Apart dairelere polis kontrolü geliyor

“Öğrenci evi” tartışmasıyla ilgili tartışmaya katılan İçişleri Bakanı Muammer Güler, olaya öncelikle terör çerçevesinde baktıklarını söyledi. Apart dairelerin ruhsatı olması gerektiğini belirten Güler, “Yayımlanacak genelgeyle apart dairelerin polis tarafından kontrol edilmesi sağlanacak” dedi.

06.11.2013 - 18:35

Apart dairelere polis kontrolü geliyor

İçişleri Bakanı Muammer Güler, öğrenci evleri tartışmalarına değindiği açıklamasında yayımlanacak genelgeyle apart dairelerin denetim altına alınacağını ifade etti.

Güler, NATO heyetini kabulünün ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Şu ana kadar öğrencilerin kaldıkları evler, daireler, apart daireler veya pansiyonlarla ilgili gelen değişik müracaatlar olduğunu, bunların değerlendirildiğini belirten Güler, "Olaya, terörle mücadele boyutuyla öncelikle baktık. Özellikle üniversite öğrencilerinin kaldığı evler, yurtlar ve pansiyonlar, terör örgütlerinin ve çeşitli illegal oluşumların, hem taban kazanma hem de eleman temini açısından önemli bir kaynak olarak gördükleri yerlerdir" dedi.

Terör örgütlerinin, üniversitelerin kayıt dönemlerinde stantlar açarak, el ilanları, broşürler dağıtarak öğrencileri kendilerine yakın evlerde kalmaya ikna ettikleri ve öğrencileri bu ad altında çeşitli örgütsel faaliyetler içine çektiklerinin görüldüğünü kaydeden Güler, şöyle devam etti:

"Son yapılan tespitlerde, terör örgütlerinin ve diğer marjinal grupların, bu örgütlerin dinamik altyapısını oluşturan gençlik yapılanmalarının kendi illegal faaliyetlerine kaynak olabilmesi için değişik arayışlar içinde olduklarını gösteriyor.

Üniversite ve lise düzeyindeki eğitim kurumlarında açık alan faaliyeti dediğimiz faaliyetlerle bunları kendilerine müzahir evlerde bir araya getirme ve buralarda maalesef propaganda, ajitasyon çalışmalarıyla örgütün kendi ilkelerine göre bir bilinç aşılaması yapmaya çalıştıklarını görüyoruz.

Terörle ilgili yaptığımız çalışmalarda, tespiti yapılan çok önemli bir nokta da terör örgütlerinin özellikle lise ve üniversite gençliğini elde etmede kız erkek ilişkilerini önemli ölçüde kullanmaya çalıştıkları önemli bir vakadır. Bunu da bu örgüte taban kazandırmada çok önemli bir araç olarak kullandıklarını görüyoruz."

'TERÖR BOYUTU'
Bu evlerdeki yapılanmalarda bir eğitim ve bilinçlendirme sürecinden geçildiğinin de görüldüğünü bildiren Güler, bu süreçlerde şiddeti meşru gösterecek yapılanmanın ve faaliyetlerin yapıldığını söyledi. Bakan Güler, şunları kaydetti:

"Cinsiyet ayrımı yapılmaksızın barındırılan ev veya dernek binası adı altında birçok yerde yapılan operasyonlarda, maalesef gençlerin bir arada bulundurulduğunu, onlara şiddete ilişkin eğitimler verildiğini, hatta silah ve bomba hazırlama eğitimleri verildiğini gördük. En son yapılan operasyonda gözaltına alınan 85 şahıstan 31'inin de bayan olduğu ortaya çıktı.

Yani bu faaliyetlerde kendi amaçlarına uygun olarak gençleri bu örgüt evlerinde bir arada bulundurduklarını gördük. Bu işin terör boyutudur. Legal olarak bir arada bulunan veya öğrenci evlerinde olan kişilerle ilgili değildir ancak bu çocukların terör örgütlerinin illegal amaçları doğrultusunda kullanıldıkları da bir vakadır. Ailelerin, çocuklarının nerede olduğunu bilme hakkı vardır. Devletin, gençleri koruma anlamında bulundukları yerle ilgili koruyucu tedbirler alma mükellefiyeti vardır. Bu işin terör boyutudur."

'DİĞER BOYUT ALTERNATİF KONAKLAMA'
Olayın diğer boyutunda da "öğrenci evleri" veya "alternatif konaklama" diye ismi geçen ve Türkiye'de de yeni yeni oluşmaya başlayan bir sektör bulunduğunu aktaran Güler, "günübirlik kiralanan evler", "öğrenci evleri", "apart evler" denilen bir müessesenin oluştuğunu söyledi.

'HUKUKİ BOŞLUK VAR'
Güler, "Sanırım Türkiye'de hukuki boşluğu olan konu da buradan kaynaklanıyor. Günübirlik, geçici konaklama dediğimiz yerler, çoğunlukla sürekli konaklanan yerler içerisinde yapılmaktadır. Yani apartmanların bir iki dairesi geçici, günübirlik konaklama yeri olarak kullanılmaktadır ve bu yerlerle ilgili hiçbir hukuki altyapı yoktur" ifadesini kullandı.

GENELGE YAYIMLANACAK
Bu yerlerin mali, ruhsatlandırma gibi boyutları bulunduğunu, adrese dayalı kayıt sistemi açısından da sorun bulunduğunu anlatan Güler, şöyle devam etti:

"Bu apart daireler, öğrenci evi, pansiyon, rezidans adı altında çeşitli amaçlarla kullandırılabiliyor ve maalesef buraların birçok yerinde suçluların saklandığı ve fuhuş eylemlerinin yaygın yapıldığı da ifade edilmektedir. Buraları, güvenlik anlamında yeni sorunları beraberinde getiren, suçlarla ve suçluyla mücadelede maalesef kolluk güçlerinin etkinliğini azaltmaya yönelik illegal, fiili durum olarak değerlendiriyoruz. Kimlik bildirme kanununa göre bu tip yerlerde kalan kişilerin işverenler tarafından kimliklerinin tespitiyle, bazılarının 24 saatte bir elektronik yolla güvenlik birimlerine bildirilmesi gerekiyor veya her an, her durumda polisin kontrolüne açık hale getirilmesi lazım.''

'Bir kere bunların çalışma ruhsatlarının olması lazım. Çalışma ruhsatları da eğer apart otel olarak kullanılıyorsa turizm tesisi olarak, Turizm Bakanlığından ruhsat alması lazım. Apart daire olarak kullanılıyorsa belediyelerden işyeri açma ruhsatı alması lazım. Bu ruhsatı aldıktan sonra da bir, o yerle ilgili sağlık şartları yerine gelmiş midir, iki yangından korumada ilgili gerekli önlemler var mıdır, imarla ilgili gerekli önlemler var mıdır, artı kat mülkiyeti kanununa göre o apartmanda oturan kat maliklerinin bu konuda muvafakatı var mıdır Bütün bunların aranması lazım.

Biz, bunu işyeri açma ve çalıştırma ruhsatına tabi yerler olarak değerlendiriyoruz. Bugünlerde Bakanlığımızdan bu konuda bir genelge yayımlanacak. Bu tip apart dairelerin polis tarafından kontrol edilmesi, hem kimlik bildirme kanunu yönünden hem eğer sürekli oturulan bir yerse nüfus idarelerine 20 gün içinde burada oturan kişilerin isimlerini bildirmesi lazım.''

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...