26 Mart 2009'da "Bir avukat bürosuna Abdullah Öcalan'ın fotoğrafını asmış" ihbarını alan Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri Ankara Barosu’na kayıtlı avukat Levent Karakaş'ın bürosunu bastı.

İşyerinde saatlerce arama yapan polis, Levent Karakaş ve sekreterinin bilgisayarındaki harddisklere el koydu.

Atatürk portresinin yanına Abdullah Öcalan'ın portresinin asıldığı şeklinde tutanak hazırlayan polis, Levent Karakaş hakkında "PKK terör örgütünün propangandası yapmak" suçlamasıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Avukat Levent Karakaş, Gölbaşı Adliyesi'nde duruşmaya katılmak için beklerken, polisler tarafından gözaltına alınarak sekreteri ile birlikte sorgulandı.

Avukat Levent Karakaş, ifadesinde söz konusu fotoğrafın babasına ait olduğunu belirterek, böyle bir iddiayı ortaya atan polisler hakkındada suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

SÜRECİN UZAMASI BENİ RAHATSIZ EDİYOR
NTV yayınına bağlanan avukat Levent Karakaş, yaşananları şöyle anlattı:

"Polisler büroya girdiklerinde kamerayı açarak doğrudan fotoğrafın bulunduğu odaya gitmişler ve içlerinden biri 'İşte yakaladık' demiş. Sekreterim, fotoğrafla ilgili 'Hasan amca, Levent Bey'in babası. Esnaftır' bilgisini vermiş.

Beni bu olay çok üzüyor. Terörle Mücadele ekiplerinin iki resmi ayırtedebilmesini isterdim.

Adliyede duruşma beklerken polisler beni gözaltına aldı, ofisime gittik. Ofiste 'Fotoğraf rahmetli babamın' deyince gözaltı kararı kaldırıldı. Benim ve sekreterimin bilgisayarlarına el konuldu, bunları almamız biraz süre aldı. Soruşturma çok yavaş ilerliyor, henüz kapanmadı. Cumhuriyet Savcısı'na gidip 'Soruşturmanın uzaması beni rahatsız ediyor' dedim, sonucu bekliyoruz."

2001 yılında benzer bir olay da İstanbul’un Zeytinburnu’nda yaşanmıştı.

Bir lokantanın sahibi masalardaki tuzluklar Öcalan’a benzediği için polislerce gözaltına alınmıştı. İşletme sahibi ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.