Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Aksaray Günleri etkinliklerinin açılış töreninde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Reyhanlı'daki saldırılara ilişkin MİT ile emniyet arasında kopukluk olabileceğine dair sözleri hatırlatılınca Atalay, basında çıkan iddialar üzerine teftiş kurullarının olay yerine giderek konu ile ilgili inceleme yürüteceklerini belirtti.

Teftiş tamamlanmadan söylenenlerin yarım ve eksik olacağına dikkati çeken Atalay, bombalı saldırılara ilişkin son durumun sorulması üzerine, "Hatay Reyhanlı olayı hepimizi çok derinden üzdü. Ben de o gün kabine üyesi olarak ilk oraya ulaşan durumundaydım ve iki günümü orada geçirdim. Olayın bütün boyutlarını çok yakından yaşadım. Hala da takip ediyorum. Şu anda Başbakan Vekili olarak takip ediyorum" dedi.

Atalay, bombalı saldırıların güvenlik ve yargı boyutuna ilişkin olarak şunları kaydetti:

"Dün, gözaltına alınanlardan 8 kişi tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmişti. Bunlardan 4'ü tutuklandı, 4'ü serbest bırakıldı. Bugün de kalan 4 kişi yargıya sevk ediliyor, yine tutuklanma talebiyle. Onlarla ilgili gelişmeleri göreceğiz ama büyük oranda işin içindekiler tutuklanmış oldu. Şimdi halen yakalama çalışması süren kişiler var. Hayatlarını kaybedenlerin sayısı 51'e yükseldi"

Atalay, hayatını kaybedenlerin sayısıyla ilgili dün 52 rakamının telaffuz edildiğini anımsatarak, "Şu ana kadar kimliği tespit edilmemişlerle birlikte hayatını kaybeden maalesef 51 vatandaşımızdır. Ama halen kimliği tespit edilemeyen vatandaşlarımız var" dedi.

'YASAK AMACINA ULAŞTI'
Bombalı saldırılar hakkında yayın yasağının soruşturmanın iyi yürütülmesi, faillerin iyi şekilde takip edilip yakalanması ve olay yerinin sağlıklı şekilde incelenmesi için alındığını vurgulayan Atalay, bu açıdan da yasağın amacına ulaştığını söyledi.

'KILIÇDAROĞLU'NA GEREKLİ TEPKİYİ VERDİ'
"Ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu'nun Brüksel'de Başbakan Erdoğan'a ilişkin eleştirileri vardı. Esad'a benzetti Erdoğan'ı. Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkanının da tepkisi oldu ve ikili görüşmeyi iptal etti. Bunu nasıl yorumlarsınız?" sorusuna Atalay, şu karşılığı verdi:

"Ben nasıl yorumlayacağım. Zaten oradaki muhatabı gerekli tepkiyi gösterdi. Hem orada sözlü tepki gösterdi hem de daha önce kendisine verilen randevuyu iptal ettiler. Bunlar Avrupa Parlamentosundaki sosyalist veya sol kesimdir. Türkiye'de sosyal demokrat politika yürütüyorum diyen ana muhalefet partisine Avrupa solunun bile tutumu bu. Doğrusu bugüne kadar biz anlatmaya çalışıyorduk ama çok iyi anlaşılmıyordu. CHP'nin Türkiye'ye bakışı ve ana muhalefet politikası daima bu; dışarıya gidiyor, Türkiye'yi şikayet ediyor.

'KENDİ ADIMA SEVİNDİM'
Türkiye'nin bir bütünlüğü olduğunu, ülkeyi büyütmek için dışarıda iktidarıyla, muhalefetiyle birlikte çalışıldığını anlatan Atalay, ana muhalefetin, parlamenter sistemlerde iktidar yarısı olduğunu, iktidarın yarısı kadar sorumluluğu bulunduğunu söyledi.

Atalay, şöyle devam etti:

"Ana muhalefet liderinin ve mensuplarının işi gücü Türkiye aleyhinde oralarda konuşmak. Kendi başbakanını şu anda dünyada en büyük zalimlerden biri olan, kendi vatandaşına zulmeden Suriye'nin devlet başkanıyla eş tutuyor. Böyle bir ana muhalefet lideri var. Çünkü onunla birlikte iş tutuyorlar. Milletvekilleri gidiyor o diktatörle pozlar veriyor, yardımlaşıyor. Onun için ben dünkü olaya kendi adıma sevindim. Çünkü biz birçok şeyi anlatıyorduk bazen anlaşılmıyordu. Böyle çarpıcı olaylar meydana gelsin ki ana muhalefetin bugüne kadar yaptığı daha iyi anlaşılsın. İsrail'e gidiyor Türkiye'yi şikayet ediyor, Avrupa'ya gidiyor Türkiye'yi şikayet ediyor."

'TÜRKİYE'YE HİÇBİR KATKISI OLMADI'
CHP'nin, Türkiye'ye, Türkiye'nin gelişmesine, büyümesine bugüne kadar hiçbir katkısı olmadığını ifade eden Atalay, muhalefetin bu görevi hakkıyla yapmak isteyen iktidarın paçasından tutup çekmekten başka da hiçbir şey yapmadığını dile getirdi.

Atalay, "Ancak, Avrupa'yı düşünürseniz Türkiye adına üzücü bir boyutu var. Türkiye'nin ana muhalefetinin Avrupa'da, üstelik kendi platformunda düştüğü durum yine biraz da Türkiye'nin aleyhinedir tabii. O açıdan da doğrusu bizar üzücü" değerlendirmesinde bulundu.