ANKARA - MHP Genel Başkanı, partisinin grup toplantısında konuştu.

Rüşvet ve yolsuzluk iddialarına değindiği konuşmasında, hükümeti ve Başbakan Ahmet Davuoğlu’nu hedef alan Bahçeli, “Bu iktidarın yatacak yeri, kaçacak deliği kalmamıştır” dedi.

“Türk çiftçisi bunları görmeli, hesabını ona göre yapmalıdır” diyen Bahçeli, şunları söyledi:

"Hükümet bahane üretmemeli, çiftçiye emeğinin karşılığını vermelidir. Çiftçinin sırtında kambur üstüne kambur vardır... Çiftçi üretmiş, rüşvetçiler yemiş, çiftçi ekmiş, 17-25 Aralık lobisi yürütmüştür. Bunlara rağmen AKP’ye ‘evet’ diyecek misin?.. ‘Ananı da al git’ küfrünü tekrar işitmek istiyorsan AKP’ye yeniden oy ver..."

Türkçemizin karşısına mahalli bir dil çıkarılması sakıncalıdır

"SİYASİ CİNAYETTİR"

"Biz Türk milletinin tamamının hizmetinde ve emrindeyiz... İnançlı ve heyecanlıyız. Herkesi mutluluğa, huzura ve birliğe kavuşturacağız. Biz Türkiye’yi yönetmeye hazırız. 7 Haziran’da Türkiye doğrulacak ve Türk milleti üç hilalle yeniden doğacak” diyen Bahçeli, çözüm sürecine ilişkin eleştirilerde bulundu ve Başbakan Davutoğlu’nun Diyarbakır’daki konuşmasına şu sözlerle yüklendi:

“’Güzel Kürtçemizi güzel Türkçemizle kardeş kılmaya gekdik’ diyecek kadar bayağılaşmıştır. ‘Güzel Kürtçemizi öğrenmek isterim, gramer kitabı almak isterim’ diyecek kadar şuursuzluk çukuruna düşmüştür.

Ne öğreneceği kendi meselesidir, başarılar dileriz fakat şeklen de olsa, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olan şahsın milletin gözünün içine baka baka Türkçe’ye rakip çıkarma aymazlığı, siyasi ön alma değil, tamı tamıma siyasi bir cinayettir... Herkes anasının dilini öğrenecektir ama Türk milletini dili Türkçe’dir ve bu gerçek değişmeyecektir. Buna kimsenin gücü yetmeyecektir."

7 Haziran sonrası bu süreç yeniden başlatılacak, boğazından haram lokma geçen kim varsa fitil fitil burnundan getirilecektir; bu da MHP sözüdür

YÜCE DİVAN OYLAMASI

Dört eski bakanla ilgili geçen hafta yapılan ve reddedilen Yüce Divan oylamasına değinen Bahçeli, "AKP rüşvetçilere can simidi uzatmış ve böylece eski bakanlar aklanmıştır. Sonuç ne olursa olsun, 17 Aralık savcısının gazetelere verdiği mülakatlar ortadadır...

Başbakan ve Cumhurbaşkanı arasında Yüce Divan konusunda anlaşmazlık çıktığı anlaşılmıştır. Erdsğan devreye girince Davutoğlu çark etmek zorunda kalmıştır. Erdoğan tüm yolların kendisine çıkacağını bildiği için AKP milletvekillerine ipotek koymuştur. Demek ki Davutoğlu Erdoğan'a karşı tertip içine girmiş, Bürütüslüğe özenmiş ancak hevesi kursağında kalmışltır...


Hırsız evin içindeyse kilit yarasız ve ve nefiledir. 17-25 Aralık'ın kara kutusu kaçak saraydadır. Bu kutu açılmadan, defter kapanmayacaktır... Davutoğlu'nun oylama sonucuna 'tescil edildi' demesi, Erdoğan'ın 'hayırlı olsun' sözleri, yüzsüzce değerlendirmeler olarak hatırlanacaktır..." şeklinde konuştu.