ABD'nin Güney Dakota eyaletindeki eski bir altın madeninin derinliklerinde karanlık maddeyi aramaya hazırlanan bilim insanları, ilk verileri Şubat ayında almaya başlayacaklarını söyledi.

Yaklaşık 265 bin litrelik bir su tankı içine yerleştirdikleri dünyanın en hassas karanlık madde detektörünü yüzeyin 1,6 kilometre derinliklerine gönderen ekip, her şeyin planlandığı gibi gitmesi durumunda evren ve evrenin kökenleri ile ilgili yüzyıllardır merak edilen sorulara yanıt bulabileceklerini ileri sürüyor.

California Üniversitesi Fizik Bölümü'nden Prof. Harry Nelson, Büyük Yeraltı Ksenon Deneyi adı verilen projenin yaklaşık 10 milyon dolara mal olacağını söyledi.

Karanlık maddenin varlığı, yerçekimsel gücü nedeniyle sadece teorik olarak biliniyor. Normal madde ve antimaddelerden çok farklı özelliklere sahip karanlık madde, yaydığı kozmik radyasyon nedeniyle yer yüzeyinden tespit edilemiyor.

Evrenin, yüzde 74'ünün insanlık için bir başka büyük gizem olan karanlık enerjiden, yüzde 23'ünün karanlık maddeden ve sadece yüzde 4'ünün de insanoğlunun bildiği tür maddelerden oluştuğu sanılıyor.

Karanlık enerjinin varlığıyla ilgili çalışma, 2011'de Saul Perlmutter, Brian Schmidt ve Adam Riess'a Nobel Ödülü getirmişti.

Perlmutter, Schmidt ve Riess, ''Süpernova'' adı verilen yıldız patlamalarını izleyerek, evrenin sürekli genişlediğini keşfetmişti.

Detektörün içinde bulunan hem sıvı hem de gaz haldeki ksenon elementi, tıpkı diyaliz makinesi gibi çalışan bir arıtma sisteminde dolaşarak karanlık maddeyi içine çekecek, içindeki yabancı maddeleri temizledikten sonra detektörde depolayacak ve insanoğlunun bilinmeze duyduğu merakı gidermek üzere yeryüzüne çıkarılacak.