Bahçeli, partisince Cumhuriyet Meydanında düzenlenen mitingde halka hitap etti.

AK Parti Hükümeti'ni ve Başbakan Erdoğan'ı eleştiren Bahçeli, ülke yönetiminde, 6 yıl 3.5 ayı bulan bir süre içerisinde tek başına hükümet olan AK Parti bulunduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:

''AK Parti, bu 6 yılı aşkın süre içerisinde, hiçbir siyasi partiye nasip olmayan tek başına iktidar gücüyle, Türkiye'nin temel meselelerini çözmek yerine, başarısızlığının üstünü örtebilmek, kötü yönetiminin halk tarafından anlaşılmasını ortadan kaldırmak için bir gerilim stratejisi takip etmektedir.

AK Parti kendisine oy verenleri dost kabul etmekte, oy vermeyenleri ise hasım olarak görmektedir. Dost kabul ettiği oyları sürekli alabilmek için aralarında bir gerginlik çıkartıyor ve kendisine oy verenleri bir arada tutup pekiştirmek istiyor. Türkiye'yi ortadan ikiye bölüyor. İki zıt toplum ortaya çıkmasına sebep oluyor. Onun için bu gerilim stratejisi çatışmaya, kavgaya ve kaosa dayalıdır. Bu gerilim stratejisi ülkeyi cephelere ve kamplaşmalara ayırıyor. İnananlar, inanmayanlar ayrımı doğru değildir. Laikler-laik olmayanlar ayrımı, ilericiler-gericiler ayrımı doğru değildir. Yani Türkiye'yi inanç temelinde böyle bölümlere ayırmak bu ülkenin inanç sistemini ve inananları büyük ölçüde zedeler. Böyle bir ayrıma gerek yok.''

''Ben demokratım deyip hoşgörüyle yaklaştığını söylüyorsun da neden bu ayrımı yapıyorsun'' diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

''Türkiye'de inanç temelinde bir ayrışmaya gitmek durumunda kalınıyor. Oraya götürülmek isteniyor. Ortada fol yok, yumurta yok. Sayın Başbakan meydanlara çıkıyor, 36 etnik gruptan bahsediyor. Senin neyine gerek 36 etnik grup. Hepsi bu aziz milletin mensubu olan güzel evlatlardır. Başbakan olarak birleştirici, kaynaştırıcı, bütünleştirici olman gerekirken neden ikide bir bahsediyorsun. Bu 36 etnik grup sözde varmış gibi kaşıyıp, kışkırtıp gerginliği artırıyorsun. Onun için bu yol doğru değildir. Mezhep yönünden de dışlanmak doğru değildir. Hepsi bu memleketin evlatlarıdır. Hangi siyasi partiden olursak olalım yapılması gereken birinci husus birlik beraberliği kardeşliği pekiştirmek, bu ülkede her türlü nimeti adaletle paylaşmak olmadır.''

EKONOMİK SIKINTILAR
Bahçeli, ''Ülkemizde tek başına bir iktidar olmakla beraber ekonomik yönden temel meselelerimiz çözüme kavuşturulmamıştır'' dedi.

Türkiye'nin en önemli ekonomik meselesinin işsizlik olduğunu ve İşkur'a iş aramak için müracaat eden vatandaş sayısının 3 milyon olduğunu ifade eden Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Öyleleri vardır ki iş bulma ümidini tamamen kaybetmiştir. Çalışma arzusunu taşımakla beraber çalışamayacağı inancıyla işsizliğe mahkum 1 milyonu aşan insanımız vardır. 740 bine yakın gencimiz de çalışma arzusu taşımasına rağmen, okulunu bitirmiş, iş bulmak, yuva kurmak istiyor ama bir türlü kuramıyor. Bütün bunların hepsini toplarsanız ülkemizde 5 milyon 600 bin işsizimiz vardır. Başka bir deyişle her evde bir işsiz bulunmaktadır. İşsizlik bir ekonomik sorundur daha da önemlisi sosyal bir hastalıktır. İşsizlik mutlaka çözülmelidir.''

Konuşmasında Kars'taki işçilere de seslenen Bahçeli, ''Karslı kardeşim, açlık sınırının altında mısın? Esnaf kardeşim gelirin aylık yoksulluk sınırının altında değil mi?'' diye sordu.

ABD'den baş gösteren küresel krizin, okyanusu dalga dalga vurarak Avrupa'ya yayıldığını anlatan Bahçeli, ''Daha bu kriz yeni geliyor. Türkiye'de 2006 yılından itibaren yaşanan bir ekonomik kriz vardır. İşsizlik, açlık, yoksulluk çeken ve kredi borcuyla yaşayan binlerce, milyonlarca insanımız var. Herkes geçim derdinde. Durum böyleyken (bizde kriz yok, dışardan geliyor) diyerek milletten gerçeği saklamanın kimseye faydası yoktur sayın Başbakan. 'Türkiye'de kriz teğet geçiyor' diyorsun. Neresi teğet geçiyor. Gel Kars'ta teğet mi geçiyor, yüreğini delip mi geçiyor gör diyorum'' şeklinde konuştu.

