Sanatçı Ahmet Kaya, 1999 yılında katıldığı Magazin Gazetecileri Derneği'nin ödül töreninde Kürtçe klip çekmek istediğini söylediği için linç edilmeye çalışılmıştı.

İlişkili Haberler


Geceye katılan davetliler, Kaya'ya çeşitli hakaretler ederek, çatal bıçak fırlatmıştı.

Hakkında çıkan basında çıkan haberler nedeniyle zor günler geçiren Ahmet Kaya, Fransa'ya gitti.

Gurbette olmaya kalbi dayanamayan Kaya, 2000 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

Ahmet Kaya, ölümünün 10'uncu yılında Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen ''An Gelir-Onsuz 10 yıl'' isimli bir törenle anıldı.

KİMLER KATILDI?
Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya'ın ev sahipliğinde organize edilen anma gecesine; Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, BDP Milletvekilleri Sırrı Sakık, Akın Birdal ve Ufuk Uras, AK Parti Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, CHP Milletvekili Mehmet Sevigen, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Emre Bilgili, öldürülen gazeteci Hrant Dink'in eşi Rakel Dink, yazar Ataol Behramoğlu ve sanatçı Mustafa Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu iki bine yakın davetli katıldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, programları nedeniyle anma etkinliğine katılamadı.

BAYDEMİR’E KÜRTÇE KİTAP
Günay, yanına oturduğu Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir'e, bakanlığı tarafından basılan Kürt şair Ahmedi Hani'nin ''Mem u Zin'' adlı eserini hediye etti.

ÖNDER: 2 BİLİNMEYEN, 1 BİLİNEN DİL
Açılış konuşmasını yapan yönetmen Sırrı Süreyya Önder, konukları Türkçe, Kürtçe ve bir başka dilde ''merhaba'' diyerek selamladı.

''Birisi bilinen, ikisi bilinmeyen dilde hoş geldiniz. Eğer bu toprakların bütün alaşımını oluşturan bileşenlerini sayarak ''merhaba'' diyebilseydik, gece 'merhaba' ile biterdi. Bu topraklar bu kadar zengin'' diyen Önder, Ahmet Kaya'nın da sadece bunu söylediğini kaydetti.

Ahmet Kaya'nın ''dostlarının arasında, güneşin sofrasında türkülerini söylemek istediğini'' belirten Önder, ''Siz de dostların arasında, güneşin sofrasındasınız, tekrar hoş geldiniz'' diye konuştu.

ROJİN: KİMSE ARTIK LİNÇ EDİLMESİN
Üzerinde Ahmet Kaya'nın fotoğrafının yer aldığı bir kıyafetle sahne alan Rojin, Kürtçe bir şarkı seslendirdikten sonra, ''Sesimde, şarkılarımda, senin şarkılarını taşımaya çalışıyorum. Seni hayatımın her anında yaşıyorum. Kimsenin bir daha bu ülkede linç edilmemesi dileğiyle'' dedi.

SAKA: SÜRGÜNÜ İYİ BİLİRİM
Gecede Ahmet Kaya'nın bir şarkısını seslendiren Fuat Saka da ''Sürgünün ne demek olduğunu iyi bilirim. O yüzden Ahmet Kaya'nın bir senelik sürgünlüğünde neler hissettiğini çok iyi anlıyorum'' diye konuştu.

PROTOKOLE KELEPÇE
Çıplak Ayaklar Dans Kumpanyası'ndan sanatçı Mihron Topasyan'ın Ahmet Kaya'nın ''Dokunma Yanarsın'' şarkısı eşliğinde sunduğu gösteri büyük alkış aldı. Sanatçı gösterisinin sonunda, elindeki plastik kelepçeyi protokole doğru attı.

‘UÇURTMAM TELLERE TAKILDI’
Gecede, yönetmen Ümit Kıvanç'ın, Ahmet Kaya'nın ölümünün 10'uncu yılı dolayısıyla hazırladığı ''Uçurtmam Tellere Takıldı'' adlı belgeselin Türkiye'deki ilk gösterimi yapıldı.

Ahmet Kaya'nın sesinden şarkıları eşliğinde hayat öyküsünün anlatıldığı bir saat süren belgesel, ayakta alkışlandı.

HAYALOĞLU'NUN GÖRÜNTÜLERİ
Anma gecesinde, sanatçı Yavuz Bingöl, Sayad Nova Korosu ile sahne aldı.

Mehmet Aslantuğ'un Ahmet Arif'in ''Anadolu'' şiirini okuduğu gecede, Ezginin Günlüğü, Leman Sam, Mor ve Ötesi, Hayko Cepkin, Aylim Aslım ve Ümit Yılmaz'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı Ahmet Kaya şarkılarını seslendirdi.

Gecede sahne alan gazeteci Banu Güven de şarkı seslendirdi.

Zeynep Tanbay Dans Topluluğu'nun gösteri sunduğu geceye, Aşık Mahsuni, Şivan Perwer ve Yusuf Hayaloğlu'nun görüntüleri de izletildi.

EŞİ: ÜÇÜNCÜ ÇOCUKLUĞUNU YAŞAYAMADI
Gecenin sonunda Leman Sam tarafından sahneye çağrılan Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya, katılanlara ve kendisine destek olanlara teşekkür etti.

