Çek Cumhuriyeti'nden Türkiye'ye dönen Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Atatürk Havalimanı'nda ziyaretiyle ilgili bilgi verdi.

Ziyaret sırasında Çek Cumhuriyeti Başbakanı Mirek Topolanek, Başbakan Yardımcısı Alexander Vondra, Dışişleri Bakanı Karel Schwanzenberg ve diğer yetkililerle görüştüğünü belirten Bağış, ''Yaptığımız görüşmelerde Türkiye'nin AB üyelik sürecini ve dönem başkanıolarak Çek Cumhuriyeti'nin yaklaşımını ele aldık. Şunu memnuniyetiyle ifade ederim ki Çek Cumhuriyeti'nin Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili desteği sürmektedir. Kendi dönemlerinde bu sürecin ilerlemesi için önemli adımların atılmasında bir kararlılık içinde gördük kendilerini. Bu dönemde açılması düşünülen fasıllarla ilgili görüşmelerin yanı sıra, küresel ekonomik sıkıntılar, AB'yi ilgilendiren dış politika konuları, enerji güvenliği gibi konularda görüş alışverişinde bulunduk. Kendilerinin müzakerelerin ilerlemesi konusunda samimi ve ciddi bir çaba içinde olduklarını gözlemledim. Bizler de Türkiye olarak aynı çaba içende bu fasılların ilerlemesi konusunda elimizden geleni yapıyoruz'' dedi.

AVRUPA PARLAMENTOSU RAPORU
Bağış, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raporunu onayladığını hatırlatarak, ''Bu rapor içerisinde bizim hoşumuza gitmeyen, eleştiri tonu ağır olan maddeler olsa da içerisine katılım sözcüğünün Türkiye'nin çabaları sonucunda girmiş olan bu raporun 528 Avrupa parlamenterinin onayıyla kabul edilmiş olması, Türkiye'nin katılım sürecinin teyit edilmesi anlamına gelmektedir'' değerlendirmesinde bulundu.

Bu çerçevede raporda ''Türkiye'nin hassasiyetlerinin dikkate alındığını'' vurgulayan Bağış, ''Özellikle Ermeni iddialarıyla ilgili, 1915 ile ilgili hassasiyetimizin dikkate alınarak raporda yer verilmemiş olması, PKK'nın bir terör örgütü olduğunun açıkça vurgulanmış olması, Türkiye'ye karşı bir takım hasmane çabaların ciddiye alınmamış olması ve raporda yer almamış olması önemlidir. Daha önemli olan kısmı da 27 ülkeyi temsil eden parlamenterlerin ve 8 değişik siyasi partiyi temsil eden siyasilerin ortak raporu haline gelen bu belge, genel anlamıyla dengeli bir belge. Daha önceki yıllarla karşılaştırıldığında daha yapıcı ve Türkiye'nin tam üyelik çabalarının güçlendirilmesi konusunda çağrıda bulunan bir rapor. Bu da her geçen gün Avrupa mercilerinin Türkiye'nin tam üyelik sürecine daha fazla inandıkları ve destek verdiklerinin bir göstergesidir'' dedi.

Avrupa Parlamentosu'nun seçimlere gitmeden evvel son Türkiye raporunu yayınladığını anımsatan Bağış, ''Bu önümüzdeki Haziran'da yeni oluşacak parlamentonun da Türkiye ile ilgili izlenimlerinin başlangıç noktasını oluşturacağı için önemlidir. Temaslarımızda talep ettiğimiz birçok konunun ciddiye alındığını görmek bizler için mutluluk vesilesi olmuştur'' dedi.

Türkiye'de atılan adımların çok yakından takip edildiğini de dile getiren Bağış, Ulusal Programın yayınlanması, Baş Müzakerecilik makamının ayrılmış olması, Nazım Hikmet'in vatandaşlığının iade edilmesi, Kyoto Protokolü'nün onaylanması, Meclis'te Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu'nun kurulması, TRT 6'nın yayınlara başlamasının Prag'da da yakından izlendiğini görmenin 'umut verici' olduğunu belirtti.

Çek dönem başkanlığında ''Akdeniz İçin Birlik'' konularını da ele aldıklarını belirten Bağış, bu konularda Türkiye'nin hassasiyetlerini dile getirdiklerini söyledi.





Egemen Bağış, gazetecilerin ''ABD Başkanı Barack Obama'nın Türkiye ziyareti Avrupa ülkelerinde nasıl değerlendiriliyor?'' sorusu üzerine şunları söyledi:

''Görüşmelerimizde bu konu da gündeme geldi. Başkan Obama'nın sadece ikili ziyaretini yapacağı ülke olarak Türkiye'yi seçmiş olması değil, aynı zamanda bu çıkacağı seyahatteki her katılacağı toplantıda Türkiye'nin gündemin önemli bir maddesi olmasının, Çek dönem başkanlığını olduğu gibi, diğer muhatap olduğumuz siyasileri de etkilediğini gözlemledik.

Ülkemizde bir takım felaket tellallarının 'Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinin artık geri dönülmez bir noktaya gittiği ve kötüleştiği' iddiaları var, ama Türkiye bir kolu ile AB'ye uzanan, bir koluyla da İslam dünyasını kucaklayan bir ülke olarak gerçekten bir köprüdür. Geleneksel olarak Türkiye'nin Doğu ile Batı arasında bir köprü olduğu söylenirdi, ama bu köprünün Batı ayağına önem verilir, Doğu ayağı ihmal edilirdi. Bir ayağı güçlü, bir ayağı zayıf olan her köprünün çökme tehlikesi vardır. Biz son 7 yılda köprünün her iki ayağını eş zamanlı olarak güçlendirdik'' dedi.

Egemen Bağış, ABD Başkanı Obama'nın Türkiye ziyaretinden önce G-20 Zirvesi'ne, daha sonra NATO Zirvesi'ne katılacağını her iki zirvede de Türkiye'nin gündemde olacağını ifade ederek, Obama'nın daha sonra Prag'da AB dönem başkanlığı ile görüşmeler yapacağını orada da gündemde Türkiye'nin olacağını söyledi.

Başkan Obama'nın daha sonra Türkiye'ye geleceğini hatırlatan Bağış, ''Başkan Obama, Türkiye'ye 'geçerken uğradım' ziyareti yapmayacak. Hem Ankara'da hem de İstanbul'da temasları olacak. İki gün kalacak. Bu da Türkiye'nin artık küresel boyutta ne noktaya geldiğinin göstergesidir. Türkiye, sadece BM Güvenlik Konseyi üyesi olmakla kalmayıp, AB müzakerelerini ve İslam Konferansı Örgütü'nün Genel Sekreterliği'ni sürdürmektedir. Türkiye'nin her konuda, küresel konularda danışılan ve fikirlerine önem verilen bir ülke haline gelmiş olması, hepimizin ortak gururu olmalıdır'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu'nun da dün akşam Prag'a geldiğini ve Çek dönem başkanına Orta Doğu ile ilgili bilgi verdiğini dile getiren Bağış, ''Bu da gösteriyor ki AB dönem başkanlığı da Türkiye'nin Orta Doğu'da artan öneminin farkında ve bu konuda bilgilenmek istiyor. Türkiye'nin tecrübelerinden faydalanmak istiyor'' şeklinde konuştu.