Hava Hakim Yüzbaşı Mehmet Çelik’in avukatı Arif Doğu tarafından açılan davanın dilekçesinde, 12 Mart 2009 tarihinde, Taraf gazetesinde, Mehmet Baransu tarafından kaleme alınan ''Karargah Evleri Soruşturmasını Genelkurmay Bu Yüzbaşı'ya Teslim Etti, Dünyanın En Zengin Askeri Savcısı, Serveti 3 Yılda Bir Trilyon Arttı, Evrakta Sahtecilik Bile Yapmışlar'' başlıklarıyla haber yayımlandığı hatırlatıldı.

Haberde, Çelik'in, ''kişilik haklarına yönelik olmak üzere yalan, iftira ve hakaretlere yer verildiği ve yargının etkilenmeye çalışıldığı'' ileri sürülen dilekçede, ''kısmen gerçek dışı bilgilere kasten gerçek dışı eklemeler yapılarak, abartılarak, kamuoyunu bilgilendirme güdüsü dışında Çelik'e yönelik adeta 'taraflı, yargısız ve medyatik bir linç operasyonu ve kampanyasına' başlandığı'' iddia edildi.

Dilekçede, ''Böylesine çirkin bir şekilde sürdürüle gelinen kampanyada, tüm etik değerler ayaklar altına alınmış ve yasal düzenlemeler çerçevesinde suç teşkil edecek şekilde gizli belgelerin yasa dışı yollardan elde edilip açıklanmasından dahi çekinilmemiştir'' denildi.

3628 sayılı Yasa'nın 15. maddesi gereğince mal bildirimlerinin gizli olduğuna işaret edilen dilekçede, bu kapsamda yargı makamlarınca, gizli belgelerin elde edilip yayımlanmasında sorumluluğu bulunanların tespiti ve cezalandırılması yolunda yasal soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Dava dilekçesinde, şunlar kaydedildi: ''Çelik, görevi gereğince periyodik olarak genel mal beyanlarında bulunmanın yanı sıra beyan edilen mallardaki değişimleri, izah edilen ve belgelendirilen mal varlığı artışlarını da yasal prosedüre uygun şekilde yerine getirmiştir. Gerek 2005, gerek 2008 ve ara dönemlerdeki gelişmeler ile ilgili 3628 sayılı Yasa'nın 7. maddesi gereği rutin yapılan karşılaştırmalarda, 'kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilmeyen mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından gelirleriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan bir artış' tespit edilmediği gibi anılan Kanun'un 4. maddesi gereğince haksız mal edinme sayılacak şekilde bir mal iktisabında ve beyanında kesinlikle bulunmamıştır. Mal varlığı ile ilgili hiçbir beyan, bilgi ve belge saklamamış, mal beyanı dışında haksız kazanç sureti ile elde ettiği bir mal varlığı ortaya çıkmamışken böylesine ağır ve haksız bir suçlamanın muhatabı olmasını kabul etmemiz olanaklı değildir. Kaldı ki mal bildirimlerindeki 'malın değer artışı'nın kesinlikle haksız artış olarak nitelendirilemeyeceği, yasanın açık ve amir hükmüdür. Tüm mal varlığı ve varlık değişim sürecine yönelik bilgilerin bir bütün halinde değerlendirmesi ile izahı olanaklı olan fakat 'gizlilik gerektiren' bir olayı, tek suçu 'Karargah Evleri' soruşturması savcısı olmak olan Çelik aleyhine maniple, ajite ve afişe ederek hedef haline getirmek isteyen davalıların, bu yasa dışı niyet ve eylemlerinin yasal koruma görmeyeceği inancındayız.''

''SORUŞTURMASI SAPTIRILMAK İSTENİYOR''
Dava konusu haber ile ''Karargah Evleri soruşturmasının yolundan saptırılmak istendiği'' öne sürülen dilekçede, ''Davalıların haber bütünlüğü içinde sürekli ve ısrarla vurguladıkları özne, Çelik'in mal varlığı ve diğer gerçek dışı suçlamaların kamuoyuna açıklanması değildir. Asıl örtülü amaç, vekil edenimce başarılı şekilde hukuka uygun bir biçimde yürütülen Karargah Evleri soruşturması süreci içinde ve sonunda birtakım 'fincancı katırlarının ürkmesi' sonucu ortaya çıkacak sonuçları bugünden engellemek, soruşturmayı asıl mecrasından saptırmak, öncelikle Çelik'i korkutmak, sindirmek, başarılı olamazlarsa medya gücü ile soruşturmadan uzaklaştırmak ve yerine gelecek askeri savcıyı pasifize etmek ve yargıyı etkilemektir'' denildi.

Dava dilekçesinde, 13 Mart 2009 tarihinde yayımlanan ''Karargah Savcısına 420 Villalık Hediye'' başlıklı haberde de ''gerçek dışı bilgilere yer verildiği'' iddia edildi.

Dilekçede, Taraf gazetesi, sahibi Başar Arslan, Genel Yayın yönetmenleri Ahmet Altan ve Alev Er ile Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Adnan Demir ve muhabir Mehmet Baransu'dan 250 bin TL manevi tazminat talep ediliyor.