İlişkili Haberler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, anayasa değişikliği teklifiyle ilgili MHP'nin TBMM'de tercihi ne olursa, milletin karşısında da tıpatıp aynısı olacağını bildirdi.

Bahçeli, Meclis'te partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, çözüm ve çare odaklı siyaset tercihlerini hep koruduklarını, yalnızca muhalefet etmekle, eleştirmekle milletin beklentilerinin karşılanamayacağını iyi bildiklerini belirtti.

"Sayın Cumhurbaşkanı'nı millet seçti, bu tartışmasızdır. Ancak Sayın Erdoğan'ı seçen millet Anayasa'yı rafa kaldırarak fiilen başkan olsun demedi." ifadesini kullanan Bahçeli, Türkiye'nin ağırlaşan iç ve dış şartlarının, öncelikle ve mutlaka hukukun temel ve vazgeçilmez ilkelerine bağlılığı gerektirdiğini vurguladı.

Türkiye'nin kurşun gibi ağır bir ortamdan geçtiği şu zaman sürecinde, muhataplarını hukuka uymaya, Anayasa'ya bağlı kalmaya çağırmak kadar meşru bir şey olamayacağını belirten Bahçeli, "Fiili başkanlık uygulaması, Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetim ve idare sistemine, Cumhuriyet'in miras ve mesajlarına tamamen aykırıdır. Sırf millet seçti bahanesiyle fiili başkanlığa kılıf aranması, mazeret uydurulması boş ve beyhude bir çabadır" dedi.

Filli başkanlık uygulamasına resen ve kendiliğinden son verilmesinin "en haklı ve doğal beklentileri" olduğunu dile getiren Bahçeli, "Yok bu mümkün değilse buna yanaşılmayacaksa fiilli durumun hukuki boyut ve içerik kazanması için demokratik bir sürecin işletilmesi pekala en geçerli ikinci yoldur" diye konuştu.

"İSTERLERSE MORS ALFABESİ, İSTERLERSE DUMAN..."

"Mahalleyi ayağa kaldırmak için bizim başkanlık sistemine olumlu baktığımızı iddia edenler, acaba bu sonuca nereden ve nasıl varmışlardır?" sorusunu yönelten Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Heceleyeyim dedim anlamadılar, kara tahtayı işaret ettim oralı olmadılar. Daha ne söyleyeyim, nasıl izah ve açıklama getireyim Bunlar hangi dilden haberleşip konuşuyorlarsa bize bildirsinler ki ona göre davranalım. İsterlerse Mors Alfabesi, isterlerse dumanla iletişim kuralım. Yazıktır hiç olmazsa kendilerini ikna edelim.

'MHP, parlamenter sistemden yanadır, dahası revize ve reforma tabi tutulmasını istemektedir' dedim, ne çare, kulp takmayı sürdürüyorlar. Bunların kulakları var duymuyor, gözleri var görmüyor. Mahşer midillisi gibi ortalıkta gezip kalem ve konuşma fedaisi kesilenler koro halinde bize saldırıyor, niyet okuyup işlerine geldiği gibi yorum yapıyorlar. AKP'nin anayasa hazırlık teklifi henüz ortaya çıkmadan, Meclis'te demokratik bir tartışma ve müzakere iklimi oluşmadan hakkımızda hüküm verip infaz edenler sanki Kaf Dağı'ndan kar bağışlıyorlar. TBMM'de 'Evet', referandumda 'Hayır' diyecekmişiz, bunu söylüyorlar ve de bir grup Truva atı bunun milletin aklıyla alay etmek olacağını zırvalıyor. Aslında kendilerinin maskaraya döndüklerini ise hiç anlamıyorlar. 'Havet' nasıl olacakmış Türkçe'yi katletmeleri bir yana, utanmadan bir de böyle sorguluyorlar. Bizim ağzımızdan 'Evet' ya da 'Hayır'a ilişkin bir irade çıkmamışken, muhtemel anayasa hazırlık teklifinin neleri ihtiva edip etmediği belli değilken referandumu yapıp sonucu ilan edenler bilinsin ki kaos elçileri, kriz çığırtkanları, darbe şakşakçılarıdır. Bunların hali tamı tamına Nato kafa Nato mermerdir. Altını kalın olarak çiziyorum; MHP'nin TBMM'de tercihi ne olursa, milletin karşısında da tıpatıp aynısı olacaktır. Yakın tarihten örnek veriyorum: 28 maddelik bir anayasa değişikiliği yapıldı. Bu değişiklik hakkında neden 'Hayır' kullanacağımızı bir broşür haline getirildi ve Meclis'e 'Hayır' dedik, milletin huzurunda da 'Hayır' dedik. Eğer Meclis'te 'Evet' dersek milletin huzurunda da 'Evet' deriz."