Gülten Kaya, ''Değerli bir Kürt yazarımız vardı, Mehmet Uzun. Sürgünden döndüğünde eşim gezdirmişti onu ve şöyle söylemişti 'İnsan üç kez çocukluk yaşar. Bir kendi çocukluğu, iki sürgündeki, üç de sürgünden döndükten sonra. Sen şimdi üçüncü çocukluğunu yaşıyorsun. O yüzden ben sana refakat edeceğim, İstanbul'u gezdireceğim'. Ahmet, üçüncü çocukluğunu yaşayamadan gitti'' şeklinde konuştu.

‘ARTIK ÜZÜLMEYİN OLUR MU?’
Gülten Kaya, konuşmasını ''Uçurtması tellere takılanlardan biri olan sevgili yol arkadaşım Ahmet, eğer yeni bestelerini orada Yılmaz Güney'e, Hrant Dink'e, diğer güzel insanlara dinletiyorsan çok kıskanırım. Aslında biz üç kişiydik. Yan yanaydı ikisi yıllardır. Onlar gitti, ben kaldım. Canım Ahmet ve canım Yusuf ağabeyim, gidişinizle yaşadığım büyük yalnızlığım bu gece hafifledi. Artık üzülmeyin olur mu?'' sözleriyle tamamladı.

Gülten Kaya, daha sonra, kapatılan DEP'in eski milletvekili Leyla Zana'nın gönderdiği mesajı okudu.

ÇATALLAR VE GAZETE KUPÜRLERİ
Bu arada salonun fuayesinde Çıplak Ayaklar Dans Kumpanyası'ndan Mihran Tomasyan'ın, Magazin Gazetecileri Derneğinin 10 Şubat 1999'da düzenlediği ''Yılın En İyi 10 Müzik Yıldızı Yarışması'' ödül töreninde, Ahmet Kaya'nın konuşması sonrasında yaşanan çatal-kaşıklı kavgayı anlatan enstalasyonu ile o dönemde Ahmet Kaya aleyhinde çıkan haberlerin yer aldığı gazete kupürleri sergilendi.

GÜNAY: BU HEPİMİZE DERS OLSUN
Programın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, “Gerçekten çok duygusal, önemli ve öğretici bir akşam oldu hepimiz için. Bundan sonra bu ülkenin insanlarına kıyılmasın, bütün kalbimle diliyorum. Bu hepimiz için öğretici olsun yeteri kadar, birleştirici olsun, barıştırıcı olsun” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın törene katılmayı çok istediğini belirten Ertuğrul Günay, “O, programlarına devam etmek zorundaydı. O yüzden onun saygılarını, selamlarını getirdim Gülten Kaya arkadaşımıza. Bir anlamda hükümet üyelerini temsilen burada bulunuyorum'' diye konuştu.

Günay, şöyle konuştu: “Dinlememekten, anlamamaktan, susturmaya çalışmaktan ve inatlaşmaktan Türkiye ne bedeller ödedi. Bu akşam çok masum bir cümlenin, bir insanı nasıl büyük bir yurt hasreti içinde, 'yorgansız olduğum için üşümüyorum, vatanımdan uzak kaldığım için üşüyorum' diyerek, 43 yaşında yüreği yurt sevgisiyle çarpan bir insanın, nasıl bu ülkeden gencecik yaşında aramızdan ayrıldığını çarpıcı biçimde gördük. Lütfen bu hepimize ders olsun, lütfen kimse kimseyi hangi içsel gerekçeyle olursa olsun susturmaya kalkmasın. Konuşma hakkını savunalım.''

Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya ise “Türkiye'deki bütün kültürler, diller, renkler ve sesler üzerinden Ahmet Kaya sürgünde kaybettiğimiz son sanatçı olsun istiyoruz. Bu amaçla burada Türkiye'nin renklerini ve seslerini bir araya getirmeye çalıştık'' diye konuştu.

KAYA: KIRGIN DEĞİLİM
Gülten Kaya, programları uymadığı için geceye katılamayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na herhangi bir kırgınlığı olmadığını belirtti.

‘ÇOK YOL ALMAMIZ LAZIM’
Kaya, bir soru üzerine “Umuyoruz ki bundan sonra başka sanatçılar, başka aydınlar, başka muhalifler sürgün gibi ağır bir ceza yaşamak zorunda kalmazlar. Bu 10 yıllık süreçte bizim istediğimiz ve özlediğimiz düzeyde bir gelişme olabilir mi? Daha değil. Çok yol almamız gerek. Burada sivil toplumun, siyasetin ve halkın bütün renklerini ve seslerini buluşturmamızın sebebi buydu'' dedi.

HEPAR'DAN PROTESTO
Öte yandan, anma toplantısı sürerken Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) İstanbul Gençlik Kolları üyesi bir grup dışarıda protesto gösterisi yaptı. Ellerinde Türk bayrakları ve pankartlar bulunan göstericiler, Ahmet Kaya aleyhine sloganlar attı.

Güvenlik önlemi alan Çevik Kuvvet ekiplerinin, Lütfi Kırdar’a yaklaşmalarına izin vermediği göstericiler, bir süre daha slogan attıktan sonra dağıldı.