Bozdağ konuşmasında ihanetle suçlanmalırının anlaşılmaz olduğunu belirterek asıl ihanetin gözyaşının sürmesini istemek olduğunu söyledi. Bozdağ "MHP 100 yıl öncesinin siyasetini izliyor. Aşırılıklar bu ülkenin hayrına değil. Öcalan'ın idamdan kurtulmasının arkasında MHP var. Öcalan Bahçeli'nin imzasıyla idamdan kurtuldu." dedi.

Bekir Bozdağ TBMM'deki basın toplantısında şunları söyledi:

"Bugüne kadar ülkemizi yaşamış olduğu bütün sorunları çözmüş olan Meclis'tir. Bugün yaşadığımız ve bundan sonra yaşayacağımız sorunların yegane çözüm adresi de yine TBMM olacaktır. TBMM dışında çözüm adresi göstermek ve bu konudaki kesin net açıklamlara rağmen farklı değerlendirmelerde bulunmak, çözüm sürecini sabote etmek ve çözümü istememekten başka bir anlam taşımamaktadır.

Bu sorun AK Parti’nin sorunu değildir bu sorun bütün sivil toplumun bütün siyasetin bütün Türk milletinin ortak sorunudur. Dolayısıyla bu sorunun tek muhatabı Türk milletidir. İnsanlar kendi sorunlarını çözerken muhatap alamazlar. Bizim bu sorunun çözüm sürecinde sivil toplumla siyasetle,basınla ve bu konuda fikri olan kurum ve kuruluşlarla yaptığımız görüşmelerin tamamı bir muhatap arayışçı değil sadece çözümü birlikte hayata geçirme arayışıdır. Çünkü bir terörle bugüne kadar birlikte mücadele ettik. Bundan sonra terör sorunun çözümünü de ancak milletimizle beraber başarabiliriz.

Sayın Başbakan bu bir milli projedir diyor, sayın Cumhurbaşkanı bu bir milli projedir diyor, eş güdümle sorumlu sayın bakan bu bir milli projedir diyor. Dahası ülkemizin milli güvenliğinden sorumlu en üst kurul diyor ki bu bir milli projedir. Bütün bunlara rağmen sayın Devlet Bahçeli’nin bunun bir Amerikan projesi olduğunu söylemesini kabul etmek mümkün değildir.

Sayın Bahçeli hep Türk milletini ve Türkiye Cumhuriyeti devletini küçük görme ve kendi başıan bir iş yapamaz gibi görme önemli bir sorun var bu sorunun çözümüne dair adımlar mı atılıyor bunun arkasında bir yabancı parmağı arama kompleksinden vazgeçmelidir.

Çünkü milliyetçilik kompleksi ve kompleksli yaklaşımları reddeder milletine ve devletine kayıtsız ve şartsız güveni esas kabul eder. Ancak hayatları siyaseti talimatla dizayn ile geçenlerin bağımsız ve milli bir proje karşısında komplekse düşmeleri kadar normal bir şeyde yoktur. Bu sürece bütün sivil toplum destek verdi siyasi partilerin sayın genel başkanları olumlu karşıladıklarını söylediler uyarılarını yaptılar önerilerde bulundular.

Sivil toplumda aynı şekilde destek olduğunu açıkladı basın ve yayını da dikkatle takip ediyoruz onlarda bu konuda neredeyse tamamına yakını destek veriyor. Ve devletimizin en üstünden başta sayın Cumhurbaşkanı çözüm diyor sayın Başbakan çözüm diyor, hükümet çözüm diyor MGK çözüm diyor sivil toplum çözüm diyor, basın çözüm diyor analar babalar acı içinde hissedenler çözüm diyor, ama birileri çözümden rahatsız oluyor.

MHP çözüm sürecine ilişkin kamuoyuna somut açıklamalar yapılmadığı halde sadece usule ilişkin bir takım değerlendirmeler yapıldığı halde, işin muhtevasında bir şeyler varmış gibi bir önyargı ve ön kabulle hareket ederek sürecin başında çözüm diyenleri hain ilan ediyor.

