Gezi eylemlerinde öldürülen Ali İsmal Korkmaz davasında karar

Eskişehir’deki Gezi Parkı eylemleri sırasında dövülerek öldürülen üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz ile ilgili davada polisler Mevlüt Saldoğan ve Yalçın Akbulut'a 10 yıl hapis cezası verildi. Üç fırıncı da 6'şar yıl 8'er ay ceza aldı. Üç kişi ise beraat etti. Karar sonrasında gerginlik yaşandı.

ntv.com.tr - Anadolu Ajansı 22.01.2015 - 00:05

Gezi eylemlerinde öldürülen Ali İsmal Korkmaz davasında karar

Gezi Parkı eylemleri sırasında yaşamını yitiren gençlerden birinin daha davası sona erdi.

Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen  üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüyle ilgili davada karar çıktı.  

HAKİM ÖNCE UYARDI

Verilen aranın ardından konuşan hakim, "Tepkilerimiz demokratik şekilde, ben bitirdikten sonra ve duruşma salonu dışında olursa sevinirim" dedi. Hakim, daha sonra kararı açıkladı.

İKİ POLİSE 10 YIL HAPİS

Tutuklu sanık polis memuru Mevlüt Saldoğan'a, "kasten yaralama, ölüme neden olma suçundan" suçun işleniş biçimi meydana gelen sonucun ağırlığı göz önüne alınarak, 13 yıl hapis cezası verildi. İyi hal nedeniyle 1/6 oranında indirim yapılan ceza 10 yıl 10 aya düşürüldü.

Tutuksuz yargılanan polis memuru Yalçın Akbulut'a ise "ölüme neden olma suçundan" 12 yıl hapis cezası verildi. İyi hal nedeniyle yapılan indirimle ceza 10 yıl olarak açıklandı.

ÜÇ FIRINCIYA 6'ŞAR YIL HAPİS

Tutuklu sanıklar İsmail ve Ramazan Koyuncu ile Muhammet Vatansever'e "kasten yaralayarak ölüme neden olma" suçundan verilen 8'er yıl hapis cezası ise 1/6 oranında yapılan iyi hal indirimi ile 6'şar yıl 8'er aya indirildi.

ÜÇ SANIK BERAAT ETTİ

Tutuklu sanık Ebubekir Harlar'a "kasten yaralayarak, ölüme neden olma" suçundan 8 yıl hapis cezası verildi.

Fiil tam olarak gerçekleşmediği için ceza önce yüzde 50, ardından 1/6 oranında iyi hal indirimiyle 3 yıl 4 aya düşürüldü. Harlar'ın, tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak tahliyesine karar verildi.

Eskişehir'deki Gezi eylemleri sırasında bir grup tarafından darp edilen 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz, 38 gün komada kaldıktan sonra 10 Temmuz 2013'te hayatını kaybetmişti.

Tutuksuz yargılanan sanık polis memurları Hüseyin Engin ve Şaban Gökpınar ise beraat etti.

2.5 YIL HAPİS YATACAKLAR

"Kasten adam öldürmek"ten değil, "kasten yaralayarak ölüme sebebiyet vermek"ten ceza alan polisler Mevlüt Saldoğan ve Yalçın Akbulut, İnfaz Yasası gereği cezalarının üçte ikisini yatacak.

Cezaevinde kaldıkları 18 ayın düşülmesi, cezalarının tamamlanmasına 1 yıl kala denetimli serbestlikten yararlanacakları da düşünüldüğünde iki polis, toplam 2.5'şar yıl hapis yatacak.

6’şar yıl 8’er ay ceza alan İsmail ve Ramazan Koyuncu ile Muhammet Vatansever de aynı gerekçelerle toplam 1.5’şar yıl cezaevinde kalacak.

SALON KARIŞTI

Kararın açıklanmasının ardından mahkeme salonu karıştı. Karar, duruşma salonunda bulunanlar tarafından tepkiyle karşılandı.

Adaletin yerini bulmadığını belirten izleyiciler, "Bu devir dönecek, hesap vereceksiniz", "Yazıklar olsun, utanın" diye bağırdı.

Salonda bulunanların bazı cisimler atması üzerine mahkeme heyeti, şemsiyelerle dışarıya çıkartıldı.

“ADALETE OLAN GÜVENİMİZ SARSILDI”

Mahkeme çıkışı kararı değerlendiren anne Emel Korkmaz ve baba Şahap Korkmaz, gözyaşlarına hakim olamadı.

Emel Korkmaz, “Ben oğlumu kara toprağa verdim, onlar ellerini kollarını sallayıp birkaç yıl yatıp çıkacaklar. Türkiye' de adaletin olduğuna inanmıyoruz. Adalet'e olan güvenimiz sarsıldı. Bir gencin hayatı bu kadar ucuz olmamalı" dedi.

Baba Şahap Kormaz ise "Karar karşısında kanımız dondu, bir şey diyemiyoruz" diye konuştu.

ADLİYE ÖNÜNDE MÜDAHALE

Kararın açıklanması duruşma salonunda da gerginliğe neden oldu. Karara tepki gösterenlerin barikatları kaldırmak istemesi üzerine polis ekipleri müdahale etti. 

Polis ekipleri, grubu biber gazı ve tazyikli suyla müdahale ederek dağıttı.

DURUŞMADAN DETAYLAR...

Tutuksuz yargılanan polisler Hüseyin Engin, Şaban Gökpınar ve Yalçın Akbulut, tutuklu sanıklardan Muhammed Vatansever, Ebubekir Harlar, Ramazan ve İsmail Koyuncu duruşmada hazır bulundu.

Tutuklu polis memuru Mevlüt Saldoğan ise tedavi gördüğü Ankara Numune Hastanesi'nden telekonferans yöntemiyle duruşmaya katıldı.


