Araştırmacılar, bugün sadece birkaç kişinin konuştuğu antik dilleri hayata döndürmek için yazılım geliştirdi. Kanada’nın British Columbia ve ABD’nin Berkeley Üniversiteleri tarafından geliştirilen bilgisayar programı, antik dillerden türeyen modern dillerin kelimelerini tarıyor, bu şekilde yok olmak üzere olan eski dilleri yeniden ortaya çıkarıyor.

CNET’in haberine göre, ‘bir nevi dilbilimsel zaman makinesi görevi gören’ yazılım, Hawaii dili, Cavaca, Malayca, Tagalog dili gibi Kuzey Amerika, Güneydoğu Asya, Avustralya ve Pasifik bölgelerindeki antik dilleri canlandıracak.

Yazılım, normalde insan zekası ve becerisiyle yapılan ve iki dili karşılaştırarak çok uzun bir sürede gerçekleştirilen yeniden yapılandırma sürecini önemli ölçüde azaltacak.

Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan araştırma hakkında konuşan Berkeley Üniversitesi’nden Dan Klein, “Bu yazılım, dilbilimcilerin tarihsel yeniden yapılandırma hakkındaki fikirlerini bir araya topluyor ve yeni bir ölçekte sunuyor: Daha az zamanda daha fazla veri, daha çok kelime, daha fazla dil” ifadesini kullandı.

BASİTLEŞTİREREK TARAMA
Dil keşfi programı, Markov zinciri olarak bilinen ve sayılabilir olası durumlar arasında geçişler yaparak tarama yürüten algoritmayı kullanıyor. Bu algoritma, Avustralasyalı yüzlerce yeni dili tarayarak binlerce yıl önceki basit haline indirgemeyi başarıyor. Burada temel alınan bilgisayar modeli, kelimelerin bir soy ağacından türüyormuş gibi ortaya çıktığını kabul eden dilbilim teorisine dayanıyor.

Araştırmacılar, şu ana kadar 140 bin kelime tarayarak, 600 antik Avustralasyalı dili yeniden yapılandırmaya başladıklarını belirtti. Ayrıca, yeniden yapılandırma sürecinin yüzde 85’inin, bugüne kadar araştırmacıların kendi çabalarıyla keşfettiği kelimelerden yola çıkılarak yapıldığına dikkat çekildi.

Yazılımın hazırladığı bir soy ağacı (Büyütmek için tıklayın).
Yazılımın hazırladığı bir soy ağacı (Büyütmek için tıklayın).

DİLLERİN DEĞİŞİMİNİ DE GÖSTEREBİLİR
Bilgisayar bilimci Klein, “Dilbilimcilerin endişelenmesi gereken bir durum yok. Bu yazılım onların işini bilgisayarlara verecek değil” dedi. Klein, “İnsanlar için kelimeleri ve dilleri karşılaştırarak yeniden yapılandırma yapmak pratikte son derece zor bir iş” diyerek bilgisayarlara ihtiyaçları olduğunu vurguladı.

ABD’li araştırmacı, “Bilgisayarlı teleskoplar gök bilimcilerin yerini almadı. Ancak gök bilimciler yeni teleskoplar kullanmaya başladı. Aynısının dilbilimciler için geçerli olmasını umuyoruz” dedi.

Araştırmada yer alan Berkeley Üniversitesi Bilgisayımsal Mantık Bilim Laboratuvarı’ndan Tom Griffiths, ‘geliştirilen yazılımın, dillerin gelecekte uğrayacağı değişimi de gösterebileceğini’ ifade etti. Bilim insanları, ‘zaman makinesi’ yazılımlarıyla belki de birçok değişikliğe uğrayan dillerin binlerce yıl sonra ne hale geleceğini görebilecek.

British Museum'da yer alan, M.Ö 196 yılına ait Rosetta Taşı. Antik Mısır dilini deşifre etmede kullanılan en önemli eserlerden biri olarak kabul ediliyor.
British Museum'da yer alan, M.Ö 196 yılına ait Rosetta Taşı. Antik Mısır dilini deşifre etmede kullanılan en önemli eserlerden biri olarak kabul ediliyor.