'Ambulansa savaşta bile kurşun sıkılmaz'

Hopa olayları sırasında yaşamını yitiren öğretmen Metin Lokumcu’nun amcasının oğlu Osman Lokumcu, polisin ambulansa müdahale ettiğini savunarak, “Ambulansın kapısı açıkken ambulansın altına gaz bombası attılar. Ambulansa savaşta bile düşman kurşun sıkmaz" diye konuştu.

Anadolu Ajansı 15.01.2013 - 15:05

'Ambulansa savaşta bile kurşun sıkılmaz'

Hopa Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, 24 tutuksuz sanık ile avukatları katıldı. Bazı sanık yakınları da duruşmada hazır bulundu.

ÖDP üyesi olduğunu belirten Erdal Türker, HES ve çay politikalarını eleştirmek için basın açıklamasına katılmak istediğini söyledi.

Basın açıklaması yapılmadan polisin gruba müdahale ettiğini söyleyen Türker, ''Herhangi bir kanunsuz eylemim olmamıştır. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatımı istiyorum'' dedi.

KALKAN: BU DEVLETE GÜVENMİYORUM
Sanık Şevki Kalkan ise Hopa'da 33 yıl önce öğretmen Vural Ural'ın ardından öğretmen Metin Lokumcu'nun da öldürüldüğünü savunarak, “Bu devletin hiçbir kurumuna, yasasına güvenmiyorum. Onların muktedirlerin ihtiyaçlarına cevap verdiğini düşünüyorum'' diye konuştu.

Hopa halkına düşmanca davranıldığını ileri süren Kalkan, ''Politik görüşlerim sebebiyle hakkımda hazırlanan iddianameyi tümden reddediyorum. Bu dava siyasi bir davadır. İddianameyi kabul etmediğim için suçlamalara cevap vermeyi zul kabul ediyorum'' ifadelerini kullandı.

Şevki Kalkan daha sonra savunma yapmayarak hakkındaki suçlamalara yanıt vermedi.

AKBIYIK: POLİSLER YERDEYKEN BİLE DÖVDÜ
İfadesi alınan sanıklardan Murteza Akbıyık, olaylar öncesi yapılacak basın açıklamasına katılmak üzere Hopa Meydanı'na gittiğini ancak basın açıklaması yapılmadan polisin göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su sıkarak kalabalığa müdahale ettiğini söyledi.

Kaçışırken polisin cop vurması sonucu yere düştüğünü, polisin yerdeyken bile kendisini darp etmesi yüzünden elinin bilekten kırıldığını belirten Akbıyık, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.

GÜMÜŞYAKA: HAKKI GASP EDENLER YARGILANSIN
Halkevleri üyesi üniversite öğrencisi Onur Gümüşkaya, ''Su haktır satılamaz, çayda kotaya son demek suç değildir. Burada yargılanması gereken hakkına sahip çıkanlar değil, hakkı gasp edenlerdir'' ifadelerini kullandı.

LOKUMCU: BAŞBAKAN’A SATAŞMAK GİBİ DERDİMİZ YOK
Metin Lokumcu'nun amcasının oğlu Eğitim-Sen Hopa Temsilcisi Osman Lukumcu, kendisinin de öğretmen olduğunu söyledi.

Lokumcu, dereler ile Türkiye'nin IMF ile Dünya Bankası tarafından ''parsellenip satılmasına'' karşı çıkmak meydana gittiğini belirterek, AK Parti ya da Başbakan'a sataşmak gibi dertleri olmadığını ifade etti.

‘AMBULANSA GAZ BOMBASI ATTILAR’
''İddianamede kamu malına zarar vermekle suçlanıyorum. Kamu ortak alandır. Derelerin de kamu malı olduğunu düşünürsek derelerine sahip çıkan insanlar mı kamu malına zarar veriyor'' ifadesini kullandı.

Olaylarda kalabalığa müdahale eden polisin orantısız güç kullandığını, göz yaşartıcı gazlarla, su sıkarak müdahalede bulunduğunu anlatan Lukumcu, olaylarda özgürlükten, vatandan söz eden Metin Lokumcu'nun hayatını kaybettiğini dile getirdi.

Osman Lukumcu, rahatsızlanan Metin Lokumcu'yu ambulansa kendisinin koyduğunu belirterek, şöyle konuştu:

''Metin Hoca’yı ambulansa ben bindirdim. Hopa Meydanı'nda yanıma geldi, biber gazından etkilenmişti, nefes alamıyordu. 'Beni hastaneye yetiştir' dedi. Hayatımızın her alanında birlikteydik. Kendi aracım uzakta olduğu için ambulansa aldık. Ambulansta müdahale ettiler. Olay sonrası ölen Metin Lokumcu'nun bulunduğu ambulansın kapısı açıkken polisler ambulansın altına gaz bombası attı. Ambulansa savaşta bile düşman kurşun sıkmaz.''

Polisin attığı gazdan ilkokul öğrencilerinin de aralarında olduğu tüm herkesin etkilendiğini söyleyen sanık Lukumcu, hastaneye götürülen Metin Lokumcu'nun öldüğünü öğrenince hastaneye gittiğini söyledi.

‘HASTANE ÖNÜNDE HAVAYA ATEŞ AÇTILAR’
Lukumcu, hastanede bekledikleri sırada iki cipin geldiğini ve içinden çıkan sivil giyinimli polislerin havaya ateş açtığını anlatarak, şöyle devam etti:

''Hastanede beklerken 2 cip geldi. İçinden inen polisler Rambo filmlerinden tanık olduğum silahlarla, hiçbir şey sormadan havaya ateş açtılar. Bu kişilerin bir kısmı hastaneye girdi, bir kısmı ateş açmayı sürdürdü. Aynı hastanede ölen Metin Lokumcu'nun arkadaşları ise hastanenin acil servisi tarafındaydı. Bu kişilerle aralarında 40-50 metre mesafe vardı. Herkes şoke oldu, ne olduğunu anlayamadı. Araya jandarma girmeseydi orada çok sayıda insan ölebilirdi.''

Sanık Osman Lukumcu da hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, beraatını talep etti.

Bazı sanıklarda olaylarda suçları olmadığını ve mağdur olduklarını savunarak, beraat talebinde bulundu.

HOPA DAVASI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimleri öncesinde 31 Mayıs 2011 tarihinde geldiği Artvin’in Hopa ilçesinde olaylar çıkmıştı.

Polisin müdahale ettiği grup içinde bulunan Metin Lokumcu isimli öğretmen hayatını kaybetmişti. Olaylar sırasında bir polis memuru da yaralanmıştı.

Hopa Asliye Ceza Mahkemesi'nde yaşanan olaylara ilişkin 51 sanığa ''Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etme'', ''kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme'', ''yaralama'' ve ''kamu malına zarar verme'' suçlarından dava açılmıştı.

Erdoğan'ın otobüsündeki Başbakanlık Koruma Daire Başkanlığı'nda görevli polis memuru Servet Erkan, Başkomiser Başaran Şanlı ve bazı polislerin de aralarında bulunduğu 29 kişinin ''mağdur'' sıfatıyla yer aldığı söz konusu davanın dışında aynı olaylarla ilgili, aynı mahkemede 9 kişi hakkında benzer suçlardan başka bir dava açılmıştı.

Her iki davanın, aralarında hukuki ve fiili bağ bulunduğu için mahkemece birleştirilmesinin ardından sanıklar dün ilk kez hakim karşısına çıkmıştı.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...