MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Antalya'nın Manavgat ilçesindeki bir otelde düzenlenen "MHP İl ve İlçe Başkanları Toplantısı"nın son gününde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin ağır bir beka sorunu yaşadığını belirterek, bekanın varlığın bereketi, bağımsızlığın nişanesi olduğunu ifade etti.

Beka yoksa geleceğin olmayacağını, varoluş mücadelesinin de kaybedilmiş demek olduğunu vurgulayan Bahçeli, bundan sonra Türkiye'yi nasıl bir geleceğin beklediği, bölgedeki gelişmelerin nasıl seyredeceği, terörizmin ve küresel güçlerin hangi oyunları sahneleyeceği, milli bekaya yönelik tehditlerin hangi yönde ilerleyeceği, siyasi gelişmelerin nasıl şekilleneceği, milletin kardeşliğinin nasıl sürdürüleceği ve toplumun bu süreçten nasıl etkileneceğinin herkesin düşünmesi gereken hayati konular olduğunu bildirdi.

Yüreğinde vatan ve bayrak sevgisi olan herkesi ortak değerlerde buluşmaya davet eden Bahçeli, şöyle devam etti:

"Millet varlığına karşı husumete yeltenenleri de tahrikleri bırakarak, girdikleri ihanet yolculuğundan vazgeçmeleri konusunda kesinkes uyarıyorum. Türkiye’nin güney sınırları boyunca mazisi bir asrı bulan iğrenç bir kumpas tedavüldedir. Fırat'ın doğusunda 700 kilometrelik PKK/PYD kuşağı oluşmuştur. Afrin, Kobani ve Cezire'yle birlikte kanlı ve bölücü terör örgütünün üç sözde kantonundan birisidir. Suriye'nin kuzeyine yuvalanmış hainler, bulundukları yerlerden, tutundukları alanlardan teker teker sökülüp atılmazlarsa vatan tehlikede, beka ateş altındadır.Bu itibarla Zeytin Dalı Harekatı haklı, meşru ve milli bir duruşun sahaya yansımış, Afrin'e odaklanmış hali ve şeklidir. Nereye kadar gidiyorsa oraya kadar sürdürülmelidir. Egemenlik haklarımızı savunuyoruz. İnsanlık düşmanı teröristlere karadan, havadan hayatı zehir ediyoruz."

"TERÖRLE GİRDİĞİMİZ BU YÜKSEK MÜCADELE MUTLAKA BAŞARIYLA SONUÇLANACAKTIR"

Zeytin Dalı Harekatı'nda dün, PYD/PKK'nın saklandığı Eşkan bölgesinde önemli hedeflerin imha edildiğini, jetlerin muazzam desteğiyle kuzey-batı hattındaki Kırıkhan-Hassa-Deli Osman bölgesinin 56 kilometrelik bölümünde denetim sağlandığını aktaran Bahçeli, ilk defa derinlemesine ilerleme kaydedildiğini vurguladı.

Bahçeli, PYD/PKK'nın mevzi ve kontrol noktalarıyla sığınak, barınak, silah, araç ve gereçlerinin kademe kademe yok edildiğine dikkati çeken, harekatın planlama ve icrasında masumların zarar görmemesi için olağanüstü bir titizlik ve çaba gösterildiğini söyledi.

Afrin'den peş peşe gelen şehit haberlerinin kendilerini derin bir hüzne boğduğunu aktaran Bahçeli, "Devam eden harekat kapsamında, ATAK tipi bir helikopterimiz dün öğle saatlerinde kırıma uğramış, maalesef iki kahramanımız şehit olmuştur. Helikopterimizin düştüğü anda yaşanan patlama akıllara pek çok ihtimali getirmiştir. Doçka saldırısından mı yoksa teknik bir sorundan mı düştüğü sanıyorum kısa zaman içinde netlik kazanacaktır" ifadesini kullandı.

Bahçeli, dün 11 askerin şehit olduğunu anımsatarak, vatan savunmasının arzu edilmese de acı verici sonuçlarının olduğuna işaret etti.

İnançlarına göre şehitlerin ölmediğini vurgulayan Bahçeli, "Terörle girdiğimiz bu yüksek mücadele mutlaka başarıyla sonuçlanacaktır. Çünkü Allah bu milletin yardımcısıdır" diye konuştu.

