’Anadolu’yu vermeyeceğiz’ sloganıyla yurdun değişik yerlerinden yola çıktılar. Türkiye'nin dört bir yanından 11 kol halinde günlerce yürüdüler...

İlişkili Haberler


Sonunda 21 Mayıs günü Ankara’nın Gölbaşı ilçesine ulaştılar. Ancak orada polis engeliyle karşılaştılar. Polis günlerce yürüyerek gelen eylemcilerin Ankara'ya girişini engelledi.

“Büyük Anadolu Yürüyüşü”ne katılan grubun Gölbaşı’nda trafiği tehlikeye düşürecekleri gerekçesiyle hayvanlarıyla birlikte yola çıkmalarına izin verilmemişti.

Grup bunun üzerine, Gölbaşı-Konya yolu 23. kilometresinde oturma eylemine başladı.

'Yağmur' ve 'Bulut' isimli develeriyle birlikte yürüyüş yapan Kervanbaşı 'Yörük Ana' olarak anılan Sarı Keçililer Derneği Başkanı Pervin Çoban Savran, eylemlerinin Çankaya'ya yürüyüşüne izin verilinceye kadar devam edeceğini belirtti, şunları söyledi:

“Büyük Anadolu Yürüyüşü, Anadolu insanlarının suyunu, doğasını ve köklerini yaşatmak için başlattığı bir harekettir. Bu yürüyüş herkesin katılımına açıktır. Yürüyüş, tümüyle gönüllü çabalarla gerçekleşmektedir . Binlerce yıldır ekip biçtiğimiz tohumlar yok olmaya başladı. Ormanlarımız parça parça kesiliyor. Dağlarımız maden şirketleri tarafından parsellendi. Feryadımızı duyan yok. İnsanımız, doğduğu bereketli topraklarda artık doyamıyor. Sesimizi duyurmak istiyoruz. Çankaya'ya yürümeye izin verilinceye kadar burada konaklayacağız."

Halkın kendilerine verdiği desteğin önemli olduğunu belirten Pervin Çoban Savran, yürüyüş sırasında bir çok vatandaşın desteğini gördüklerini dile getirdi. Savran, "Bu insanlar halen arayıp, 'bir ihtiyacınız var mı ' diye soruyorlar. Halkımızın desteği bizim için önemlidir. Bizler doğanın katledilmemesi, doğal yaşam alanlarının yok olmaması için mücadele veriyoruz. Burada ne kadar konaklayacağımız belli değil. Ne zaman izin verilir bilmiyoruz. Buraya seyyar tuvalet istedik, tankerle su istedik. Bu konularda da destek istiyoruz. Bizleri ziyaret gelen siyasetçiler var" dedi.
Öte yandan Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı yaklaşık 200 polis, çevreci kervancı eylemcilerle birlikte geceyi Mogan Gölü kıyısında geçirdi. Kervancı çevreciler, yemek ve çaylarını yaktıkları ateşle pişiriyorlar.