MHP terör sorununun çözülmesinden rahatsız mıdır? Akan kanın durmasından rahatsız mıdır? Şehit cenazelerinde bindirilmiş kıtalarla kurt işareti yapmayı ve orayı adeta bir partinin propaganda alanına dönüştürmeyi siyasetinin hamasetinin ekseni mi kabul ediyor?

Çözüm gelirse böyle propaganda vasıtasından mahrum olacağı için mi telaş ediyor? Terörün bitmesinden yanaysa çözüm önerileri nedir? Hükümete söylemiyorsa milletin karşısına çıkıp biz kanın falan formüllerle durdurulmasını istiyoruz demelidir. Biz CHP’nin raporlarını okuyabiliyoruz, sözcülerinin beyanları var, oradan görüşlerini okuyabiliyoruz, bir takım beyanlarını takip etme imkanımız var.

Ama bu süreçte MHP’nin görüşlerini fikirlerini okuma imkanımız maalesef olamamıştır. Acaba ülkenin en büyük sorununun çözümü ve halli konusunda ne düşünüyor formülleri nedir, çözüm önerileri nedir, MHP’ye göre bu ülkede birlik bütünlük nasıl olur, kan nasıl durur, lütfen bunu kamuoyuna açıklasınlar bizde merak ediyoruz.

Kanın durmasını istemek ihanet değildir asıl ihanet kanın akmasını istemek ve kanın akmasından yana tavır koymaktır. Ülkemizde bölücü terör nedeni ile artık al bayrağa sarılı şehir cenazelerinin olmamasını istemek ve bunun için çalışmak ihanet değildir şerefli bir vazifedir.

Asıl ihanet istismar edilecek üzerinde siyaset ve hamaset nutukları atılacak şehir cenazeleri gelmeyecek diye telaşa kapılmaktır. Asıl ihanet bu çalışmalardan rahatsız olmaktır. Siyaset bu süreçte güzel bir sınav veriyor.

Devletimiz güzel bir süreci işletiyor ama MHP’nin başta sayın genel başkanı olmak üzere yaptıkları açıklamalar sürecin sağlıklı ve verimli işlemesine maalesef önemli katkılarda bulunmuyor. MHP’nin dillendirdiği siyaset etnik milliyetçiliği esas alıyor esasında bu etnik milliyetçilik anlayışı da 100 yıl önceki dünyanın siyaset ve sosyolojisinin gereğiydi ama 21.yüzyılda yaşıyoruz. Ve bu yüzyılda yeni anlayışa Türkiye'nin ve dünyanın ihtiyacı vardır.

HİTLER ALMANYASI BENZETMESİ
Milliyetçiliği farklı yorumladığı zaman dünya pek çok sıkıntılar gördü. Hitler’de milliyetçiliği bir noktaya götürdü ama kaybeden Almanya oldu. Türkiye'de kardeş kavgasına sahne oldu 12 Eylül öncesi bunun örnekleri ile doludur.

Onun için biz bütün aşırılıkların bu ülkenin hayrına olmadığına inanıyoruz. Bundan sonraki süreçte de aşırılıktan ziyade orta yolu ortak aklı sağduyuyu esas alarak yol yürümenin doğru olduğunu ifade ediyorum. Böyle bir basın toplantısı yaptığımız için üzgünüm. Ama çukurda yapılan bir siyaset anlayışına cevap vermek zorunda kaldığımız içinde üzüntümü bir kere daha ifade etmek sizlerle paylaşmak istiyorum.

Siyaset dürüstlük ister şeffaflık ister iktidarda başka muhalefette başka olmama ister. Şimdi ben bugün MHP’nin mantığı ile geçmişte yaptıklarını değerlendirmek ve sizlere bir kaç soru sormak istiyorum onların mantığı ile.