"ANA MUHALEFETİN AĞZI VE SİCİLİ BOZUK SÖZCÜLERİ"

MHP'nin neye inanıyorsa onu söyleyeceğini belirten Bahçeli, "Kalburla su taşımayız, sinekten yağ çıkarma telaşına kapılmayız. MHP yarım asırdır dürüst siyasi çizgisi, ilkeli, erdemli, tutarlı, ahlaklı duruş ve mücadelesiyle milli gönüllerde taht kurmuştur. Kalemlerinden kan damlayan yarım aydınlar bunu kavrayamaz. Yandan çarklı, neme lazımcı, kiriştek gibi dönüp şeytan taşlamak yerine kendi gölgelerini taşlayan siyaset ve medya simsarları bizi anlayamazlar, anlasalar bile korkularından itiraf edemezler." dedi.

Ana muhalefet partisinin "ağzı ve sicili bozuk sözcülerinin, tekeri döndürülen iftira kervanının mihmandarları" olduğunu söyleyen Bahçeli, şunları kaydetti:

"Sayın Binali Yıldırım, Afyonkarahisar'da üstünde çalıştıkları anayasa teklif metininin hemen hemen bittiğini açıklamıştır. Yakında bu teklif metni TBMM'nin gündemine gelecektir. Bu durum karşısında MHP ilke ve ülkülerine uygun olacak şekilde teklifi inceleyecek, elbette bir karar ve sonuca varacaktır. Peşin hükümlüler, Türkiye'nin istikbaliyle ilgili hiçbir endişe taşımayan siyasi yan kesiciler bizim ne yapacağımızı, nasıl bir tutum takınacağımızı o zaman göreceklerdir.

AKP'nin muhtemel hazırlığı TBMM'de kabul ve onay görürse millete gitmekten, demokrasinin tartısına çıkmaktan da hiç kimse çekinmemelidir. Millet egemendir, son sözün sahibidir. MHP millete inanmakta, demokrasinin faziletlerine sonuna kadar ihtiram göstermektedir. Türk milletinin tercihine tahammül edemeyenler, şimdiden kesin sonuçlara ulaşıp önüne geleni asıp kesenler; eğer demokrasiye husumet beslemiyorlarsa milletle yollarını tamamen ayırmışlar demektir. Bizler hadimiz, millet hakem ve hakimdir. Henüz ortada fol yok yumurta yokken MHP'yi siyasi ve sinsi polemiklerin içine çekip itibarsızlaştırmaya çalışanları da emin olunuz ki not edip çok yakında mahcup edeceğiz ve hepsini birden de şaşkına çevireceğiz.

AKP ne hazırladıysa getirsin görelim, bakıp değerlendirelim. Sonra da neyi doğru ve kaçınılmaz görüyorsak onu yapacağımızdan, aldığımız kararın ardında sağlam şekilde duracağımızdan herkesin müsterih ve emin olması başlıca dileğimdir."

Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Irak ve Suriye odaklı gerilimlerin hem ülkenin iç huzurunu hem de bölgesel istikrar ve gelecek planlarını zedeleyip zayıflattığını söyledi.

Musul’un teröristlerden temizliğinin süratle yapılması gerektiğini belirten Bahçeli, "Türkiye, bu temizlik harekatının dışında durmamalı, kenarda kalmamalıdır. Artık Irak’ta kimin ne söylediğinin, nerede durduğunun anlam ve önemi yoktur. Ülke olarak milli beka ve güvenliğimizi muhafaza etmek zorunda olduğumuz çok açıktır. Bunu da herkes ister gönüllü ister değil anlayışla karşılamak mecburiyetindedir" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin Irak ve Suriye’deki gelişmelere müdahil olabilmeyi göze alması gerektiğini belirten Bahçeli, "Irak istemiyormuş, Suriye karşı çıkıyormuş, ABD itiraz ediyormuş, bunun artık bir mana ve ehemmiyeti yoktur. Misakımilli’nin ruhuna mı bağlanacağız, yoksa birkaç densizin, emperyalizme uşaklığı benimsemiş üç beş köksüzün sözlerine mi bakacağız?" dedi.

