Alman bir baba ve Türk bir annenin kızı olan Alev Lenz çok küçük yaştan itibaren klasik piyano dersleri alıp çok sevdiği Chopin’i dinleyerek büyüdü. Daha ileri yaşlarında ise oyuncu annesinin yönlendirmesiyle Cem Karaca, Sezen Aksu, Tracy Chapman gibi isimleri keşfetti ve sonrasında Michael Jackson ile Alanis Morissette’e hayran oldu.

Alev Lenz dünya basınında Emiliana Torrini, Holly Conlan ve Norah Jones’la karşılaştırılıyor.

2006’da New York’a giden Lenz, burada yaşadıklarından esinlenerek ilk solo albümü Storytelling Piano Playing Fräulein’ı yayımladı. Albüm 2009’da Türkiye’de A.K. Müzik etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Vokal ve piyano temeli üstüne kurulu olsa da yaylı düzenlemeleri başta olmak üzere farklı enstrüman kombinasyonları yakalayan bu albümden bir kaç yıl evvel sert rock vokalisti olarak bilinen Lenz, Storytelling Piano Playing Fräulein’de duru sesiyle ‘kendi öykülerini anlatan ve piyano çalan bir genç kadın’ olarak karşımıza çıkmıştı.

Belli bir türle sınırlanmadan kendine has tarzını yakalayan Lenz, şimdilerde müzik yolculuğuna Londra’da devam ediyor. Lenz, İngiltere’de ‘Alte Schönhäuser’ isimli bir albüm yayımladı. Albüm iTunes üzerinden dağıtıldı.

Alev Lenz ülkelerarası hikâyelerini türlerarası bir müzikle 22 Ocak’ta Borusan Müzik Evi’nde anlatacak.