"DÜŞMANA MERHAMET, ACİZLİK VE ZAAFTIR"

PYD/PKK'nın hesap vereceğini, küstahlığının ve şerefsizliğinin bedelini ödeyeceğini belirten Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

"IŞİD'e karşı kurulan eften püften koalisyonun ABD’li komutanı Funk, Türkiye’nin yanlış hesabından dolayı kaygılandığını açıklamış. Acaba yanlış, bu sömürgeciye göre nedir Yanlış hesabın mahiyet ve muhtevası nasıl izah edilecektir Üstelik bu çürümüş, Türkiye’nin PKK/PYD’yle mücadelesini tuhaf buluyormuş. Hatta daha ileri giderek şunları söylemiş, 'Rakka’yı IŞİD’ten alan insanlar, hangi milliyetten, hangi inançtan olurlarsa olsunlar kahramandırlar.' Funk, asıl yanlış hesabı kendilerinin yaptığını görmemiş, görmek istememiştir. Zira insan dedikleri, insanlık düşmanı insanlığın defolarıdır. Eğer haine kahraman diyorlarsa bu ABD’yle müttefiklik nasıl sürdürülecektir Eğer Türkiye ile ABD arasında görüş menzili sıfıra iner, diyalog kopar, temas kesilir, eller tetiğe giderse ve de siyaset yerine silah konuşursa olacakları hesap eden, sonuçlarını düşünen var mıdır Biz düşünüyor, hesap ediyoruz ve de hiç kimseden korkumuz olmadığını Bozkurt duruşuyla Antalya'dan ilan ediyoruz. Nedir bu çektiklerimiz?"

ABD'YE ELEŞTİRİ

Devlet Bahçeli, ABD özel kuvvetler askerlerinin, Menbiç'te teröristlerle birlikte nöbet tutmalarının, devriye gezmelerinin rezillik, cinayet ve hıyanet olduğunu ifade etti.

Vatan evlatlarını hedef alan silahların menşeinin belli olduğuna dikkati çeken Bahçeli, şunları kaydetti:

"Canilerin elinde bulunan uçaksavarların, tanksavarların, roketlerin, füzelerin, doçka ve havan toplarının hangi ülke tarafından hibe edildiği belirgindir. ABD, teröristlerle suçüstü yakalanmıştır. Bu da yetmemiş, Türkiye’ye yapılan saldırıları teşvik ve tahrik etmiş, en azından namluya mermiyi sürmüştür. Bu kin, bu nefret, bu husumet çok tehlikeli bir noktaya, sıcak çatışmaya doğru gitmektedir. Açık açık söylüyorum, Türk milletinin karşısında PKK/PYD/YPG'nin yanında ABD yerini almıştır. Stratejik ortağımız, NATO’da yan yana durduğumuz ülke FETÖ başaramayınca, bu defa diğer terör örgütleriyle bir olmuş, düşman kampında buluşmuştur. Düşmana merhamet acizlik ve zaaftır. Bu, insaniyet göstermek değil, insanlık özelliğinin yok oluşunu ilan etmektir. Şayet ABD yanlıştan dönmez, tahrik, taciz ve terör tahkimatına devam ederse, durumunun tarifi düşmanca, duruşunun tanımı düşmanlık olarak anılacaktır."

Bahçeli, TSK tarafından başlatılan Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili Menbiç'te PYD/PKK durduğu müddetçe terör koridorunun riskinin bertaraf edilmiş olmayacağını belirtti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Afrin açıklamalarını eleştiren Bahçeli, şöyle devam etti:

