“Okuyucularımdan bir isteğim var. Onlara çok sevdiğim bir dil ustasının romanını öneriyorum.” (Yaşar Kemal)

Hep bir iç savaştır aşk. Bir neden arar kendine… Tıpkı Ortadoğu gibi… Ruhla etin bitmeyen savaşı gibi. Ece Temelkuran'ın ilk romanı 'Muz Sesleri', herkesi hiç kimse yapan sessizlikten kurtulmanın, kendi Ortadoğunuzu bulmanın romanı.

Oxford, Paris, Beyrut Üçgeni...
Temelkuran, Beyrut’ta yazdığı romanıyla, Türkiye’ye, “Aslında sen de Ortadoğulusun,” diyor. Odağında erkeklik, kadınlık, savaştaki şiir, İslami direniş gibi kavramların yer aldığı 'Muz Sesleri’nde Temelkuran, okurlarına yeni bir dil ve şaşırtıcı bir kurguyla aşkı ve savaşı anlatıyor.

Oxford, Paris ve Beyrut’ta geçen roman, Batı’nın ve Doğu’nun günahlarına, “iki buçuk” aşk hikâyesinin içinden bakıyor.

''Her günkü elektrik kesintisi başlamadan önce ve sabah serinliği sona ermek üzereyken, uykusunun arasında kalkıp havalandırmayı çalıştırabilen, tam rüyaya dalacakken jenaratöründe mazot bulunduğunu hatırlayıp rahatlayan şanslı Beyrutluların dışında kalan pek çok kişi, şu anda evlerinde cereyan yapacak iki camı açıyor, Jetawi Yokuşu'ndaki bu pencerelerden birinden, yokuşun başındaki apartmanın en üst katından, yarı İngilizce, yarı arapça bir şarkının sözleri sarkıyordu...'' (Kitaptan)

Yazar okurunu, Ortadoğulu olan herkesin bildiği ama bildiğini unuttuğu “muz seslerinin” gizini öğrenmeye çağırıyor.

'Muz Sesleri' Everest Yayınları etiketiyle kitapçılarda.