Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, partisinin Gebze İlçe Kongresi'nde konuştu.

Yalçın Akdoğan, özetle şöyle konuştu:

“Çözüm sürecinde şu anda tren raya oturmuş durumda ama bunun hızını ne belirleyecek? Atılacak adımlar, samimiyet ve dürüstlük belirleyecek. Bu süreçlerde samimi olmak gerekiyor, dürüst, kararlı, cesur olmak gerekiyor.

Öldürmenin hiçbir gerekçesi ve mazereti olmaz arkadaşlar. Bunlar artık eski Türkiye tablosudur. Geçen nevruzda bir mesaj verildi, 'silahlar sussun, fikirler konuşsun.

Kamu güvenliği ve düzeninden asla taviz vermeyiz. Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünden asla geri adım atmayız, taviz vermeyiz. Türkiye üzerinde ameliyata izin vermeyiz. Bu, temel çizgidir.

Bölgedeki STK'lar, vakıflar, cemaatler ve partilerin sürecin paydaşıdır. Muhatabıdır, bu sorunu birlikte çözüyoruz. Toplumun içine sinmeyecek, milletin kabul etmeyeceği hiçbir adım atmayız.

Bu süreçte doğru olduğuna inandığımız ne varsa yapıyoruz ama herkesin bunu yapması lazım. Süreç içinde herkesin üzerine düşeni yapması lazım.

Dersim'de bir hadise yaşanmıştır. 'Bu, isyandır' demek, orada yapılan zulmü mazur gösterir mi? Kim yanlış yaptıysa hukuk içinde onunla mücadele edeceksin ama devlet adına birileri yanlış yaptıysa devlete kutsiyet atfederek bunu perdelemeyeceksin. Mazluma sahip çıkacaksın. Zulümde bitaraf kalınmaz. Ya zalim, ya mazlum vardır. Bunun ortası yoktur, ikisini birden idare edemezsin.

İşte biz burada öz güven içinde milletimize ve tarihimize güvenerek, tarihimizle barışık şekilde bu sorgulamaları yaptık ve gereken adımları attık.

Başbakanımız 'Tunceli'ye gidemez' dedi, Sayın Bahçeli gitti, tebrik ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatan topraklarında bütün siyasi partilerin başkanları her şehre gidebilir.

Bunu yapamamaları bir acziyet olur, güvenlik açısından devlet bu güvenliği herkese sağlar. Herkes de gidebilir. Burada kimsenin cesaretini sınamak için o söz söylenmiyor, ben biliyorum ki Bahçeli de korkak değil, diğerleri de değil. Böyle bir şeyi yakıştırmak da doğru değil, hepsi gidebilir. Mesele fiziken oraya gidip gitmemek değil.

Siyaseten gidebiliyor, varlık gösterebiliyor, oy alabiliyor musun? Niye şehrin kenarındaki valilik alanında açıklama yapıyorsun? Şehrin içinde senin parti binan yok mu? Onun önünde niye konuşamıyorsun? Orada parti binan yoksa, siyaset yapamıyorsan, oy alamıyorsan sen zihninde Türkiye'yi bölmüşsün.”