"Afrin'e girmeyin demek, PKK'ya ellemeyin, PYD'ye yanaşmayın demek, Türkiye'ye saldırın demektir ve terör işbirlikçiliğidir. Peki, Afrin’e girmeyeceksek Zeytin Dalı Harekâtı’nı niye başlattık Niye bunca emek ve şehit verdik Dağda taşta terörist ararken, bunların kaçıp şehir merkezine sığınacağını, oradan da yeni kanlı eylemlerini planlayacağını Sayın Kılıçdaroğlu bilmiyor mu? Hadi bilmiyor olsun, bölgeyi tanıdığını her fırsatta ima ve ifade eden muhasebeci Kenan da mı bilmiyor Musul'da tekledi, muhasebeci oldu, bari Afrin konusunda sıkıyorsa dik dursun da görelim. CHP Genel Başkanı'nın ağzından PYD/YPG'yi terör örgütü olarak duyanınız oldu mu Amasız, fakatsız terörle mücadeleye destek verdiğini, dua ettiğini göreniniz, öğreneniniz bulundu mu ABD’ye bir çift sözü, biraz tepkisi işitildi mi Alın PKK'yı, vurun CHP'ye. Şemsi Tebriz-i bakınız ne kadar manidar ve muhteşem bir söze imza atmış, 'Otunu, suyunu bilmediğin gönüllerde koyun gütme. Yoksa, kaçıracağın keçilere çobanlık yapamazsın.' CHP'nin durum özeti, Sayın Kılıçdaroğlu'nun acıklı hali budur. Şu gerekçeye bakar mısınız, Afrin'e girersek çok şehit verirmişiz. Korkakça yaşamaktansa kahramanca şehadet bu milletin muhteşem vasfıdır."

CHP Genel Başkanı'nın, yurt içinde 349, yurt dışında da 34 ayrı devletin sınırları içinde bulunan 78 şehitlikten haberinin olmadığını savunan Bahçeli, her muhasım tehdit sonucunda tarihi haklardan, bekamızın namus ve haysiyetinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, vatana, devlete sahip çıkacaklarını vurgulayarak, "Biz, cumhurun ittifakıyla milletin mutabakatıyla geleceğimize sahip çıkacağız, bekamıza ve istiklal haklarımıza Allah’ın izniyle leke düşürmeyeceğiz. Karşımızda CHP, İP, HDP, PKK, YPG, PYD, FETÖ, DHKP-C olursa olsun, bizim de milletimiz vardır, bizim de rahmetine sığındığımız bir tek Allah'ımız vardır" ifadesini kullandı.

"TÜRKİYE'NİN SORUNLARI ORTAK AKIL VE SAĞDUYUYLA ÇÖZÜLMELİ"

Ege ve Akdeniz'de gerilim politikası uygulayarak Türkiye'nin sabrını zorlayanların hata ve gaflet içerisinde bulunduğunun altını çizen Bahçeli, Türkiye'nin her cephede helali hakkını koruyacak seviyede olduğunu belirtti.

İsrail'in, Suriye'de devreye şiddetle ve alenen girdiğini, Suriye'nin de İsrail'e ait bir F-16 savaş uçağını düşürdüğünü anımsatan Bahçeli, bunun karşılığında İsrail'in misilleme yaptığını ve İran'a rest çektiğini söyledi.

Bahçeli, bölgenin çok vahim gelişmelere gebe olduğunu ve çok ısındığına değinerek, şunları kaydetti:

"Kutuplaşma ileri düzeydedir. Buhran süreci çok tehlikeli şekilde mesafe almaktadır. Bu tehlikeli sürece göğüs germek ve milli dayanışma ruhuyla Türkiye'yi birlik, bütünlük ve huzur içinde onurlu ve aydınlık bir geleceğe taşımak siyaset kurumunun, milli mutabakat ruhunun en yakın ve öncelikli görevidir. Karşımızdaki sorunların çözüm yolları ve imkanlarının aranacağı adresler, milli duruş, demokratik kültür, bin yıllık kardeşlik hukuku, milletimizin dua ve desteğidir. Türkiye'nin sorunları ortak aklın ve sağduyunun rehberliğinde çözülmelidir, inşallah da çözülecektir. Bu doğrultuda, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne 2019 yılında resmen geçilecek, ondan sonraki beş yıl süresince, yeni sistemin kurum ve kurallarıyla yerleşebilmesi için siyasette tesis edilen birlik ve dayanışma iradesi sürdürülecektir. Ortak amaç, terörizme karşı aynı sipere girmek, kronik gerginlik kaynağı haline gelen toplumsal huzursuzluk konularını, milletimizi kucaklayan bir sağduyu ve hoşgörü ortamıyla gündemden çıkarmak olmalıdır. Bunun için siyasi partilerin asgari müştereklerde buluşmaları zaruridir, millete karşı vefa borcudur."