AKP'den Kazlıçeşme'de gövde gösterisi

İstanbul'un birçok ilçesinden gelen AK Partililer Zeytinburnu'ndaki miting alanını doldurdu. Başbakan Erdoğan, Baykal'a "Az önce birileri Çağlayan'daydı. Aman yarabbi, ne palavralar" sözleriyle yüklendi.

22.03.2009 - 11:29

AKP'den Kazlıçeşme'de gövde gösterisi

İstanbul Kazlıçeşme'de AK Parti rüzgarı esti. Üsküdar'dan Büyükçekmece'ye İstanbul'un farklı ilçelerinden AK Partililer akın akın Zeytinburnu'na geldi.


Üsküdarlı seçmenlerin deniz yoluyla Kazlıçeşme'ye geldiği görüldü. AK Parti'nin miting organizasyonu dikkat çekerken, Kazlıçeşme'deki alan Başbakan Erdoğan sahneye çıkmadan tamamen doldu.

İstanbul'da devam eden yağmur nedeniyle miting alanına gelen AKP'lilere yağmurluk dağıtıldı. Kazlıçeşme'de miting alanı toprak olduğu için yağmur nedeniyle alan çamurla kaplandı.

Mitingde Başbakan Erdoğan'ın konuşması saat 13.40'ta başladı ve 1.5 saat sürdü.

Başbakan Erdoğan, konuşmasında ekonomik kriz türbülansından Türkiye'nin daha güçlü çıkacağını belirtti.

Başbakan Erdoğan'ın hedefinde CHP lideri Deniz Baykal da vardı. Erdoğan, Baykal'ın yerel seçimi konuşmadığını, hiçbir projeyi gündeme getirmediğini söyledi.

Başbakan şöyle konuştu:

Erdoğan, İstanbullu'nun AK Parti'den aldığı hizmetleri bildiğini ifade ederek, şunları söyledi:

''Neler anlatıyor neler... Kalkmış başkalarının yaptıklarını kendine mal ediyor. Diyorlar ki Sayın Baykal sen ne yaptın? Sen onu söyle. Senin bir dikili taşın var mı söyle? Sen Enerji Bakanlığı yaptın bu ülkede, akaryakıt istasyonlarında milleti kuyruğa mahkum ettin. Benim çiftçim mazot bulamadı. Otomobillere benzin bulamadı. Evlerimize gazyağı alamadık. Sen Maliye Bakanlığı yaptın. Bizi deliksiz kuruşa mahkum ettin. Rakamları da maalesef doğru söylemiyor. Rakamlarda da ciddi manada saptırmalar var. Doğru konuşmuyor. Resmi rakamlar ortada, her şey ortada. Ama tabii bu ara biraz da iyice kimyası bozulmuş durumda.''

Baykal'ın devletin valilerine, yargıya, maliyeye, bürokratlarına, teknokratlarına sataştığını, ''Devletin bürokrasisinin hepsi AK Parti'li'' dediğini belirten Başbakan Erdoğan, Baykal'ın ''AKP ile gelen APS ile gider'' sözünü eleştirdi.

Erdoğan, ''Ayıptır ayıp. Bu ülkede APS ile ancak gitse gitse mektup gider. Devletin resmi kademelerindeki atamaların nasıl yapıldığı bellidir. Ama unuttun galiba, kimya bozuldu çünkü'' diye konuştu.

''Deniz Baykal'ın idealinde hiçbir zaman bu ülkede iktidar olmak bulunmadı. Çünkü halk onu ebedi muhalefet ilan etti'' diyen Erdoğan, ''Şimdi yalvarıyor 'Anneciğim ne olur bir gün bana bir iktidar'. Bu millet vermeyecek sana iktidar. Çünkü dürüst davranmıyorsun'' dedi.

CHP ZİHNİYETİNİN MANTIĞI BU

CHP Lideri Baykal'ın 220 milyar dolar borçla ecdadın neler yaptığını anlattığını söyleyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Sadece borçla değil. Bunun için de borç da vardır, sabit gelir de vardır. Bu işi öğren. Ekonomiyi öğren. Bak 'Borç yiğidin kamçısıdır'. Şu anda Türkiye'nin devlet olarak kamu net borç stoğu 142 milyar dolardır. Dürüst ol, dürüst. Özel sektörün borcunu niçin gelip de devlete yıkıyorsun? 142 milyar dolar, çıkıyor diyor ki 500 milyar dolar. Ayıptır, ayıp. Bunları öğren, dürüst ol. Ama dürüst değil. Hep yanlış. Çünkü kılavuzu farklı. Biliyorsunuz, kılavuzu karga olanın durumu bu. Değiştir bu kılavuzu değiştir. Sana da yazık oluyor. Üzülüyorum. Yaşın 70 olmuş. Yazıktır, bu hep böyle mi gidecek?''

Deniz Baykal'dan kendi eserlerini anlatmasını isteyen Erdoğan, kendisinin bu ülkeye kazandırdıklarıyla konuştuğunu kaydetti.

Türkiye'nin 230 milyar dolar olan gayrısafi yurtiçi hasılasını 750 milyar dolara çıkaran bir başbakan olarak konuştuğunu belirten Erdoğan, Baykal'a yönelik ''Sen neyle konuşuyorsun onu söyle'' diye seslendi.