Devlet Bahçeli, "Türk milletinin varlığını ve birliğini koruması hususunda ne eri tükenir, ne de nefesi kesilir. Herkes bilsin ki biz okumuzu atıp yayımızı hala asmadık, asmaya da niyetimiz yoktur" ifadelerini kullandı.

''ŞU ANDA BAŞİKA’DAN ÇEKİLMEK HAKKARİ’DEN ÇEKİLMEKLE EŞDEĞERDİR''

Bahçeli, Türkiye'nin, Musul operasyonunun her aşamasında rol almalısını, aktif ve zorlayıcısı olmasını isteyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hiç kimse Türkiye’nin sınır ve toprak bütünlüğüyle birlikte soydaşlarının dokunulmaz haklarını savunmasından gocunmamalıdır. Bağdat yönetiminin Başika’daki askeri varlığımız üzerinden ileri geri konuşması esasen yersiz olduğu kadar Türkiye husumetinin de bir yansımasıdır. Şu anda Başika’dan çekilmek Hakkari’den çekilmekle eşdeğerdir. Musul ve Kerkük’te demografik yapı üzerinde oynamalar yapılıp, toz bulutu ülkemize doğru yayılırken Türkiye’nin buna tepkisiz kalması bir defa milli gerçek ve tarihsel çıkarlara tamamen aykırıdır. Irak’ta sahada olduğumuz kadar kurulacak masalarda oturmamız doğrudur, doğaldır, olması gereken de budur. Sınırlarımızın diğer yakalarında önümüze geçilirse unutmayınız ki yarın son yurdumuzda da aynısı yapılabilecektir. Türkmeneli Türk’ün varlık yokluk mücadelesinin verildiği mahşer yeridir. Ve de Türk milleti burada seyirci olamayacak, olmayacaktır.

Esad rejiminin Suriye’de mevzilenmiş terör çetelerine karşı meşru operasyonlarımıza işgal ithamıyla sataşması, Irak yönetiminin de aynı tavrı izlemesi bizi yolumuzdan çevirmemelidir. Kuyumuzu kazanların kuyruğuna basar, enselerinden tutarız. İçimize kapanıp bölge ve dünyayla bağımızı kesmemizi bekleyenlerin alınlarını karışlar, eyvallah etmeyiz. Hele bir de vatan bildiğimiz topraklarda bölünme ve parçalanma hesabı yapanlara, Türk’e kefen biçmeye kalkanlara, aziz milletimiz Allah’ın izniyle dünyayı dar eder, gök kubbeyi başlarına yıkar.

Irak’ta bayrağımızı çiğneyip yakan şerefsizlere de açık açık şunları ifade ediyorum: Ay yıldızlı al bayrak sizlerin kirli ayaklarınızın altında kalarak değerinden bir şey kaybetmeyecektir. Bayrak bizim ruhlarımızda asılıdır. Ve bu iğrençliği yapanların bunu anlaması imkansızdır. Bayrağımıza yapılan hakaret ve saygısızlığı kınıyor, Irak Merkezi Yönetiminin böylesi mütecaviz hareketlere izin vermemesini, müsamaha göstermemesini hem diliyor hem de bekliyoruz."

"MUSUL’A SOKULMAZSAK ANKARA’YI TEHLİKEYE ATARIZ"

Geçmişin acı dolu sayfalarından ders aldıklarını, sonuç çıkardıklarını ve bozgunların bir daha tekerrür etmemesi için tarihe, ecdada namus sözü verdiklerini dile getiren Bahçeli, "Bu nedenle gidecek başka yurdumuz yok, göçecek başka yuvamız yok, çizecek sınırımız yok, yüz çevirecek insanımız yoktur." dedi.

