Türkiye’de her yıl yaşanan yaralanmalı ve ölümlü binlerce kaza sonrası trafik sigortası kapsamında sigorta şirketinden alınacak tazminatlar için 'Hasar danışmanlık' adı altında faaliyet gösteren şirketlerin sayısı bine yaklaştı. Bu şirketler kazada yakını ölen kişiler veya yaralanan vatandaşlardan kapsamlı bir vekaletname alarak onlar adına sigorta tazminatlarını takip ediyorlar. Tahsil edilen paranın bir bölümünü de komisyon olarak kesiyorlar. 

Bu şirketler ile barolar arasında ise gerilim her geçen gün tırmanıyor. Sakarya, Amasya, Çanakkale, Ankara, Gaziantep'in de aralarında olduğu çok sayıda baro savcılıklara başvurarak bu firmalarından şikayetçi oldu. Avukat Seçil Altuğ'un şikayeti sonrası Gül Hasar Yönetimi AŞ'nin sahibi Mikail Karakuş (35) ile şirketin Ege Bölge müdürü Yener Adım (37) hakkında, 1 yıldan 3 yıla hapis istemi ile dava açıldı.

"YAPTIKLARI İŞ YASADIŞI"

Hürriyet gazetesinden Dinçer Gökçe’nin haberinde görüşlerine yer verilen Aydın Barosu Başkanı Avukat Gökhan Bozkurt, bu kişilerin yaptığı işin yasal olmadığını belirterek, "Avukatlık yapma yetkileri olmadığı halde bu işleri yapıyorlar. Hasar danışmanlık adı altında her yerde varlar. Vatandaş acılı haldeyken çoğu zaman kaza yerinde sözleşmeyi imzalatıyorlar. Ancak vatandaş bir süre sonra avukata gidiyor. Avukatın takip yapabilmesi için önceki vekâletnamedekileri azletmesi gerekiyor. İlk şoku orada yaşıyor. Bakıyor ki haberi olmadan 50-100 kişiye vekâletname vermiş. Her bir kişinin azledilmesi için 2.500-3 bin lira ödemesi gerekiyor. Listede 50 kişi varsa vatandaşın 100-150 bin lira harcaması gerekir. Ellerindeki sözleşmeyi de tehdit olarak kullanıyorlar" yorumunu yapıyor.

Av. Bozkurt, sigorta şirketinden alınan paranın yüzde 50'sinin bu şirketlerce alındığını ifade etti.

"YA MEZARLIKTA YA TAZİYEDE YAKALIYORLAR"

Bozkurt, "Bu kişiler, kaza olur olmaz olay yerine varıyor. Oraya gelip kartvizit bırakıyorlar. Bu durum utanç verici bir hal aldı. Kazadan geriye kalanlarla görüşmeye çalışıyorlar. Eğer oraya ulaşamamışlarsa morgun önünde bekliyorlar. Morgun önünde bulamazsa cami bahçesinde buluyorlar. O da olmadı mezarlıkta yakalıyorlar. En kötü ihtimal taziye evine geliyorlar. İki kardeşten biri öldü; diğeri hastaneye kaldırıldı. Aile, cenaze sonrası hastaneye gidiyordu. Bu kişilerin, aileyi hastanede beklemelerine şahit oldum" dedi. "Ortada bir şebeke var" diyen Bozkurt "Bunun içinde her kim varsa, menfaat karşılığında bunlarla haber veriyorsa bu suçu işliyor. Bu şirketleri denetleyen hiçbir mekanizma da yok" dedi.

“YASAL BİR ENGEL YOK”

Hakkında dava açılan isimlerden Mikail Karakuş ise, "Yaptığımız işin önünde yasal bir engel yok. Mağdurların haklarını korumak için çalışıyoruz" dedi.

Karakuş, yüzlerce şirketin faaliyette olduğunu belirterek "Ortada büyük bir rekabet var zaten. Sigorta parasının yarısını almamız söz konusu değil. Yoğun bir rekabet var şirketler fiyat kırıyor. Yüzde 15 ile 25 arasında bir pay alıyoruz" dedi.

30 şube ile faaliyet yürüttüklerini kaydeden Karakuş, "Esas mağduriyeti avukatlar yaratıyor. Onlar yapamadığı işi yapıyoruz. Geçen yıl 100'e yakın dosya zaman aşımına girdiği için hak sahibi parasını alamadı. Bu insanları dolandırmıyoruz, çantacı da değiliz" dedi.