MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) bildirisine yönelik değerlendirmesini "yakışıksız" olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile “Demokratik açılımın ABD'nin projesi olduğunu ispat edemeyen alçaktır, namussuzdur" diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yanıt verdi.

İlişkili Haberler


Devlet Bahçeli, şunları söyledi:

''Başbakan Erdoğan'ın, Milliyetçi Hareket'i hedef alan seviyesiz beyanları ve ahlak dışı saldırıları, hezeyan bataklığında çırpınan bir ruh halinin yansımalarıdır. Bu projenin ABD'nin stratejik hesaplarının bir gereği olduğu ABD yetkilileri ile Barzani ve Talabani'nin beyanlarıyla sabittir.

Namus ve şeref gibi ulvi kavramlar yakışmayan ağızlarda değerini kaybeder. Haddini aşarak altından kalkamayacağı sözler söyleyen ve çukurda siyaset yapan Başbakan Erdoğan'a bu gerçeği hatırlatırız.

2002 yılında MHP'nin tek başına karşı çıkmasına rağmen idam cezasının hangi siyasi partilerin ittifakıyla kaldırıldığı Meclis tutanaklarında kayıtlıdır. AKP Genel Başkanı olarak kendisinin de terörist başını kurtarmak için idam cezasının kaldırılması seferberliğine öncülük ettiği de hafızalarda tazeliğini korumaktadır.

Başbakan'a tavsiyemiz bugün partisine mensup milletvekillerinin Meclis'te hangi yönde oy kullandığını ve kendisinin bu konuda neler söylediğini hatırlamak için tutanaklara ve gazete arşivlerine bakmasıdır.”

MGK TOPLANTISI
Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) son toplantısında yapılan açıklama hakkındaki görüşlerinin bütün açıklığıyla milletle paylaşıldığını ifade eden Bahçeli, MHP'nin bu görüşlerin bütünüyle arkasında durduğunu ifade etti.

Bahçeli, şunları kaydetti: ''Bu konuda Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklama hakkında söyleyeceğimiz şudur; terör örgütünün ve etnik bölücülüğün taleplerini karşılayacak bir sürece girilmesini Türkiye Cumhuriyeti devletine yakıştıranların, Anayasal görev ve sorumlulukları hakkındaki beyanlarımızı yakışıksız bulmalarının aslında fazla yadırganacak bir yönü bulunmamaktadır. Türkiye hayati bir kavşak noktasına gelmiştir. Hükümetin terörle mücadele iradesi ve siyasetinde çok vahim bir sapma ve kayma yaşandığı, bölücü emellerin şekillendirdiği bir teslimiyet sürecinin başlatılmasının amaçlandığı görülmektedir.

Herkes ve her kurum şimdi tarih ve millet önünde sorumluluklarıyla baş başadır.

MHP, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne sözde değil özde sahip çıkmaya ve Türkiye'nin milli birliğini ve kardeşliğini bedeli ne olursa olsun sonuna kadar korumaya azimli ve kararlıdır. Nihai hükmü elbette tarih ve büyük Türk milleti verecektir.''