler ve doksanlı yıllar boyunca sürdürdüğü ağaçsızlandırma karşıtı eylemler sonrasında tanındı.

Maathai'nin kurucuları arasında bulunduğu Yeşil Kuşak Hareketi, 1977'den bu yana orman alanlarının tarıma açılmasına karşı eylemler yürüttü, Afrika'da yirmi milyondan fazla ağacın dikilmesini sağladı.

2002 yılında milletvekili seçilerek Kenya meclisine giren Maathi, bir dönem hükümette çevre bakanı yardımcılığı görevi yaptı.

Maathai son dönemlerde çevre karşıtı politikaları sebebiyle Kenya'daki Daniel Arap Moi hükümetine karşı eylemlerde bulunmuş ve birkaç kez gözaltına alınmıştı.

2008 yılında, Kenya hükümetindeki bakanların sayısının artırılmasına tepki olarak düzenlenen bir eylemde göz yaşartıcı gaza maruz kalması sebebiyle gündeme gelmişti.

Wangari Maathai, 2004 yılında Nobel Barış Ödülü'nü alırken yaptığı konuşmada adil ve eşitlikçi kalkınma olmadan barışın mümkün olamayacağını, kalkınma için ise çevre yönetiminin demokratik ve barışçıl bir şekilde yürütülmesi gerektiğini söylemişti.

Maathai aynı konuşmasında endüstri ve küresel örgütlerin ekonomik adaletin, eşitliğin ve ekolojik bütünlüğün kar elde etmekten daha değerli olduğunu kabul etmesi gerekliliğinin altını çizmişti.