Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.

MHP Lideri Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ı ve hükümeti Gezi Parkı olayları üzerinden eleştirdi, "Siyasetin amacı bölmek değil, birleştirmektir" dedi.

Başbakan'ın demokratik refleksleri bastırmaya çalıştığını söyleyen MHP Lideri, "Konu 3-5 ağacın kesilmesinden ötedir. Sağduyuyla çözülecek bir mesele kördüğüm halini almıştır" ifadesini kullandı.

AK Parti'nin "Milli İradeye Saygı'' mitinglerine de değinen Bahçeli, "Mitingler tesadüf değildir. AKP'lilerin Kazlıçeşme mitinglerini abartmaları çaresizliğin göstergesidir" diye konuştu.

Bahçeli, AK Parti'nin Ankara'da yaptığı mitingde üç hilal ve bozkurt temalı bayrakların açılmasına da yine sert tepki gösterdi.

MHP Lideri'nin konuşmasından satır başları şöyle:

''Örnek alınan bir ülke haline geldiğimiz söylemlerinin palavradan ibaret olduğu ortaya çıkmıştır. AKP'nin iktidar yıllarında itibarı sarsılan siyaset bariz olarak belirmiştir. Türkiye art niyetleri kadroların nursuz yüzlerin elindedir. Siyasetin amacı ufalamak, bölmek değil, birleştirmektir. Siyasetin gayesi hizmettir, geliştirmektir.

'GAFLET HATTA HIYANET'
Siyasetin doğasında yer alan rekabet ideal olanı bulma ve ulaşma üzerine şekillenmiş bir yönetim sürecinin parçalarıdır. Siyasetin ve siyasetçinin sorumluluk bilincinden ayrılmaması zorunluluktur. Bugünü kurtarayım derken yarınları kundaklamak büyük bir gaflet hatta hıyanet olacaktır. Başbakan ve hükümet Gezi Parkı buhranını kışkırtmak için elinden geleni yapmıştır.

'TOPLUMSAL BARIŞ YARA ALDI'
Başbakan Erdoğan'a göre sokaktaki kalabalık çapulcudur. Başbakan'a göre AKP'yi kıskananlar devreye girmiştir. Yıllardır ezilen, özel hayatı tarumar edilen kim varsa Başbakan'a göre provokatördür. Tepkileri anlamak istemeyen Başbakan Türkiye'yi bundan sonra nasıl yönetecek? Gezi Parkı olayları zaten hasarlı olan demokrasimiz için yeni bir kırılmadır.

Gençlere TOMA’larla, şiddet araçlarıyla karşı konulması utançtır. Başbakan acımasızca demokratik refleksleri bastırmaya çalışmaktadır. Konu 3-5 ağacın kesilmesinden çok ötedir. İstanbul'un ufku kararmış, toplumsal barış ve ahenk yara almıştır.

'BİR BÖLÜM AH VAH EDERKEN, BİR BÖLÜM SEVİNÇ ÇIĞLIKLARI ATIYOR'
Sağduyu ile çözülecek mesele kördüğüm halini almıştır. Ne yazık ki, Türkiye'nin bir bölümü ah vah ederken diğer bölümü sevinç çığlıkları atmıştır. Başbakan'ın sanatçılarla görüşme trafiği oyalama taktiğidir. Herkes önceden yazılmış rolü kapsamında hareket etmektedir. İç ve dış politikada hükümet başarısız olmuştur. 'Milli İradeye Saygı' mitingleri tesadüf değildir. Birbirine yabancılaşmış bir Türkiye tablosunun çıkarılması en büyük kötülüktür.

Demokratik taleplerini söyleyenlerin azarlanıp AKP'lilerin yüceltilmesi patlamaya neden olur. AKP'lilerin Kazlıçeşme mitingini abartmaları çaresizliğin göstergesidir. Türkiye'nin AKP ile yollarını ayırma vakti gelmiş ve geçmektedir. Türkiye daha fazla dara düşerse mutlaka demokratik mekanizmalar harekete geçirilmeli bu iktidara son vuruş sandıkta yapılmalı.

MHP BAYRAĞI TARTIŞMASI
Geçtiğimiz hafta sonunda AKP Ankara ve İstanbul'da mitingler yapmıştır. En dikkat çekeni üç hilal ve bozkurt amblemleri açılmıştır. MHP bayrağının AKP mitinginde kullanılması siyasi bir entrikadır.

Bu durum karşısında Başbakan hemen pür dikkat kesilmiş ve arkasından da 'MHP’li kardeşlerime teşekkür ediyorum' sözlerini sarfetmiştir. Şunu herkes bilmelidir ki, Başbakan’ın teşekkürünü kabul edecek hiçbir dava arkadaşım yoktur. Üç hilalin ve bozkurt simgesinin AKP mitinginde kullanılması tarafımızdan hoşgörülmemiştir.

