Doğa Derneği'nin koordinasyonunda başlatılan uluslararası çalışma ile Akdeniz Havzası'nda yer alan 34 ülkenin risk altında olan doğal alanlarını korumaya yönelik çalışmalara, merkezi ABD'de bulunan ''Kritik Ekosistemler Ortaklık Fonu''nun katkı sağlayacağı bildirildi.

Doğa Derneği Başkanı Güven Eken, derneklerinin koordinasyonunda gerçekleştirilen uluslararası çalışma ile Akdeniz Havzası'nda yer alan 34 ülkenin korunması gereken doğal alanlarının belirlendiğini söyledi.

Eken, korunması gereken doğal alanların dünyanın yüzölçümünün 2,3'ünü kapladığını belirterek, bilinen canlı türlerinin yarısının bu alanlarda yaşamlarını sürdürdüğünü ifade etti.

Akdeniz Havzası'ndaki biyolojik çeşitliliğin büyük bölümünü barındıran ve bölgede Önemli Doğa Alanları (ÖDA) olarak adlandırılan yerlerin sayısının bin 110 olduğunu bildiren Eken, bunlardan 140'ının Türkiye'de bulunduğunu ve öncelikli olarak 70'inin korunması gerektiğini kaydetti.

Eken, Akdeniz Havzası'nın bütün doğu Akdeniz'i, Toros Dağları'nı içerisine alan geniş bir bölgeyi kapsadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:''Barındırdığı yüksek bitki çeşitliliği ve doğal yaşam alanlarını büyük ölçüde kaybetmiş olan Akdeniz Havzası, dünyada bulunan 34 sıcak bölgeden biri.
Havza ülkelerinde 30 bine yakın bitki türü bulunuyor ve bunların yaklaşık 13 bin türü dünya üzerinde yalnızca Akdeniz Havzası'nda dağılım gösteriyor. Biz burada uluslararası ekibin koordinasyonluğunu yürüttük ve tüm bu ülkelerdeki sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları, akademisyenler bir araya gelerek Akdeniz Havzası'nın en öncelikli bölgelerini ve alanlarını belirledik. Yaklaşık 1,5 yıl süren bilimsel çalışma sonucunda bir strateji oluşturuldu.''
 
SUYUN YANLIŞ KULLANIMI VE TURİZM BASKISI
 
Stratejide, Akdeniz Havzası'nın dünyanın en fazla tehlike altında olan 3-4 bölgesinden biri olduğunu kabul ettiklerini anlatan Eken, ''Akdeniz havzası aynı zamanda en fazla çeşitlilik olan bölgelerden birisi. Biz bu çalışmada Akdeniz'deki iki temel sorunu belirledik. Biri suyun yanlış kullanımı, ikincisi ise kıyıda sürekli artmakta olan turizm baskısı'' dedi.

Merkezi ABD'de bulunan Kritik Ekosistemler Ortaklık Fonu'nun (CEPF) Akdeniz Havzası Sıcak Bölgesi ölçeğinde 2011-2016 yılları arasında biyolojik çeşitliliğin korunmasını desteklemek amacıyla sivil toplum kuruluşlarına yönelik bir yatırım programı başlatacağını bildiren Eken, şöyle devam etti:''Avrupa Birliği (AB), Dünya Bankası bilgisinde hazırlanan bu raporda, bu alanların korunması için Kritik Ekosistemler Ortaklık Fonu'nda bir bütçe oluşturuldu. Risk altındaki doğal alanların koruması için fonda şimdiye kadar biriken 10 milyon dolarlık bütçenin, 3 katına ulaşacağı tahmin ediliyor. Akdeniz Havzasında korunması gereken 140 alandan 70'i Türkiye'de. Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları, diğer Akdeniz ülkelerinde olduğu gibi bu alanların korunması çalışmalarında bu fondan yararlanabilecek.''

Eken, Ocak ayından itibaren bu fona yönelik çalışmalar yapılacağını belirterek, Akdeniz bölgesindeki herhangi bir sivil toplum kuruluşunun doğanın korunması anlamında proje geliştirebileceğini ve bu fondan yararlanabileceğini sözlerine ekledi.