MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.

Bahçeli’nin gündemi PKK’nın son dönemdeki eylemleriydi.

PKK’nın son bir haftadaki eylemlerini sıralayan Bahçeli, "Teröristler yol kesmekte, kimlik kontrolü yapmakta, araçları ateşe vermektedir. Onarca güvenlik görevlimiz yaralanmış, bir korucumuz şehit edilmiştir... Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da devlet yoktur; vali ve kaymakamlar kayıptır" dedi.

Asker ve polisin ancak kendisini savunduğunu söyleyen Bahçeli, bazı valilerin Başbakan’la birlikte İmralı canisini takdirle karşıladığını ve ve o valinin hala görevde olduğunu söyledi. "Türkiye nereye gitmektedir?" diyen soran Bahçeli, "Yaşananlara bakıldığında devlet fiilen komaya girmiş durumda" ifadesini kullandı.

"PKK'NIN KORKUSU KALMADI"
"Eşkıya dağdan şehire inmiş, PKK’nın korkusu kalmamıştır. Zira ortada; Türk gençliğiyle uğraşan, Gezi’de kilitli kalan, mahkemede hesap vermekten kaçan Başbakan’ın teröre boyun eğme hali vardır" diyen Bahçeli şunları söyledi:

"Türkiye kanlı bir bölünmeye, kardeşin kardeşe silah uzattığı bir yöne doğru gitmektedir. Erdoğan göstericilere su ve gaz sıkmak, kurşun atmakla oyalanmaktadır. Gezi’nin yıldönümünde gözdağı veren, ‘polis kesin talimat almıştır, gereği neyse yapılacaktır’ diyen Başbakan, konu PKK olunca ortadan kaybolmaktadır.

"PKK'YA KARŞI NEDEN SESSİZ?"
Başbakan, PKK’ya niçin sessiz kalmaktadır. Cumnhurbaşkanı olabilmek, başkanlık sistemini kurmak için mi PKK’nın eylemlerini duymazdan gelmektedir... Başbakan koltuk uğruna Türkiye’ye ihanet ettiğinin ne zaman farkına varacaktır. İstanbul’da polisin tavrını anlamayan Başbakan, PKK’nın küstahlıklarını çıt çıkarmadan izlemektedir.

Başbakan Erdoğan vatanın bir bölümünü gözden çıkarmış, pazarlıklarla vatan topraklarını hibe etmeye; başkanlık çeyizi olarak vermeye niyetlidir. PKK işi, dağa çocuk kaçırmaya kadar götürmüştür. Diyarbakır’da evlatlarını geri isteyen anaların çığlığı saygıdeğerdir..."

CUMHURBAŞKANI TARİFİ
"30 Mart seçimleri geri sayımın başlangıcıdır. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Başbakan Erdoğan ikinci dersini 10 Ağustos’ta alacaktır. 3. ve son aşama olan genel seçimlerde, nasıl geldiğiyse öyle gidecek; 17 Aralık ve 25 Aralık ile sözde çözüm süreci nedeniyle hesap verecektir” diyen Bahçeli, konuşmasına cumhurbaşkanlığı seçimiyle devam etti.

Gelecek günlerin en önemli gündem maddesinin cumhurbaşkankığı seçiminin olacağını söyleyen Bahçeli, bu amaçla bazı temaslarda bulunduklarını ve bunları sürdüreceklerini söyledi. Üzerinde şaibe bulunmayan değerli bir isim konusunda mutabakat sağlanacağı inancında olduğunu söyleyen Bahçeli şöyle konuştu:

"Ayrımcı ve dışlayıcı olmayan, tarafgirliğe uzak, subjektif yargılara mesafeli; milletin ortak duygu ve iradesini yansıtan bir cumhurbaşkanı arzusundayız. MHP, 12. Cumhurbaşkanının kucaklayısı ve kerdeşliğin teminatı olmasını istemektedir..."

"ADAY MISIN, DEĞİL MİSİN?"
Anlaşılan o ki, tepe yöneticilerinin açıklamalarına bakılınca, Başbakan Erdoğan’ın adaylığı hemen hemen kesinleşmiştir. Fakat her nedense kendisi bunu açıklamaktan çekinmektedir. Buradan kendisine sesleniyorum; Başbakan Erdoğan aday mısınız, değil misiniz?.. Cumhurbaşkanlığından ziyade başkanlık hayalleri kurduğu anlaşılmaktadır..."

"AKMAZ, UÇMAZ, KOKMAZ VE GÖÇMEZ"
Çatı aday tartışmalarına da değinen Bahçeli, "Merak etme Başbakan Erdoğan, bizim çatımız akmaz, uçmaz, kokmaz ve göçmez. Sen bizim çatımıza değil, birlikte tüfek çattğın menfaat düşkünlerine bak. Sen bizim çatımızın ne olacağına değil, 10 Ağustos’ta düşecek süngünün derdine yan. Aday olursan bilesin ki işin zordur ve ortak çatı senin zihniyetini kaynatacak, 17 - 25 formülüyle siyasi moleküllerine ayıracaktır..." şeklinde konuştu.