'HESABINI SORACAĞIZ'
Başbakan bu tezgahın içindeyse hemen özür dilemelidir. Bugün biz, konuyla ilgili gerekli hukuki müracaatı da yaparak, partimize dönük terbiyesizliğin hesabını yargı nezdinde ucu nereye dayanırsa dayansın soracağız. Üç hilal ancak hak edenin elinde sallanacaktır.

Başbakan Erdoğan şayet bu tezgahtan haberi yoksa, o halde çok kritik bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu mutlaka görmelidir. AKP’nin açık hava toplantısında, Başbakan’ın konuşma yaptığı platforma çok yakın bir noktada kolaylıkla kimliği meçhul isimler büyük boyutlu değişik flama ve afişleri açılabiliyorsa durum ciddi demektir.

Bu kapsamda Başbakan Erdoğan’ın tuzağa düşürülme ihtimali de çok fazladır. Yani kimliği müphem afişçiler, kiralık pankartçılar Başbakan’ın dibine kadar güvenlik çemberlerini aşarak gelmişse, gözü kara suikastçılar da rahatlıkla bunu yapabileceklerdir.

'25 METREDEN 25 KURUŞU VURABİLECEKLERDİR'
25 metreden 25 kuruşu vurabileceklerdir. Başbakan Erdoğan’a yanında duran, çevresinde öbeklenen, hemen kol mesafesinde bulunan birilerinin kötü niyetle fırsat gözlediğini kimse ihmal etmemelidir.

Menderes’in asılmasını, Özal’ın zehirlenmesini siyaset malzemesi yapanlar, acaba Erdoğan’ın da vurulması için adım adım düzenek mi hazırlamaktadır? Başbakan’ın bugünlerde kefenden musalla taşına kadar ölümü hatırlatıcı birçok beyanı düşünüldüğünde, yeni bir oyun mu kurgulanmaktadır? Bu yüzden Başbakan Erdoğan dönüp etrafını yoklamalı ve yanına kadar sokulmuşları iyi
araştırmalıdır.

'BÖLÜCÜLER MEYDANI BOŞ BULDU'
Türkiye Gezi Parkı’na sabitlenmişken, bölücüler meydanı boş bulmuşlar, tehdit dolu söz ve açıklamalarını artırarak sürdürmüşlerdir. Geçtiğimiz hafta sonunda Diyarbakır’da sözde 'Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansıyla' yeni bir kepazelik daha sergilenmiştir. PKK ve siyasi bölücüler kafalarında Türkiye’yi çoktan bölmüş, Kürdistan’ın doğusunu, batısını, kuzeyini ve güneyini haince şekillendirmişlerdir. Ne var ki hükümetten hala hareket yoktur.

Başbakan Erdoğan masum vatandaşlarımıza terörist yaftası vuracağına, eğer aksi yönde bir sözü ve senedi yoksa PKK’ya, İmralı canisine ve Diyarbakır’da toplananlara bakmalıdır. Aziz milletim Taksim’de meşgul edilirken, altımızdaki vatan coğrafyasının kaydığını görmelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bölgesi Kuzey Kürdistan olarak ilan edilmekte ve dayatılmaktadır. AKP hükümeti böylesi bir ihanetin neresindedir?

'TÜRK MİLLETİ SENİN AKLINI BAŞINDAN ALMASINI İYİ BİLECEKTİR'
Başbakan Erdoğan eğer PKK’ya ve İmralı canisine sözde Kuzey Kürdistan konusunda açık çek vermişse, eğer Türk milletini meşgul ederek PKK’ya ve siyasi bölücülere alan açmışsa, eğer Türkiye’nin ve Türk milletinin mahvına neden olacak vaatleri peş peşe sunmuşsa, değil bu dünyada, mahşerde bile olsa yakasından tutmazsam namerdim.

Sayın Başbakan, Milliyetçi Hareket henüz son sözünü söylemedi derken şaka yapmadık. Henüz her şey bitmedi derken de laf olsun diye konuşmadık. Akıllı ol, yoksa Türk milleti ve Türk milliyetçileri senin aklını başından almasını çok iyi bilecektir."

MHP'DEN SUÇ DUYURUSU
Bu arada MHP, AK Parti'nin 15 Haziran'da Sincan'da yaptığı mitingde, partinin bayraklarının açılmasıyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

MHP'nin Avukatı Hamit Kocabey, suç duyurusu dilekçesini, TMK'nın 10. maddesiyle görevli Başsavcıvekilliği'ne verdi.

Siyasi iktidarın terör örgütüyle başlattığı müzakere sürecinin Türkiye'de gerilimi artırdığı savunulan dilekçede, MHP'nin bu konuda, demokratik tavır alarak açık hava meydanlarında iktidarı eleştirdiği, ilgili kamu görevlileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğu kaydedildi.

Mitingde bayrak açanların MHP'nin üyesi olmadığı belirtilen dilekçede, şüpheliler hakkında, "Kamu barışını, devletin birliği ve bütünlüğünü bozmak" suçundan kamu davası açılması istendi.