Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "ABD'nin Türkiye'ye bakışında temel siyasi ve diplomatik silaha dönüşen Papaz Brunson davasının neticeleri itibarıyla ne getirip ne götüreceğini yakın zamanda görmek ve idrak etmek mümkün olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, terör örgütleri FETÖ ile PKK adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla yargılanan ABD'li din adamı Andrew Craig Brunson hakkındaki mahkeme kararına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Bahçeli, Brunson davasının Türkiye'nin en önemli gündem maddelerinden biri olarak uzun süren siyasi tartışmaların, hukuki gerilimlerin ve ABD ile yaşanan cepheleşmenin odak noktası haline geldiğini kaydetti.

Hukuki ve siyasi sürecin herkesin gözü önünde gerçekleştiğini belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Papaz Brunson; terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği, casusluk yaptığı iddialarıyla İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmış ve hakkında bugün karar verilmiştir. Buna göre Brunson’un ev hapsi ve yurt dışı yasağı kaldırılarak 3 yıl 1 ay 15 gün ceza verilmiş, yattığı süre göz önüne alınıp tahliyesi sağlanmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi elbette yargı kararına saygı duymaktadır."

Bahçeli, ABD'li Papaz Brunson ile ilgili verilen tahliye kararının milli vicdanı rahatsız ve huzursuz ettiğini belirterek, "İfade değiştiren gizli ve satın alınmış tanıklar, davanın savcısında yapılan değişiklikler soru işaretlerini güçlendirmiş, şaibeleri artırmıştır. Türkiye aleyhine faaliyetlerin merkezinde yer alan, terör örgütleriyle irtibat ve iltisakı tespit edilen bir şahsın siyasi baskı ve şantajlarla serbest bırakılması geldiğimiz bu aşamada düşündürücü, bir o kadar da esef vericidir." açıklamasında bulundu.

İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına bir üst mahkemede itiraz hak ve sürecinin olduğunu belirten Bahçeli, bu hakkın yerine getirilmesi gerektiğini belirtti.

Açıklamasında, "Rahip Brunson davasının hem hukuki hem de siyasi boyutlarının varlığı her türlü siyasi izahtan varestedir." ifadelerine yer veren Bahçeli, davanın ABD tarafından Türkiye'ye yönelik tehdit ve baskı aracına dönüştürülmesiyle birlikte, siyasi ve ekonomik operasyonların bahanesi olarak görüldüğünü savundu.

Dava süresince Türkiye'yi hedef alan açıklamalarından dolayı ABD Başkanı Donald Trump'a tepki gösteren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"ABD Başkanı Trump ve yardımcısı Pence'in dozajı giderek artan yaptırım tehditleri, sabır ve tahammül ölçülerini aşan husumet dolu açıklama ve mesajları Brunson davasını gölgelemiş, meseleyi hukuki içerikten ziyade siyasi anlaşmazlık ve çatışma konusu hüviyetine büründürmüştür. Papaz Brunson, kabul edilemez ve vicdan sahibi her insanımızın itiraz ettiği karanlık bir sürecin sonunda serbest kalmıştır."

Brunson'ın serbest kalmasının, Trump yönetimine siyasi ve ahlaki olarak ikame ve telafisi mümkün olmayan sorumluluklar yüklediğini belirten Bahçeli, "ABD’nin Türkiye’ye bakışında temel siyasi ve diplomatik silaha dönüşen Papaz Brunson davasının neticeleri itibarıyla ne getirip ne götüreceğini yakın zamanda görmek ve idrak etmek mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı.

Bahçeli açıklamasında, ABD'nin önünde iki seçenek olduğunu ve kapsamda FETÖ elebaşı ya da FETÖ'nün tepe isimlerinden birinin ya da eski Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'nın Türkiye'ye iade edilmesi gerektiğini savunarak, "Papaz Brunson ABD'ye hareket ettiği anda bu ülkenin iadesi ahlaken ve hukuken mecburi olan isimler de aynı zamanda ülkemize gönderilmelidir." ifadelerine yer verdi.

İzmir'de, terör örgütleri FETÖ ile PKK adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla hakkında 35 yıl hapis cezası istenen ve ev hapsinde olan ABD'li din adamı Andrew Craig Brunson'a, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verilmişti.

Hükümle birlikte serbest bırakılan Brunson'ın ev hapsi ve yurt dışı yasağı kaldırılmıştı.