Bahçeli ayrıca, ekonomik krizin hafife alınmaması gerektiğini ifade ederek, ''Bugünden gerekli tedbirleri almalıyız. Şimdi reel sektör çökmek üzere. Otomotiv sanayi çöküyor. Tekstil sanayi çöküyor. Özel teşebbüsün dış borcu 196 milyar dolar. Sayın Başbakan bunların hiçbirine aldırmıyor'' iddiasında bulundu.

Bahçeli, Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın konuşmalarındaki üslubu eleştirerek, ''AK Partili vatandaşlarım, sayın Başbakanın bu üslubunu sizler de görün. Partililer olarak uyarın'' dedi.

''Kürsülere çıkıp, omzunda paltoyla bir bu tarafa volta atıyor bir öbür tarafa volta atıyor'' diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

''Çiftçiye al ananı da git dediği gibi şimdi de siyasi partilere, iftira üzerine iftira atıyor. Bunlar bir ülkenin kurmuş olduğu siyasi partilerdir. Bu partilerin hepsine saygı göstermek gerek. Onlar da halkın huzuruna çıkıyor. Durup dururken, yalana iftiraya dayalı konuşma. Bu gerginlik stratejisi seni kurtarmaz. Ayaklarını öyle bir bağlar ki, bir daha milletin huzuruna çıkacak halin kalmaz.

Her gün havada dolaşarak, TOKİ'nin kurduğu o kürsülerde kırmızı halılar üzerinde böbürlenip kendini 'Davos'un fatihi', şimdi de kalkmış 'son padişah' olarak takdim etmeye kalkma. Mütevazı ol. Onları yoksul bıraktım. Şimdi de paketlerle onların karnını doyuruyorum. Onlar bana oy verecektir diye hakaret etme.''

YARDIMLAR
Bahçeli, Başbakanlık'ta Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu'nun bulunduğunu anımsatarak, söz konusu fonun sosyal devlet anlayışına uygun olarak, ülkedeki açın, yoksulun kimsesizin yardımına koşmak ve toplumsal dayanışmayı sağlamak için kurulan bir fon olduğunu söyledi.

Yapılan yardımın kurumsal olduğunu ve gelir kaynağının bu ülkenin insanları olduğunu anlatan Bahçeli, şunları kaydetti:

''Sizler bu fona destek olurken, gün gelir yardıma muhtaç duruma düşebilirsiniz. Buradan gelecek yardım, sizin oluşturduğunuz gelirlerdir. Bu paralar o sebepten sizindir. Öyleyse ister belediye, ister iktidar, ister valiler aracılığıyla olsun, makarna, nohut, fasulye, bulgur ne varsa. Şimdi de moda oldu elektrik yok, su yok, buzdolabıyla çamaşır makinesi modası çıktı. Onun için aziz Karslılar böyle bir paketle geldiklerinde ananızın ak sütü gibi alın. O sizin helalinizdir. Alın. Ye, iç, kullan bu senin hakkındır. Ama hür iradeni bir paketle mahkum etme. Onun için her tarafta söylüyorum 'al paketi vur tokadı' diyorum. Bunlarla, bu iktidar çeki düzen alacak. Kendine gelecek ayağı yere basacak.''

Bahçeli, 29 Mart'da yapılacak seçimlerin ülkenin geleceğini ortaya çıkaracağını belirterek, ''Bu seçimler çok önemlidir. Bu seçimler sadece belediye başkanını seçmeyecek. Bugünkü AK Parti iktidarını oy kaybettirecek, onları düşünceye, kendilerine çeki düzen vermeye çalıştıracak ve bir ihtar aldıklarını anlayacaklardır. Öbür yandan da diğer partilerin gelişimiyle, bugünkü iktidarın alternatifi kendisini gösterecektir. AK Parti'ye ders verelim. MHP'ye yol verelim. AK Parti'nin tek alternatifi MHP diyelim. Kars'ı Kars'lılardan istiyorum. Kars'ta Settar Kaya'yı, kaya gibi bir belediye başkanı yapalım'' diye konuştu.

Bahçeli ayrıca, 29 Mart'ta görev yapacak müşahitlere de önemli görevler düştüğünü belirterek, müşahitlerin sandık başından ayrılmamaları gerektiğini ve kimsenin hür iradesine müdahale etmeden görevlerini yerine getirmeleri gerektiğini ifade etti.

Bahçeli daha sonra kara yoluyla Erzurum'a gitti.