MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, yabancı bir internet sitesinin en son yayınları kapsamında, Başbakan Erdoğan ve yakın çalışma arkadaşlarıyla ilgili takındıkları tavrın ve duruşun anlaşılmadığının ortaya çıktığını ifade etti.

Devlet Bahçeli, ''Başbakan Erdoğan hala malum internet sitesinin yayınlarına itibar etmeyeceğimizi, AKP'yi ve kendisini buradan edineceğimiz bilgiler ışığında değerlendirmeyeceğimizi kafasına sokamamıştır'' dedi.

Adalet ve Kalkınma Partisi'ni tanıyıp, bildiklerini, bu nedenle hiç kimseden ve hiçbir yayın organından öğrenebilecekleri, duyabilecekleri ''yeni bir şey olmadığını'' ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

''Biz, Recep Tayyip Erdoğan'ın ve yakın çalışma arkadaşlarının zor durumlarından faydalanacak kadar ve düştükleri zaman üzerlerine basarak geçecek kadar siyasi terbiyeden yoksun değiliz. Çok eleştirsek de milletimizin oylarıyla siyasi sorumluluk alan AKP hükümetini, fırsatı ganimete çevirerek hedefimize almamız doğru olmayacaktır, milliyetçilik anlayışımızla da asla bağdaşmayacaktır.

Aynı tutum ve siyasi nezaketi, kararlı milli duruşu, Başbakan'dan ve partisinden görmek bizim hakkımızdır ve bu konuda da rüşdünü ispatlama sırası kendilerindedir.

Ancak bugünkü iktidar kadrolarından, gelecek yılki seçimlerden sonra ihanete varan siyasi uygulamalarının, yolsuzluklarının, usulsüzlüklerinin hesabını milletimiz adına iki yakasına yapışarak sormak ve arkasından da Yüce Divan'a göndermek bizim boynumuzun borcu ve siyasi namusumuzun bir icabıdır. Bundan asla şüphe duyulmamalıdır.''

'BAŞBAKAN, VİCDANDAN, AHLAKTAN VE DÜRÜSTLÜKTEN AZADE'
AK Parti'nin ''istismardan ve mağduriyetten güç alan siyasi duruşunun çatırdamaya yüz tuttuğunu ve milletin, bu zihniyetle arasına mesafe koymaya başladığını'' ifade eden Bahçeli, ''Gelişmeler bize iktidarın yorulduğunu, heyecanını ve dermanını tükettiğini kanıtlamaktadır. AKP'nin yapacakları bitmiş, ufku kararmış ve bir kısır döngüye hapsolmuş durumdadır'' diye konuştu.

''AB ile sarmaş dolaş olmanın ve ayakta kalmak için ABD'nin himmetine sığınmanın faturasının AKP'nin önüne çıkmaya başladığını'' ileri süren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Başbakan Erdoğan, gittiği yabancı ülkelerde, ülkemize dönük eleştiri odaklı değerlendirmelerini fütursuzca yapmış, gösterilen her ilgiyi, sunulan her ödülü ve verilen her desteği bu şekilde duruş sergileyerek karşılıksız bırakmamıştır. Bunun en son örneğini ise kendisine ikram edilen 'Kaddafi İnsan Hakları Ödülü' vesilesiyle yaptığı konuşmada görmek ve şahit olmak mümkün olmuştur. Nitekim dünyanın neresinde olursa olsun zulme, haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı çıktığı ve sesini yükselttiği için ülkemizde de eleştiriye maruz kaldığını söyleyen Başbakan, vicdandan, ahlaktan ve dürüstlükten azade olduğunu bir kez daha göstermiştir. Zannedersiniz ki ülkemiz zulüm taraftarıdır, haksızlıklardan ve adaletsizliklerden memnundur. Yalnızca Recep Tayyip Erdoğan bundan istisnadır ve karşısında dikilen yersiz, mesnetsiz ve insanlık dışı engelleri aşmak için çaba göstermektedir.

'KANUNSUZLUĞUN, KABA KUVVETİN ÜLKESİ OLDUK'
Pusuda bekleyen ve milletimizi yok etmek için uygun zemin kollayan küresel mihraklar, AKP'nin güçlenmesi uğruna emek ve mesai harcadığı işbirlikçi anlayıştan dolayı ümitlidirler ve devamını dilemektedirler. Bu sürecin parolaları arasında da -bildiğiniz üzere- daha çok demokrasi, daha fazla özgürlük ve sözde barış hezeyanları şimdilik rakipsizdir. Dışarıda haktan, hukuktan, adaletten, insanlıktan bahseden Başbakan, içeride totaliter bir siyasetçi görüntüsü çizmekte, kendisine yapılan muhalefeti sindirmek için elinden geleni arkasına koymamaktadır.

Coplanan ve yerlerde süründürülen öğrenciler, haklarını aramaktan başka bir kaygısı olmayan işçilere yönelik sert müdahaleler, eğer gelişmiş bir demokrasinin göstergeleriyse, diyebileceğimiz sadece 'olmaz olsun böyle demokrasi anlayışı' olacaktır. Ülkemiz artık kanunsuzluğun, asayişsizliğin, adaletsizliğin, tarafgirliğin, kaba kuvvetin, toplumsal suçların, en aşağılık cinayetlerin boy attığı bir yer haline gelmiştir.''

Devlet Bahçeli, ''vatanın, AKP ile birlikte kan ağladığını'' öne sürerek, konuşmasını şöyle tamamladı:

''Manzara vahimdir, her yönüyle endişe ve utanç vericidir. İşte böylesi bir karanlık Türkiye tablosu varken, Başbakan Erdoğan'ın yabancı ülkelerde demokrasi ve özgürlük savunucusu haline gelmesi tek kelimeyle münafıklık alametidir. AKP'nin milli ve ahlaki bir zihniyeti olmadığından dolayı, dışarıdaki dostlarıyla kol kola girerek ülkemizde çevirmeyeceği dolap, kurmayacağı düzen, atmayacağı iftira ve çalmayacağı kara yoktur. Bu kötü ve iğrenç manevraların bazılarına en başta biz maruz kaldık ve hedef haline geldik. MHP'siz bir Meclis'in yalnızca iktidarın gündeminde ve kafasında olmadığını elbette iyi biliyoruz. AKP'nin bu şirretliğin feyzini, hangi mahfillerden aldığını basireti ve feraseti olan herkes bilmekte ve görmektedir.''