Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'a yumurta atma davasının Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesi’ndeki ilk celsesinde beraat kararı çıktı.

Konuyla ilgili Egemen Bağış sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki sayfasında, "Gencimiz ceza alsa en çok ben üzülürdüm. Yaşanan süreç yumurtanın terör ve şiddet aracı olmasını engelledi. Topluma önemli mesajlar verdi" dedi.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi Nihal Çarıkcı, mahkemedeki savunmasında, 18 Ekim 2010'da okula gittiğini, kampüsteki Avrupa Toplulukları Araştırma Merkezinde (ATAUM) konferans olduğunu duyduğunu belirtti.

Konferansa katılmak için ATAUM'a gittiğini bildiren Çarıkcı, şunları söyledi:

''Hükümet üyeleri geldiğinde ciddi bir sıkıyönetim hali oluyor. Konferans salonuna girmemize polis ve özel güvenlik görevlileri izin vermedi. Bu, dışarıda kalan öğrencilerde tepkiye yol açtı. Egemen Bağış konferans çıkışında protesto edildi. Yuhalayanlar, alkışlayanlar, yumurta atanlar vardı. Ben de demokratik protesto ve eleştiri hakkımı kullandım ve yumurta attım. Amacım, içeri alınmayışımıza ve hükümet üyeleri geldiğinde okuldaki sıkıyönetim haline olan tepkimi görünür kılmaktı.

Egemen Bağış'ın da arasında bulunduğu bürokrat, hoca ve koruma topluluğuna doğru yumurtayı attım. Ama, Egemen Bağış'ı hedef alarak yumurta atmadım. Zaten tutanakta da belirtildiği gibi, yumurta Egemen Bağış'a isabet etmedi.''

Hakaret kastıyla hareket etmediğini söyleyen belirten Çarıkcı, ''Egemen Bağış, olayın ardından özür dilemem gerektiğini birçok yerde söyleyerek, beni suçluymuş gibi gösterdi ve zor duruma düşürdü. Bu nedenle özür dilemesi gerekenin Egemen Bağış olduğunu düşünüyorum'' ifadesini kullandı.

Çarıkcı'nın avukatlarından Ender Büyükçulha, Bakan Bağış'ın, davayla ilgili açıklamalarında savunma hakkını hedef aldığını ve bu yolla savunma hakkını kısıtladığını öne sürerek, şöyle konuştu:

''Savunma da yargılamanın bir parçasıdır. Egemen Bağış'ın açıklamalarının yargılama yapan kişileri de etkilemeye yönelik olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istiyoruz. Ayrıca Egemen Bağış, yaptığı açıklamalarda, kendisine yumurta atıldığını, ceketinin kirlendiğini söylemiş.

'Ben karakola gitmedim, avukatım gitti' demiş. Ancak dosyada Bağış'ın karakolda alınmış ifadesi var. Biz bu belgenin gerçekliğinin araştırılmasını ve bu konuda şüphe varsa, hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istiyoruz.

Müvekkilim demokratik olan eleştiri hakkını kullanmıştır. Müvekkilimin attığı yumurta da Egemen Bağış'a gelmemiştir. Hemen, müvekkilimin beraatına karar verilmesini istiyoruz.''

Sanık avukatı Mehmet Sevim de yumurta atmanın, dünyanın her yerinde demokratik eylem olarak değerlendirildiğini ifade ederek, son olarak bir davada, Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, polise yumurta atılmasını demokratik hak olarak kabul ettiğini ve sanıkların beraatına karar verdiğini belirtti.

Davaya katılma talebi kabul edilen Egemen Bağış'ın avukatı Semih Güneş ise olayda, demokratik protesto hakkını aşan fiziki şiddet uygulandığını belirterek, şikayetlerinin devam ettiğini bildirdi.

Hakim Halit Selçuk Özben, sanık avukatı Büyükçulha'nın taleplerini reddetti. Özben, ''savunmanın, yargılamanın sac ayağı olduğunu belirtti, ancak mahkemeye yönelik herhangi bir baskı olmadığını, ayrıca mahkeme dışında, kişilerin kendilerinin de suç duyurusunda bulunabileceklerini'' ifade etti. Özben, Bağış'ın ifadesinin karakolda alınması konusunda zorunluluk olmadığını, imzanın da Bağış'a ait olmadığı yönünde bir iddia bulunmadığını bildirdi.

Sanık Çarıkcı ve avukatları, esas hakkındaki savunmalarında, beraat talebinde bulundu.

Hakim Özben, ''Çarıkcı hakkında Egemen Bağış'a hakaret suçundan kamu davası açılmışsa da üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığından, CMK'nın ''yüklenen fiilin, kanunda suç olarak tanımlanmamış olması'' hükmünü içeren 223/2 (a) maddesi uyarınca beraatına karar verdiğini'' açıkladı.

Çarıkcı'ya destek vermek üzere adliye önünde toplanan bir grup, kararın ardından, ''Bir, iki, üç; bunlara yetmez ama, daha fazla yumurta'' sloganı attı.

Çarıkcı, duruşma sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada, ''mahkemede sanık sandalyesinde tek başına olmadığını, bütün yurttaşların en temel haklarının yargılandığını'' ifade ederek, ''Bakandan özür bekliyorum'' dedi.

CHP Milletvekili Sevigen de mahkemede siyaset adına üzüntü duyduğunu ifade ederek, ''Siyaset yapacaksınız, bakanlık yapacaksınız, ülke yöneteceksiniz ve haksız yere, elinde hiçbir delil olmadan bir genç kızı susturacaksınız. Bu mahkemede olmaktan büyük utanç duydum. Bir insan ve baba olarak büyük üzüntü duydum. Eğer bunları kabul etmiyorlarsa, içlerine sindiremiyorlarsa, sakın siyaset yapmasınlar. Ben, Nihal'den siyaset adına özür diliyorum, Egemen Bağış adına değil'' dedi.

Avukat Büyükçulha da ilk duruşmada beraat kararı vermesini önemsediklerini belirterek, Bakan Bağış'ın, açıklamalarıyla ''müvekkilini suçlu gibi göstermeye çalıştığını, savunma hakkına saldırılarda bulunduğunu, öne sürdü ve ''Şimdi sıra bizde, Sayın Bakan, ülke yurttaşlarından özür dileyiniz. Müvekkilimden özür dilemenizi bekliyoruz Sayın Bakan'' ifadelerini kullandı.