Baykal'ın gerçekleri saptırdığını ifade eden Başbakan Erdoğan, devlet olarak fabrika yaptırmayı bıraktıklarını, artık fabrikaları girişimcilerin yaptığını söyledi.

Devletin fabrikalarının iflas ettiğini, zararlarını da vatandaşın ödediğini anlatan Erdoğan, ''Bunların mantığı bu. CHP zihniyetinin mantığı bu. O devletçi mantık maalesef hep zarar, zarar, zarar... Zararın bedeli de millete'' diye konuştu.

Geçmiş iktidarların karşılıksız para bastığını, bunun vatandaşın cebindeki parayı çalma anlamına geldiğini dile getiren Erdoğan, Türkiye'de 6,5 yıldır karşılıksız para basılmadığını ifade etti.

Başbakan Erdoğan, tarih kadar büyük düşündüklerini, İstanbul için, Türkiye için, 81 vilayet için büyük düşündüklerini belirterek, mitinge katılanlara bundan önce katıldığı 54 ilin selamını getirdiğini bildirdi.

Başbakan Erdoğan, 29 Mart yerel seçimlerinden AK Parti'nin gücüne güç katarak çıkmasının ayrı bir anlam taşıdığını vurgulayarak, her partilinin akrabalarına, ahbaplarına, komşularına duyduklarını, bildiklerini anlatmasını istedi.

''CHP'nin tapusu Baykal'ın elindedir. MHP'nin tapusu Bahçeli'nin elindedir. AK Parti'nin tapusu milletin elindedir. Farkımız bu'' diyen Erdoğan, vatandaştan 29 Martta oy kullanmasını istedi.

Erdoğan, gerek içeride, gerek dışarıda 30 Marttan itibaren yeni bir dönem ve gündemin başlayacağını ifade ederek, 1-2 Nisanda Londra'da yapılacak G-20 Zirvesine katılacaklarını anlattı. Yeni dönemde Türkiye'yi ekonomik, demokratik, adalet ve kalkınma açısından daha ileriye taşıyacakları için seçimden güçlenerek çıkmalarının daha büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, ''Dünyanın 100 yılda bir karşılaştığı küresel kriz ortamında, Türkiye'nin güven ve istikrar ortamını bu süreçte de devam ettireceğini hep beraber göreceğiz'' dedi.

SANDIĞA GİDİN
Başbakan Erdoğan, ''Vatandaşlarımdan ricam şu; 29 Mart günü sandığa gitmeleri ve Türkiye'nin yakın geleceğini şekillendirecek yeni dönem için iradelerini koymalarıdır'' diyerek, ''biz kazanalım'' değil, Türk demokrasisinin kazanmasının derdinde olduklarını dile getirdi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, ''İsterse bir vatandaş telefonda hükümete küfretmeli, hakaret etmeli. Telefonda konuşurken ağız tadıyla birbirimize küfredemiyoruz'' dediğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

''Ayıptır ayıp... Sen bir lidersin. Sayın Baykal, bu ifadeleri gece 12.00'den sonra kullan. Bak, çocuklarımızın ahlakını bozacaksın ya da şifreli kanallarda konuş bunları. Tutturmuş bir televizyon, televizyon... Buyur çarkıfelek, televole var. Orada şovmenlerle beraber şovunu yap. Ben de sen çıkarsan seyrederim.''

Uluslararası sermayenin güven ve istikrarın olduğu yere geldiğini belirten Erdoğan, ''Bunların devletçi mantığı o eski komünist mantık. Biz devletçi mantık değiliz. Biz, 'serbest rekabet olmalı, uluslararası rekabet ülkemde şekillenmeli' diyoruz'' şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, Galataport'un engellenmesiyle İstanbul'un kaybettiğini ifade ederek, İstanbul'un güzelliklerini tüm dünyaya pazarlamaya kararlı olduklarını söyledi.

Türkiye'ye gelen turist sayısını 26 milyona çıkardıklarını, bunun, Türkiye'nin dünyada tanıtımı anlamına geldiğini vurgulayan Erdoğan, ''Sayın Baykal, sana kalsaydı sen zaten İstanbul'un dışına çıkamazsın. Sayın Bahçeli, sen uçma özürlüsün... Diyor ki, 'Başbakan niye uçuyor biliyor musunuz? Fazla harcırah almak için'. Ayıptır ya ayıp'' dedi.


ÇAKIR: CHP İLE KIYAS BİLE KABUL ETMEZ
NTV siyaset danışmanı Ruşen Çakır, AK Parti'nin mitingini şöyle değerlendirdi:


"CHP'nin Çağlayan mitingi ile AK Parti'nin Kazlıçeşme mitingleri kıyaslanamaz bile, arada çok büyük bir fark var. Çağlayan mütevazı, burası dev gibi... Bu miting sayesinde AK Parti'nin İstanbul'da çok güçlü olduğunu bir kez daha gördük. AKP'nin yeniden Topbaş'la seçime girmesi partinin elini güçlendirmiş. Hizmet ağırlıklı bir söyleme sahip Tayyip Erdoğan. AKP'nin şimdiye kadar yaptığı 55 miting arasında en coşkuluları Kayseri ve İstanbul göze çarpıyor. Parti teşkilatı çok organize olmuş. Tayyip Erdoğan demek aslında İstanbul demek."

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...