MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Muğla'daki konuşmasında, 9 yıla yakın bir süredir Türkiye'yi Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yönettiğini hatırlattı.

Bahçeli, şöyle konuştu:

''Adalet ve Kalkınma Partisi, bu süre içinde üç hükümet kurmuş ve iki dönem iktidar olmuştur. Ayrıca, yakın siyasi tarihimizde hiçbir siyasi partiye nasip olmayan bir milletvekili çoğunluğu ile iktidar olmuştur. Milletvekilliği sayısı 330 ile 341 arasında değişmiştir. Bu sayıda tek başına bir iktidar seçim beyannamesinde siz değerli vatandaşlarımıza nasıl bir söz vermişse, hangi vaatlerde bulunmuşsa yapmaya muktedir olan bir iktidardır. Ancak bu iktidarın Mecliste yine sizin mutluluk ve refahınız için alamayacağı bir karar, çıkartamayacağı bir yasa, uygulamayacağı bir sosyoekonomik politika yoktur. Fakat geçen 9 içerisine baktığımızda bu imkanı ve fırsatı Adalet ve Kalkınma Partisi değerlendirememiş, milletimizin kendisine ani yüklenişi, teveccühü karşısında mahcup ve ezik kalmış.''

Toplu Konut İdaresinin, ''Başbakanın miting düzenleme kurumu haline geldiğini'' iddia eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Kim yolsuzluğa bulaşmışsa Yüce Divana, yargıya, hiç gözümü kırpmadan yollayacağım. Buradan TOKİ yöneticilerine sesleniyorum; siz milletin ve devletin arsasını alıyorsunuz. Bildiğiniz müteahhitlere peşkeş çekiyorsunuz. Onlara sözde kalitesi düşük evler yaptırıyorsunuz, maliyeti çok düşük olmakla beraber oradan ev sahibi olanlara pahalıya veriyorsunuz. Güya taksitle, güya düşük faizle diyorsun ama öyle bir taksit ve ana para ile öyle bir faiz yükleniyor ki bugün için ödeyememekten dolayı alınan evler artık el değiştirmeye başlamış. Ama öbür taraftan bir sürü müteahhit ortaya çıkmış televizyonlarda gösteriş yapıyorlar.

TOKİ'nin evlerinde akan damlarıyla, patlayan borularıyla, su kaçıran, hava alan, yağmur alan pencereleriyle aldığına alacağına pişman olmuş masum, yoksul, dar ve sabit gelirlilerin, yıllardan beri ödedikleri paranın üzerinden servet yapanların servetlerini yolsuzluk bölümüne kadar alacağım ve o TOKİ'de oturan kardeşlerime pay yapıp onların faizlerinden ve ana paralarından daha kolay ev sahibi almalarına imkan sağlayacağım.''

Hükümeti eleştiren Bahçeli, şöyle devam etti:

''Sadece ve sadece yaptıkları kendi yandaşları, işbirlikçileri, yakınlarının mutluluk ve refahını düne göre kat kat artırmak olmuştur. 2002 ile 2011 yılları arasında eğer evinizde aşınız kaynıyor, çocuklarınız işe girmiş, gelir seviyeniz artmış, hayat standardınız yükselmiş ve ülkemiz mutluluk ve huzur içinde bir ülke olarak, hepimizin canla yaşamayı arzuladığımız bir durumda ise Sayın Başbakanın 'durmak yok yola devam', sözüne inanarak onu tekrar üçüncü dönem iktidar yapabilirsiniz. Bu sizin iradenizle olacaktır. Gerçek bu değilse, sizin önünüze bir fırsat, bir imkan doğmaktadır. 12 Haziran'da alacağınız bir kararla 'durmak yok yola devam yerine', 'yeter artık ayrıl başımızdan' demeniz lazım.

Türkiye'nin en önemli sorunlarının işsizlikle başladığına işaret eden Bahçeli, şunları kaydetti: ''Bugün 6 milyona yakın insanımız işsiz. Özellikle üniversite mezunu olan, liseye kadar okuyabilmiş veya maddi nedenlerle okuyamadığı için işsiz olan milyonlarca gencimiz var. Yaşanan ani ekonomik bir krizle işten çıkarılmak durumunda kalan binlerce insanımız var. Bu ülkede 4 kişiden birisinin işsiz olduğunu görüyorsunuz. İşsizlik ekonomik bir sorun ve önemli bir sosyal yaradır ve tesir alanı çok geniştir. İşsizlik aşama aşama toplumsal huzursuzluğun kaynağı haline geliyor. Artan ve her yıl önemli bir sayıda işsizlik ordusuna katılacak olan genç bir nüfusu bulunan Türkiye'de, bunun mutlaka çözülmesi gerekmektedir.''

Bahçeli, MHP'nin meseleye bu açından yaklaştığını anlatarak, şöyle dedi:

''9 yıllık Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının 100 tane önemli sorununu tespit ettik ve buna 100 çözüm üreterek başa işsizliği aldık. Milliyetçi Hareket Partisi, vatandaşlarımıza bir namus sözü olarak yüzde 7 kalkınma hızıyla her yıl 700 bin kardeşimize iş bulmak şartıyla kademe kademe işsizlik sorunun çözümüne çaba göstereceğini ifade etmektedir. Bu ülke, bu sorunlarını çözemezse bu ülkede barış olmaz, bu ülkede kardeşlik olmaz. Bu ülkede her türlü sıkıntıyı yaşayacak bir sosyal ortam doğar. İşte nitekim, işsizliği tamamlayan önemli bir konu yoksulluk olmuştur. Bugün nüfusumuzun yüzde 18,08'i yoksullaşmıştır. Gıda ve gıda dışı harcamalarını karşılayamayan bir gelir seviyesinin altında kalan 13 milyona yakın insanımız bulunmaktadır ve bu her sene artmaktadır.''