Anadolu'yu Vermeyeceğiz Oluşumu'ndan bugün yapılan eylemle ilgili şu açıklama geldi:

Anadolu’yu Vermeyeceğiz Oluşumu, bugün sabah karadan giremediği Mersin’deki Akkuyu Nükleer Santrali’nin yapılması planlanan koya, deniz yoluyla, teknelerle giderek, “Anadolu’yu Vermeyeceğiz” pankartı açıp eylem yaptı.

Korunan alanları HES yatırımlarına açan Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı, 40 binin üzerindeki maden ruhsatı, nükleer ve termik santraller gibi doğayı ve canlı yaşamını tehdit eden yatırımlara karşı “Anadolu’yu Vermeyeceğiz” sloganıyla Ankara’ya yürümeye hazırlanan doğa severler ve yerel halk, gündemdeki nükleer santralleri portakallarla yazılmış bir pankartla protesto etti.

Japonya’da yaşanan nükleer felaketin, insanların yaşam biçiminin doğal afetlerden daha tehlikeli olabileceğinin somut bir göstergesi olduğunu belirten “Anadolu’yu Vermeyeceğiz” oluşumunun sözcüsü Pervin Çoban Savran, “Japonya’da yaşanan tarihin en büyük afetlerinden olan deprem ve tusunami bile dünyaya nükleer sızıntı kadar korku yaşatmadı. Bir kez daha gördük ki, insan ihtiyaçlarını bahane göstererek nükleer santrallerle tüm canlı yaşamını ve gezegenimizin geleceğini ipotek altına almaya kimsenin hakkı yok. Anadolu halkı olarak nükleer santral yatırımlarının biran önce durdurulmasını istiyoruz” dedi.

Savran, açıklamasına şu şekilde devam etti:
“Eğer bu ülkeyi yönetenler ve yasalar doğamızı korumayacaksa halk koruyacaktır. Şurası kesin olarak bilinsin ki, biz Anadolu halkı köklerine ve doğasına ne pahasına olursa olsun sahip çıkacağız. Kimse bizi yönetenlere doğayı yok etsinler diye bir yetki vermiyor. Bu nedenle nükleer santrallere ilişkin hiçbir gerekçenin hükmü de yoktur. Anadolu insanının isteği, biran önce bu yatırımların durdurularak Anadolu’nun zengin doğasını koruyacak önlemlerin hayata geçirilmesidir. Bu sebeple, Nisan ayından itibaren Anadolu halkı yedi koldan Ankara’ya yürüyerek, seri bir şekilde yürütülen doğa katliamlarına dur diyecek. Herkesi bu yürüyüşe destek olmaya çağırıyoruz.”