CHP Genel Başbakanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile girdiği "İsrail'in avukatı" polemiğiyle ilgili olarak NTV'ye değerlendirmelerde bulundu.

İlişkili Haberler


Başbakan Erdoğan'a yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Başbakan avukat arıyorsa sağına baksın. Orada Bülent Arınç'ı görecektir" dedi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da Kılıçdaroğlu'nun sözleriyle ilgili olarak gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Başbakan Yardımcısı Arınç, ''Sağında Sayın Çiçek var. Ben solundayım'' dedi.

Arınç, ''Konuşmalarına çok fazla dikkat etmiyor. Çok konuşuyor, ölçüsüz konuşuyor, tartmadan konuşuyor. Karizması zedeleniyor, bir hafiflik içerisine giriyor. Ben tecrübeli bir siyasetçiyim, hiç genel başkan olmadım ama kendisine bir tavsiyem var; çok fazla konuşmasın ve sözlerini, ölçerek, tartarak, doğru olduğunu bildikten sonra konuşsun'' diye konuştu.

'EMİR' DÜELLOSU
Tevrat'ta yer alan emirlerle ilgili tartışmalara değinen Arınç, şunları kaydetti: “Sayın Başbakanımız, Konya'da konuşurken İsrail'in bu saldırganlığını tekrar gündeme getirdi ve İsrail'in daha iyi anlaması için Tevrat'taki bir emirden bahsederek, önce İngilizce, sonra İbranice'sini söyledi. O da 'öldürmeyeceksin.' Konuşan kim? Türkiye'nin başbakanı. Muhatap aldığı yer neresi? İsrail hükümeti. Şimdi doğru olarak bu soruya, bu konuşmaya cevap vermesi gerekenin İsrail tarafından birisi olması gerekmez mi?

Ama çok garip bir şey oluyor. Keşan'da kalabalıkları karşısında görünce sayın Genel Başkan coşuyor, o da meğerse Tevrat'ı biliyormuş, '9. emir de şöyle, 10. emir de böyle' diyor. Burada bir yanlışlık var.”

'İÇ POLİTİKA DEĞİL'
Bülent Arınç, ''Sayın Genel Başkan olaydan sonra çok olumlu bir açıklama yapmış ve olaydan duyduğu üzüntüyü ifade etmiştir. Sayın Bahçeli de bunu söyledi. Diğer genel başkanlar da bunu söyledi. Hadise bir iç politika hadisesi değildir. Hepimizin yüreğini dağlayan bir hadisedir'' şeklinde konuştu.

'SAĞI SOLU SUÇLAMAYIN'
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, şunları söyledi:

“Sayın Genel Başkanları Baykal da geçmişte her günkü konuşmalarında şu veya bu ithamla yargılanan insanların avukatlığına soyunmuştu.

Çıkar amaçlı suç örgütlerin, meşru hükümeti devirmek isteyenleri, balyozlu, kafesli, oydu, buydu, bir takım planlarla yargılanan veya yargılanmakta olan kişilerin avukatlığını üstlendiğini ifade ediyordu. Bu avukatlık ona pahalıya mal oldu.

İnanıyorum ki, Sayın Kılıçdaroğlu, bu yanlış düşüncesinde ısrar ederse ona da pahalıya mal olabilir. Tel Aviv'in avukatlığını yapacak insanlar yok içimizde. İnandıklarımızı çok açık ve seçik biçimde ortaya koyuyoruz.

Çok yenisiniz, az konuşun, öz konuşun, doğru konuşun ve sağındaki, solundaki insanları suçlamayı bırakın.''