Türkiye'nin başkent Ankara’yı merkezine alıp 360 derecelik bir daire çizerek çevresindeki her gelişmeye bire bir kafa yormak zorunda olduğunun altını çizen Bahçeli, "Musul’a sokulmazsak Ankara’yı tehlikeye atarız." diye konuştu.

BAHÇELİ, GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI

MHP Lideri Bahçeli, partisinin grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Devlet Bahçeli, "Başkanlık sistemi tartışması yoktu bunu siz gündeme getirdiniz ve 'gerekirse millete gitmektir' dediniz; bir metin gelsin görelim diye ilk defa bu kadar net ve açık konuştunuz. Neden şimdi bu tartışmayı gündeme getirdiniz?" sorusuna, şu yanıtı verdi:

"Başından beri söylüyoruz. Üç defa grup konuşmalarımızda ifade ettik, söylediklerimizde bir farklılık yok, anlamayanlara karşı tamamlayıcı maddeler var. Onu ileriki günlerde çok daha iyi anlayacaksınız. Türkiye'de fiili durumun devamını arzulayanlar, 15 Temmuz'dan sonra çok ciddi olayların yaşandığı bir ortamda kaos, kriz arzulayanlar, ikinci dalga darbecilerdir. Onu da önümüzdeki günlerde hep beraber görürsünüz."

Devlet Bahçeli, "100 maddelik bir anayasa çalışmasından söz ediliyor, mümkün müdür 100 maddelik bir anayasa değişikliği " sorusu karşısında, "100 maddelik bir anayasa değişikliği ile ilgili hazırlanmış bir tasarı hakkında bilgisi sahibi değiliz. Bize gelmiş bir şey yoktur. Ne getireceklerse Meclise getireceklerdir. Bu kaç madde olacaksa geldiğinde hep beraber göreceğiz" ifadesini kullandı.

AK Parti'den, onaylamadığınız bir başkanlık sistemi teklifi gelirse referanduma götürülmesine karşı mısınız sorusuna Bahçeli, "Hele bir gelsin görelim bakalım ona göre karar verelim, başkaları gibi önceden birkarar vermek de doğru değil. O CHP'nin işidir. Bir de sütünü içerken İsmail Küçükkaya'nın işidir. İsmail Küçükkaya da Allah muhafaza büyükkaya olmamış, olsaydı başımız beladan kurtulmazdı" dedi.

Bahçeli, bir diğer soru üzerine, MHP'nin, tutarlı bir siyasi parti olduğunu, nerede ne konuşuyorsa her tarafta aynı şeyi söylediğini bildirdi. Bahçeli, "Kapalı kapılar arkasında bir başka şey, Genel Kurulda bir başka şey, milletin huzurunda bir başka şey söylemez. 47 yıllık bir siyasi partiyi artık lütfen tanıyınız. Heceleme de yetmez, kara tahta üzerinde de çalışacağız beraber ama basın mensupları ile MHP'nin tarihini konuşmam lazım" ifadesini kullandı.

5 MHP'li milletvekilinin referandumda 'hayır' diyeceklerini açıklamalarının hatırlatılması üzerine Bahçeli, "Onların en tabii hakkıdır, vicdani sorumlulukları içerisinde hareket edeceklerdir. Fetullah Gülen hareketi başarılı olsaydı, Yurtta Sulh Konseyi'nin hazırlayacağı bir anayasaya ne diyeceklerdi acaba?" görüşüne yer verdi.

Bahçeli, "Sayın Başbakan, ortak televizyon yayında 'MHP, FETÖ ile ilgili Meral Akşaner örneğinde zokayı yuttu, o yüzden FETÖ gerçeği ile tanıştı' dedi. Meral Akşener ile kesin bir hüküm belirtti. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir" sorusuna, "Zokayı yutmuşuz. Diyecek bir şey yok. Bizden çok daha evvel Meral Akşener'in kim olduğunu biliyorlardır demektir" yanıtını verdi.

Bahçeli, Adil Öksüz'ün İncirlik Üssü'ne, oradan da ABD'ye kaçırıldığı iddiası ile ilgili olarak, "Üç aydan beri arıyorlar. Adil Öksüz'ü mutlaka bulmaları gerekir, nereden kaçmışsa oradan geri getirsinler" ifadesini kullandı.