"HER GELDİĞİMDE ALİ'Yİ BİR KEZ DAHA KAYBEDİYORUM"

Anne Emel Korkmaz, duruşma öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, "Hak ettikleri cezayı almalarını istiyoruz. Cezaları ne olursa olsun Ali İsmail'i geri getirmeyecek ama oğlumun 'hakkını aldık' dedirtmek adına hak ettikleri cezayı almalarını istiyoruz. Ben buraya her geldiğimde bir kez daha Ali'yi kaybediyorum, bir kez daha canım yanıyor. Onun için inşallah adalet yerini bulur" diye konuştu.

“BAŞKA BİR ŞEY İSTEMİYORUZ”

İlk duruşmadan itibaren sakinliklerini koruduklarını dile getiren baba Şahap Korkmaz da, "Duruşma salonunda olsun, dışarıda olsun sükuneti sağladık, herkesi sakinleştirdik. Sadece oğlumuzun hakkını aradık. Biz başka bir şey istemiyoruz, cezalandırılmalarını istiyoruz" dedi.

HARLAR: POLİS YAKALA DEDİĞİ İÇİN YAKALADIM

Duruşmada, sanıklara karar öncesi son söz hakları verildi.

Ebubekir Harlar da "Ben kimseyi dövmedim polis 'yakala' dediği için yakaladım. Siz de sayın savcım gibi cezaevinde yatmamı istiyorsanız suçum olmadığını bile bile yatarım" dedi.

SALDOĞAN: O OLDUĞU TESPİT EDİLMEDİ

Telekonferans yöntemiyle duruşmaya katılan tutuklu sanık polis memuru Mevlüt Saldoğan'a mahkeme hakimi "geçmiş olsun" dileğini ilettikten sonra son sözlerini sordu.

Saldoğan, bugüne kadar darp ettiği kişinin Ali İsmail Korkmaz olup olmadığının yüzde 100 net bir şekilde tespit edilemediğini öne sürerek, “Benim zor kullandığım şahıs Ali İsmail olsaydı o saatlerde beyin kanaması geçiriyor olması lazımdı. Ali İsmail 18-20 saat sonra beyin kanaması geçirmiştir” dedi.

“GEZİ OLAYI DARBE GİRİŞİMİ MİYDİ?”

Saldoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gezi olayı darbe girişimi miydi, değil miydi? Demokratik hak girişimiyse devletin malına kast etmek, polisine, ambulansına zarar vermek hangi yasada belirtilmiştir. Bunun demokratik bir hak kullanımı olmadığı ortadır. Sizin vicdanınıza bırakıyorum.”

Saldoğan, "Gerçek katil benim teşkilatımda değil o sanık sandalyesinde oturan arkadaşlarımın arasında değil. Öldürecek kadar cesareti olmayanlar, bu güzelim gençleri sokağa düşürenler asıl katillerdir" dedi.

Kimseyi kasten yaralama ya da öldürme kastıyla hareket etmediğini savunan Saldoğan, “Bir polis memurunun mesleğe atılırken yaptığı yemine sadık kalarak, amirlerimin emirlerini yerine getirerek ben de zor kullanma yetkimi kullandım" diye konuştu.

HAKİM SESİNİ KESTİ

Savunması sırasında Emel Korkmaz ve salondaki avukatlar Saldoğan'a tepki gösterdi.

Salondaki bazı avukatlar, mahkeme başkanına yönelik, "Tahrik edici bir konuşma yapıyor. Orada neden duruyorsun, müdahale etsene" dedi.

Mahkeme başkanı ise yaptığı uyarılara rağmen Saldoğan'ın savunmasını bitirmemesi üzerine bağlantının sesini kesti.

Duruşmaya katılan sanıklar, suçsuz olduklarını savunarak, beraatlerini talep etti.

SALONDA YER KALMADI

Çeşitli illerden gelen ve müdahil olmak isteyen avukatlar, salonda yerini aldı. Yoğun ilgi nedeniyle salonda oturacak yer kalmadığı için çok sayıda kişi de duruşmayı ayakta izledi.

MİLLETVEKİLLERİ DE SALONDAYDI

Duruşmayı, Ali İsmail Korkmaz'ın annesi Emel, babası Şahap ve ağabeyi Gürkan Korkmaz, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, CHP Milletvekili Hüseyin Aygün, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, Mardin Milletvekili Erol Dora ve Hukuk Komisyonu üyesi Pınar Akdemir Uluslararası Af Örgütü Hollanda Şubesi’nden gözlemci Andrea De Rujiter de izledi.

ADLİYEYE YÜRÜDÜLER


Duruşmayı izlemek için farklı illerden gelenler, sabah saatlerinde İstasyon Mahallesi'ndeki pazar yerinde toplandı. Gruptakiler, burada çeşitli sloganlar attı.

"Ali İsmail Korkmaz, Kayseri Unutmaz" yazılı pankartla yürüyüşe geçen grup, adliye önünde toplandı.

Öte yandan, Korkmaz ailesini adliyeye getiren minibüsün ön camında "K. Atatürk" imzası ile Ali İsmail Korkmaz'ın fotoğrafları olduğu görüldü.

TOMA’LAR ADLİYE ÖNÜNDE

Duruşma için 4 ayrı güvenlik noktası oluşturulurken, adliye çevresindeki yollar trafiğe kapatıldı. Yaya geçişleri ise kontrollü olarak yapıldı.

Bariyerlerle kapatılan adliye çevresinde yaklaşık 2 bin 500 polis önlem aldı. Başta Ankara olmak üzere bazı illerden takviye polis ekipleri getirildi. TOMA'lar da adliye çevresinde konuşlandırıldı.

Sayfa Yükleniyor...