NTV

"Altın"dan daha değerli

Anadolu Ajansı

Türkiye

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, altın uğruna eko sistemin ve doğanın tahrip edileceğini belirterek, ''Bu dağlar dünyanın kuruluşundan bu yana varlığını sürdürmektedir'' dedi.

Gökhan, Kaz Dağları'nda sürdürülen altın madeni arama çalışmaları kapsamında, Kuşçayır köyünde düzenlenen bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada, bölgenin kirletilmesinin, Çanakkale, Bayramiç, Lapseki, Küçükkuyu ve Çan halkının geleceğini yakından ilgilendirdiğini söyledi.

Bu bölgede çıkarılacak altının bölge halkına sağlıksız bir yaşam alanı yaratacağını, ekonomik olarak ise fakirlik getireceğini öne süren Gökhan, şöyle konuştu:''Biz bu saatte buraya gelmişsek, bu hepimizi ilgilendiren bir tehlikeli durum olduğu içindir. Bu sadece Kuşçayır köyünün sorunu değil, hepimizin sorunu. Çünkü buralar altın uğruna kirletilirse, Çanakkale domatesi, suyu ve havası kirlenir, Bayramiç'in elması, kirazı, nektarini, Lapseki'nin şeftalisi, kirazı kirlenir. Ezine'nin peyniri kirlenir. Altın uğruna eko sistem, doğa tahrip edilecek. Bu dağlar dünyanın kuruluşundan bu yana varlığını sürdürmekte. Bu doğayı altın uğruna katledecekler. İnsanlar dağı, taşı, hayvanları yaratamaz. Tek yaratıcı Allah'tır. İnsanlar ağaç dikebilir fakat bu dağı, taşı yaratamazlar. Bu eko sistemi bozmak istiyorlar. Eğer bu altın sağlığımızı düzeltecek, ekonomimizi düzeltecekse, sağlıklı yaşamamıza çok fayda sağlayacaksa, hemen yarın sabah kazmayı hep birlikte vuralım. Bu altının daha önce söylediğim karılarımızın bilezikleri, takılarından başka hiçbir yararı yok.''

Bir vatandaşın, ''Peki bize bunca zararı varsa niye buna müsaade ediliyor, niye devletimiz bunlara izin veriyor'' sorusu üzerine Gökhan, ''Bu soruyu bana sormayın, izin verenlere sorun'' dedi.
 
MADENLERİMİZ ŞEFTALİ, ELMA, KİRAZ VE EZİNE PEYNİRİDİR
Çanakkale Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Hicri Nalbant, Kaz Dağları bölgesinin madenlerinin, şeftali, elma, kiraz ve bölgede üretilen sütlerden elde edilen Ezine Peyniri olduğunu söyledi.

Bölgede sondaj çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu, yakın bir zaman sonra altın çıkarma işinin başlayacağını savunan Nalbant, bundan sonraki sürecin çok daha önemli olacağını bildirdi.

''Eğer bu çalışmaları engellemek istiyorsak beraber hareket etmeliyiz. Dünyanın en temiz ve en çok oksijen üreten dağı Kaz Dağları'dır. Eskiden dünyanın en fazla oksijen üreten dağı Alp Dağlarıydı. Şimdi bu bölgedeki kirli sanayi, Alp Dağları'nın oksijenini kirletti'' diyen Nalbant, bu bölgenin altın madenine ihtiyacı olmadığını kaydetti.

Nalbant, ''Bizim madenlerimiz şeftali, bizim madenimiz elma ve kirazdır. Bizim madenimiz bu bölgede elde edilen sütlerden üretilen Ezine peyniridir'' dedi.

Altın madencilerinin 10 yıl süreyle elde ettikleri altından devlete verecekleri miktarı, bölge insanının bir yılda tarım, hayvancılık ve meyvecilikten elde ederek, ülke ekonomisine katkı olarak verdiğini ifade eden Nalbant, ''Bu veriler üniversitede hazırlanmış verilerdir. Bunun içinde turizm ve diğer girdiler yok. Bu işletme en fazla 10 yıl sonra terk edilecek. Bizler bunun zararını belki 100 yıl çekeceğiz. Siyanürle altın işletmesi istemiyoruz'' diye konuştu.

Bayramiç Belediye Başkanı İsmail Sakin Tunçer de ilçenin meyve, sebze ve hayvancılık bölgesi olduğunu, bu bölgede çıkarılacak altının, ülke ekonomisine hiçbir ekonomik katkı sağlamayacağını öne sürdü.

Bayramiç'in, Türkiye elma üretiminin yüzde 5'ine sahip olduğunu, ilçeden İran'a elma ihracatı yapıldığını belirten Tunçer, Ezine peynirinin kalitesinin de bölgenin eko sisteminden kaynaklandığını vurguladı.

İlçenin, gelecekte tarım, hayvancık ve meyvecilikte çok önemli bir bölge olacağını anlatan Tunçer, ''Bu değerlerimizi ve dünyanın en büyük ve en temiz oksijenini üreten Kaz Dağları'nın yok edilmesine izin vermeyelim. Bölgemiz kirletilirse bizim de yaşam hakkımız yok olur. Bizlere atalarımızdan emanet olan Kaz Dağları'nı bizlerde bizden sonra gelecek olan nesillere temiz olarak bırakmak zorundayız'' dedi.

Köy Muhtarı Mahir Şen de kendilerinin altın madeni arama çalışmalarında ne yapmaları ve nasıl bir yol izlemeleri konusunda bilgi sahibi olmadıklarını belirterek, ''Bizim doğamızı, yaşam alanlarımızı yok edecek, sağlığımıza zarar verecek, sularımızı kirletecek bir çalışmayı istemiyoruz. Bu bölgede herkesin hakkı var. O zaman sizlerde bizlere destek olun, yardım edin. Hep birlikte mücadele edelim'' diye konuştu.

Toplantıya katılan Avukat Muharrem Erkek de yöre halkının hukuksal mücadelesine destek olacağını, insanların varlığını sürdürmesi ve yaşam alanlarını koruması için direnme hakkına sahip olduğunu bildirdi.