Bebek için en önemli ve uygun besin anne sütü. Özellikle ilk 6 ay anne sütü bebeğin tüm besin ihtiyacını tamamen karşılar. Normal şartlar devam ettiği sürece başka hiçbir ek bir besine ihtiyaç duyulmaz. Ek gıdalara 6. aydan sonra başlanmalı. Eğer sadece anne sütüyle besleniyorsa, su vermeye gerek yok. İshal gibi mutlaka su verilmesi gereken bir durum varsa da suyun mutlaka kaynatılmış olmasına dikkat edilmeli... 

Elma ve şeftali püresi, pirinç unu ile hazırlanmış muhallebi, yoğurt, sebze püresi ilk başlanacak ek besinler... Ancak alerji yapma riski olduğundan turunçgiller, yumurta, ekmek, balık ve etten uzak durulmalı.

Örneğin; sebze püresini başlangıçta havuç, patates, pirinç ve yağ ekleyerek hazırlamalısınız. Zaman içinde maydanoz, kabak, ıspanak, kereviz, karnabahar gibi sebzeler eklenebilir. Pırasa ve taze fasulye gibi sebzeler, püre haline getirilmeleri zor olduğu için erken dönemde sebze püresinde kullanılmayabilir. Bekletilme süresine bağlı olarak sebzelerde vitamin kaybı olduğundan pürenin günlük hazırlaması ve tüketmesi de önemli... Öte yandan patlıcan vitamin ve mineral içermediğinden bebek için uygun bir besin değil.

Bebek gelişimi açısından demir alımı çok önemli. 6-12 aylar arasında bebeğin demir gereksinimi artar. Bu nedenle ek besinlerin içeriğinin demirden zengin olmasına dikkat edilmeli. Demirden zengin ve demir yararlanımı yüksek besinler karaciğer, kırmızı et, tavuk etinin beyaz olmayan kısımları ile demirden zenginleştirilmiş tahıllı bebek mamaları... Ayrıca yumurta sarısı, kuru baklagiller demirden zengin ancak emilimi düşük olduğundan C vitamininden zengin domates, turunçgiller, sivri biber gibi besinlerle birlikte hazırlanmalı. Yeşil yapraklı sebzeler de iyi demir kaynakları.

İLK 6 AY SADECE ANNE SÜTÜ
6. ayı dolunca:
Anne sütü
Yoğurt (ilk başlanacak ek gıda)
Meyve püresi
Pirinç unu

7. ayı dolunca:
Anne sütü
Yumurta sarısı (Azdan başlayıp bir hafta içinde tama çıkılır.)
Meyve püresi
Yoğurt
Et (tavuk eti, dana eti)
Sebze püresi veya sebze çorba
Pekmez

8. ayı dolunca:
Anne sütü
Kıymalı, sebzeli hafif ezilmiş ev yemekleri
Kahvaltıda tam yumurta veya pastörize peynir (tuzu alınmış) 
Kurubaklagil (Kuru fasülye, nohut, mercimek) çorbaları veya ezmeleri
Meyve suyu veya meyve püresi
Pekmez
Yoğurt

9. ayı dolunca:
Artık aile sofrasına, çocuğa uygun kaşık, çatal kullanarak oturabilir. Ancak günlük menüsünde aşağıdakiler mutlaka olmalıdır.
Anne sütü
Ev yemekleri
Tarhana, mercimek çorbası, unlu ve yoğurtlu çorbalar
Yoğurt
Pastörize peynir
Yumurta - Etler (tavuk eti, balık eti, dana eti)
Taze meyve veya meyve suyu

BEBEK CİLT BAKIMI
Bebeğin cildi oldukça hassas; ince, duyarlı ve az yağlı olduğu için tahrişlere ve mikroplara karşı açık. Zamanında doğan bebeklerde cildi kaplayan mumsu madde önemli bir koruyucu görevi sağlar. Doğum süresi geçmiş bebeklerin cildi buruşuk olur. Bu nedenle doğumdan sonraki haftalarda pul pul dökülür. Dolayısıyla, bebek bakımı söz konusu olduğunda cilt bakımına özen gösterilmeli.

Doğumu izleyen ilk günlerde ufak sivilceye benzeyen kırmızı döküntü bebeğin yüzünde ve vücudunda belirir. Bu durumda bebeğin cildinin temizliğine dikkat edilmeli. Ancak her durumda doktora başvurmakta da fayda var.

BEBEĞİNİZİN HASSAS CİLDİNİ KORUYUN
Giysilerini deterjan ile değil sabun tozlarıyla yıkayın. İyice durulayıp güneşte kurutmaya ve ütülemeye gayret edin. Altını sıkça değiştirerek cildinin idrar ile uzun süre teması etmesini önleyin. Uzun süre altını değiştirmediğiniz taktirde idrarla uzun süre temas eden cilt çatlayarak kanayabilir, üzerinde oluşabilecek bakteri ve mantarlar nedeniyle her idrar değdiğinde bebeğinizin canı yanabilir. Bu tip pişiklerin iyileşmesi uzun sürebilir, bu nedenle bebeğinizin altını her 2-3 saatte bir değiştirilmelisiniz. Altını her değiştirdiğinizde ılık suyla yıkayıp kurulamalı, havalandırmalı ve bebek yağı sürerek altını yeniden bağlamalısınız.

Bebeğinizi giydirirken, onun bizlerden daha fazla üşüyebileceğini hesap etmeli kendi giydiğinizden bir kat daha fazla giydirmelisiniz. Koltuk altlarında, kasıklarında ve boğumlu diğer bölgelerde bez, havlu giysi ya da terle sürtünme tahrişi oluşabileceğini unutmamalısınız. Bu nedenle bebeğinizi hava koşullarına uygun giydirmeli, terlemesini ve üşümesini engellemelisiniz.

1 yaşın altındaki bebeklerde cildi güneşten koruyan melanin adli doğal koruyucu yapılar oluşmadığı için bebeğinizi doğrudan gelen güneş ışığından korumanız gerekir ancak kemiklerinin gelişmesi için çok yararlı olan D vitaminini de yine güneşten alabilir. Bebeğinizin ellerine ve ayaklarına yüksek koruma faktörlü güneş bakım ürünleri sürerek, sahildeyseniz şemsiye altında güneşin yararlı ışınlarından faydalanmasını sağlamalısınız.