Yıldıza-benzer (Yunanca asteroeides, aster "yıldız" + -eidos "form, şekil") anlamına gelen "asteroid", terim olarak, 1802’de, Olbers’in keşfettiği ikinci asteroid olan 2 Pallas'ı görmesinden hemen sonra Sir William Herschel tarafından - aynı zamanda dev gezegenlerin ayları için de - kullanıldı. Kelimeyi isminde kullanan ilk bilimsel çalışma 1840’da Erman tarafından yayımlanmıştır.

Bir astreoidin kesin tanımı hala yoktur. "Minör gezegen" (ya da "planetoid") terimi cismin oluşumu ya da güneş sistemizdeki genel yeri hakkında güçlü bir fikir vermemektedir ve bazıları her minör gezegene "asteroid" denmesine karşıdır.

Astreoitleri sınıflandırmanın bir yolu büyüklükleridir. Kullanımdaki bir tanıma göre astreoidlerin çapı tipik olarak kaya büyüklüğündeki meteoritlerden farklı olarak 50 m.den fazladır. Bu ayrım astreoidler Dünya Atmosferi’nden geçip yere ulaşacak kadar büyük oldukları için yapılmıştır.

Dolayısıyla meteoritten büyük, gezegenlerden küçük ve buz yerine kayadan oluşan Güneş Sistemi cisimleri için astreoid terimi kullanılmaktadır. Bazen yörüngeye gönderilen Mariner IV gibi insansız uzay araçları için suni asteroid terimi kullanılır.
http://www.astrologyanalyst.com