20 Ekim 1991’de bir seçim oldu o zaman DYP ilE SHP koalisyon hükümeti kurdu DYP ve SHP’nin toplam milletvekili sayısı 266’ydı güven oyuna yetmiyordu. Ama güven oylamasında hükümet 280 oy aldı. Güven oyu veren MHP’dir. Peki bu SHP’nin içinde kimler vardı; Ahmet Türk vardı, Leyla Zana vardı, Hatip Dicle vardı. O zaman seçime giderken bir ittifak yapılmıştı, ittifakla onlar SHP listelerinden milletvekili olmuştu.

Şimdi MHP’nin mantığı ile sormam gerekirse sayın başbakanımızın grup başkanı ve genel başkan sıfatı ile DTP Genel Başkanı ile görüşmesini PKk ile görüşme müzakere olarak değerlendirenlerin mantığı ile sorduğumda o zaman MHP 1991’de PKK’yı iktidara mı taşıdı?

Yine 1992’de Taha Akyol’da dün yazdı rahmetli Alparslan Türkeş Leyla Zana’nın da içinde bulunduğu DEP heyetini kabul etti bir görüşme yaptı. O zaman MHP tam 17 sene önce PKK ile müzakere mi başlattı?

Türkiye Cumhuriyeti etkin pişmanlık diye bir takım yasaklar çıkardı pişmanlık yasaları. Bugüne kadar 8 tane pişmanlık yasası çıkmış bunların iki tanesi ANAP-DSP-MHP koalisyon hükümeti döneminde. İki tanesi de DYP-SHP koalisyon hükümeti döneminde çıkarılmıştır. Dolayısıyla 8 pişmanlık yasası çıkıyor, 8 yasanın 4’ünde MHP'nin desteği vardır. Şimdi bakın bu pişmanlık yasaları ile ilgili nasıl bir değerlendirme yapmış. X

MHP grubu adına konuşan Kilis milletvekili diyor ki; toplumda pişmanlık yasası olarak bilinen ve tüm dünya ülkelerinde de teröre muhatap olan ülkelerde de uygulama alanı bulan pişmanlık yasaları terör örgütlerinin çökertilmesi etkilerinin azaltılması ve örgütlere mensup kişi bilgi belge ve silahların ortaya çıkarılması için bir yol bulunduğu konum itibari ile dağılmaya yüz tutmuş ve çökme aşamasına gelmiş örgüte son darbeyi vurmak için en büyük fırsattır. Bu fırsatı iyi değerlendirmek gerek. MHP pişmanlık yasası çıkarırsa bunun manası dağılmaya yüz tutan terör örgütüne en büyük darbeyi vurmaktır. Bu büyük bir fırsattır. Ama 2003’te bir pişmanlık yasası çıkardık o zamanki tavır terörün ekmeğine yağ sürmek teröristleri serbest bırakmak. "

"SUÇÜSTÜ YAKALANDIKLARININ BELİRTİSİ"
AKP’li Bozdağ'ın, eleştirilerine, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır NTV yayınında yanıt verdi.

"Bozbulanık Bekir'in söylediklerini ciddiye almadık. İhanetin sahibi hakaret ediyor. Sahibinin sesi de çıkmış, geçmiş defterleri karıştırıp birşeyler çıkarmaya çalışıyor” diyen Şandır, bu açıklamaların iktidarın suçüstü yakalanmasının belirtisi olduğunu söyledi.

Şandır, 'Kürt açılımı' konusunda kapılarının hep kapalı kalacağını, Cumhurbaşkanı Gül de dahil hiç kimseyle bu süreç konusunda görüşmeyeceklerini de yineledi ve, "İhanetin tartışması olmaz neyi tartışacağız?" şeklinde konuştu.

Şandır, Bekir Bozdağ'ın Devlet Bahçeli'ye yönelik sözlerine de bir tavsiyeyle yanıt verdi: "MHP'ye laf söylerken iki dakika düşünsün, dikkat etmesi gerekir."